Yazıt

NEREYE UÇUP GİTTİ BENİM OĞLUM

Oğlum, canım ciğerim, iliği kemiklerimin, yüreğimin yüreği,
daracık avlumun serçesi, yalnızlığımın çiçeği.

Nereye uçup gitti benim oğlum? Nerelere gitti bırakıp beni?
Kuşun kafesi boş şimdi, bir damla yok su kabında.

Nasıl kapandı gözlerin de gözyaşlarımı görmez oldun?
Nasıl kaskatı kestin tulumunun içinde acılı sözlerimi duymaz oldun?

SEN UYURKEN

Sen mışıl mışıl uyurken başında nöbet tutup bütün gece
parmaklarımla okşayacaktım kıvırcık saçlarını.

Sanki hünerli bir elin kalemiyle çizilmiş biçimli kaşların
gözlerimin sığınıp dinleneceği bir kemer gibiydi.

Gün doğarken göklerin uzaklığını yansıtırdı ışıldayan gözlerin,
bense bir damla gözyaşı akıtmadım gözlerim sislenmesin diye.

Sen konuştuğunda, gül kokan dudakların çiçekler açtırırdı
kayalarla kurumuş ağaçlara, bülbüller kanatlarını çırpardı.

BİR MAYIS GÜNÜ BIRAKIP GİTTİN

Bir mayıs günü bırakıp gittin beni, seni o mayısta yitiriyorum,
o sevdiğin bahar mevsimi, yavrucuğum, çatıya çıkıp

güneşler içindeki damdan insan dolu dünyaya baktığında,
gözlerin sağamıyordu bir türlü susadığın o aydınlığı.

O sıcak ve yumuşak erkek sesinle kıyı boyunca serili
o çakıllar kadar sayısız neler anlatmıştın bana.

Bütün bu güzellikler bizim olacak demiştin,
oysa ışığın yok artık, parıltımız karardı, ateşimiz söndü.

YILDIZIM, SÖNÜP GİTTİN KARANLIKTA

Yıldızım, sönüp gittin karanlıkta, var olan her şey söndü,
güneş de toplayıp olanca parıltısını kara bir ip yumağına döndü.

Kalabalıklar itip kakıyor, askerler çiğneyip geçiyorlar yanımdan,
ama bakışlarım hiç değişmiyor, gözlerimi hiç ayırmıyorum senden.

Yanağımda duyuyorum soluğundan saçılan sisli havayı;
ah, göz kamaştırıcı bir ışık parlıyor yolun sonunda.

Işığa kesmiş bir el siliyor gözümden akan yaşları;
ah yavrum, birden can evime ulaşıyor söylediğin sözler.

Bak şimdi, yeniden kalktım, dimdik ayakta durabiliyorum;
sevinç dolu bir ışık, yiğit oğlum, yerden kaldırdı beni.

Sen şimdi bayraklardan bir kefene sarıldın, artık uyu yavrum,
ben de sesini içimde taşıyarak kardeşlerine gidiyorum.

SEVECENDİN, İYİ HUYLUYDUN

Sevecendin, iyi huyluydun, sana bağışlanmıştı bütün erdemler,
rüzgârın bütün okşayışları, bahçedeki bütün şebboylar.

Ayağına tezdin, gazal gibi sekip giderdin,
kapımızdan girdiğinde, eşiğimiz altın gibi ışık saçardı.

Gençliğinle gençleşirdim, üstelik gülümserdim.
Yaşlılık hiç ürkütmezdi beni, ölüme aldırmazdım.

Ama şimdi nasıl ayakta dururum? Nereye sığınırım?
Kar altında kurumuş bir ağaç gibi tek başıma kaldım.

SEN PENCERENİN ÖNÜNDE DURDUĞUNDA

Sen pencerenin önünde durduğunda, güçlü kürek kemiklerinden
ne bahçe kapısı görünürdü, ne deniz, ne de balıkçı tekneleri.

Gölgenle dolar taşardı ev, sen öyle başmelek gibi boylu,
akşam yıldızının parıltısı kıvılcımlar saçarken kulağının dibinde.

Bütün dünyaya açılan bir kapıydı penceremiz, cennete yönelen
bir yolun başlangıcı, sevgili ışığım, bütün yıldızların çiçek açtığı.

Sen gözlerini batan günün parıltısına dikmiş dururken,
kendi odan olan bir gemiye yön veren bir dümenci gibiydin.

Akşamın ılık mavi alacakaranlığında demir alıp
birden dinginliğine götürdün beni samanyolunun.

Ama şimdi bu gemi batıp sulara gömüldü, dümeni kırıldı,
ve ben sürüklenip duruyorum denizin dibinde tek başıma.

SANA VERECEK O BENGİSUYUM OLSAYDI

Sana verecek o bengisuyum olsaydı, sana verecek
bir başka canım olsaydı da, bir an dirilebilseydin

Görmek, konuşmak, tadını çıkarabilmek için orada,
yanı başında duran ve hayat fışkıran bütün düşlediklerini

Yol boyunca alanlarda, balkonlarda, sokaklardaki o coşkuyu
saçlarına fırlatmak için çiçek toplayan o genç kızları.

On binlerce kökü ve yaprağı olan kokulu ormanım,
ben kadersiz nasıl inanırım seni böyle yitirdiğime?

Her şey gözden silindi, beni burada bırakıp gitti,
ne gözüm var görecek, ne de konuşacak ağzım şimdi.

YAVRUCUĞUM, YİTİP GİTMEDİN SEN

Yavrum, nasıl bir yazgın varmış senin, nasıl bir yıkımmış
benim yazgım ki, bağrıma bu yakıcı acıyı düşürdü?

Yavrucuğum, yitip gitmedin sen, damarlarımda yaşıyorsun.
Bütün damarlarımızda da dolaş, yavrum, her zaman diri kal.

Yannis Ritsos
Çeviri: Cevat Çapan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.