Korkutmagıl ölümle Mesihiyi zabida

Lebún dirgürmege canlar virürken
Gözün katlüme her dem niyet eyler

“Dudağın diriltmeye can verirken
gözün her an öldürmeye niyet eyler”


Okunka öldügine gönül mürgi şad olur
Kim perr-i tirún ile sıratı uçar geçer

“Gönül kuşu okunla öldüğüne mutlu olur.
Çünkü kuşun kanatlarıyla Sırat Köprünü uçarak geçer”


Kabre iletdüm hayal-i halüni
Daneyi iltür nite kim hake mûr

“Karıncanın taneyi toprak altına götürmesi gibi beninin hayalini mezara götürdüm”


Alup canını bir bûse virürsen
Mesîhî bendene ni’me’l-bedeldür

“Mesihi kölene bir buse verip canını alırsan ne güzel bir bedeldir”


Dirligümde kılmadum hod hak-i payun kesbini
Öldügümde basasın bari kadem sin üstine

“Diriliğimde ayağının tozuna ulaşamadım.
Bari öldüğümde mezarımın üzerine ayak bas”


Ey lebi mey-gun ölürse nar-ı hecrûnden Mesih
Haşre dek anun mezarından gele buy-ı kebâb

“Ey şarap rengi dudaklı sevgili ayrılığının ateşinden Mesîhî can verirse kıyamete kadar onun mezanndan kebap kokusu (yanık kokusu) gelir”


Cana beni kati idicek it buseni himmet
Hoşdur kişide zira sahavetle şeca’at

“Ey sevgili beni öldürdüğün zaman bir buse ver.
Çünkü kişide cömertlikle yiğitliğin bir arada olması hoştur”


Derd imiş emraz-ı ‘ışkuiia deva
Merg imiş mecruh-ı tigüne ‘ilac

“Aşkının hastalıklarına deva dertmiş.
Kılıcınla yaralanmış olanın ilacı ölümmüş”


Tab’um şu denlü münharif almışdur ey tabib
Kim şerhet-i ecel durur ancak şifa bana

“Ey doktor tabiatım o denli bozulmuş, değişmiştir ki bana ancak ecel şerheti şifa olur”


Rahmden sanma beni ol sanem öldürmedügin
Dirligümün bilür oldugmı ölümden eşed

“O sevgilinin beni bana acıdığı için öldürmediğini sanmayın.
Yaşamamın ölümümden daha zor olduğunu bilir”


Ar ider hılblar öldürmege ben haste-dili
Kendü kendümi dem irişdi ki kurban kılam

“Güzeller ben hasta gönüllüyü öldürmeye utanır.
Kendi kendimi kurban etmenin zamanı geldi”


Kişi sag olup olmakdansa mahrum
Ölüp yegdir anılmak bari merhum

“Kişinin sağ olup (sevgiliden) mahrum olmasındansa
bari ölüp merhum olarak anılması daha iyidir”


Halum benum şu demde ‘ıyan ola sana kim
Kabr içre eyleye beni bir gün nilian ecel

“Sana benim halim ecel bir gün beni kabir içinde gizlediği zaman açık, belli olacaktır”


Mesihî derd-i canandan ölürse
Yaza şeng-i mezarında ·hüve’l-hay

“Mesihî sevgilinin derdinden ölürse
mezar taşında “hüve’l-hayy” (o diridir) yaza”


Öldi ‘ışkunda Mesihî bulumaz dahi necat
Gerçi taşra bıragur mürdeyi bahr-i mevvac

“Mesihi aşkından öldü kurtuluş bulamaz.
Gerçi çok dalgalı deniz ölüyü dışan (kıyıya) bırakır”


Korkutmagıl ölümle Mesihiyi zabida
Hecr-i nigiirdan olacagı yoga eşed

“Ey zahit Mesihî’yi ölümle korkutma.
Sevgiliden ayrı olmaktan daha zor olacak değil ya!”


