Fısıltı

Akşamdı.
Boyacı çocuk Mehmet
Şam’da
Büyük Meydan’ın bir köşesinde
yorgun başını büküp
incecik gövdesini hızlı hızlı sallıyordu
elindeki fırçayla beraber.
Akşamın küçük Mehmet’i
kendi kendine fısıldıyordu:
Sen, öğretmen, kolunu indir!
Sen, bezirgan, kolunu indir!
Polis… Casus… Asker… Cellad.
İyi insanlar… piç insanlar
siz, hepiniz
sırayla indirin kollarınızı.
Kimse kalmadı
yalnızca Allah…
İnanıyorum ki
öbür dünyada da
Allah ayakkabılarını boyatmak için
bir Kürdü çağıracak.
Kim
” O Kürt ben değilim!” diyebilir ki
Ah anneciğim!
Sence Allah’ın ayakkabıları kaç numaradır?
Ne kadar da büyüktür Allah’ın ayakları kimbilir!
Para için bütün bunlar ama.
Peki sence Allah ne kadar para verir?

Şêrko Bêkes
Kürtçeden çeviren: Kemal Varol