Ey kamer-ruh nılr-veş in bari geh geh kabrüme
Tig-i hecr ile beni çün bi-günah itdün şehid

“Ey ay yüzlü bari zaman zaman nur gibi kabrime in.
Çünkü beni ayrılık kııcıyla günahsız şehit ettin”


‘lşkun şehidiyüm ki bu dag-ı siyahlar
Güya ki zaglardur üşer· yimege etüm

“Aşkın şehidiyim ki bu siyah yaralar
sanki etimi yemeye gelen kargalar gibidir”


Firkatumda gözlerümi ger yuma dest-i ecel
Ta kıyamet vasl umup açuk tura çeşm-i ümid

“Ayrılığında eğer ecelin eli gözlerimi yumarsa; kıyamete kadar kavuşmayı umup ümit gözüm açık duracaktır”


Dem-i abirde dilüm baglama ey dest-i ecel
K’ol vefiisuz sanem içün biraz efgan kılam

“Ey ecelin eli son nefeste dilimi bağlama ki
o vefasız put gibi güzel sevgili için inleyip bağırayım”


Eger efsün-ı ecel baglamaz ise dehenüm
Can virürken lebünun zikri ola her suhanum

“Eğer ecel büyüsü can verirken ağzımı bağlamazsa
her sözüm dudağının zikri olacak, onu anlatacaktır”


Aldı eline tir-i kaza vü keman ecel
Bolayki beni eyleye ya Rab nişan ecel

“Ecel eline kaza oku ve yayını aldı.
Ya Rab ola ki beni hedef eyleye”


Zâr u nizâr âşık u giryân oluyorum
Tennûr-ı gamda yüregi biryân ölüyorın

Bezm-i visâle hem-nefes olmağa ben garîb
Firkat güninde ney gibi nâlân oluyorın

Âşüfte-hâl ü haste-i bâlînven velî
Mahbûblarla kılmağa seyrân ölüyorın

Hân-ı visâlüne tama’ itsem aceb degül
Ben ki mahabbetün ile hayrân oluyorın

Rahm itmedün Mesîhîye bir kez egerçi kim
Gördükçe seni dir idi ey cân ölüyorın

***

Aldı eline tîr-i ḳażâ vü kemân ecel
Bolay ki beni eyleye yâ Rab nişân ecel

Ḫaṭṭuñ beni ne vaḳt irüp öldüre kim bilür
K’irişmelü olınca irer nâgehân ecel

Çıplaḳ göricegiz beni cândan esirgeyüp
Bir pîrehen getürdi baña armaġân ecel

Ḥâlüm benüm şu demde uryân ola saña kim
Ḳabr içre eyleye beni bir gün nihân ecel

Ben firḳatüñde kûyuñı umduġum üş bu kim
Dirler ider kişiye maḳâmın ıyân ecel

Yetmez mi sen gedâya bu beglik Mesîḥî kim
Ḳabre degin düze saña taḫt-ı revân ecel

Gizlenmeyince yire meded yoḳ Mesîḥiyâ
Kim her ne yaña ḳaçsañ olur dîde-bân ecel

ECEL

Ecel eline kaza oku ve yayını aldı.
Ya Rab ola ki beni hedef eyleye

Ne vakit yazılmışsa sonum, kim bilebilir;
Zamanı gelince ansızın gelir ecel.

Çıplak buldu beni, canımdan esirger gibi,
Bir kefen sundu bana—bir armağan gibi ecel.

Bil ki hâlim apaçık ortada şimdi;
Bir gün toprağın içinde saklayacak beni ecel.

Senin yokluğunda bir umudum varsa eğer,
Derler ki insanın yerini bildirir ecel.

Ey Mesîhî… yetmez mi bu dünya saltanatı sana?
Seni kabre dek taşıyacak bir taht kurar ecel.

Gizlenmedikçe toprağa yok kurtuluş, ey Mesîhî;
Nereye kaçarsan kaç, gözler seni ecel.

Mesîhî

20260429_0550543720576211656261840-768x1024 Korkutmagıl ölümle Mesihiyi zabida
Aldı eline tir-i kaza vü keman ecel
Bolayki beni eyleye ya Rab nişan ecel

“Ecel eline kaza oku ve yayını aldı.
Ya Rab ola ki beni hedef eyleye”

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.