Ayda’ya1964 Taş çekiyorum omuzumdaLâfızlar taşınıKafiyeler taşınıGurûb vakti ter dökerek geceyiKaranlık çukurundaUyandırıyorVe renk katran karası oluyorTabutun körlüğündeAhenk nefessiz kalıyorSessizliğin patlaması korkusuylaBen çalışıyorumVe sözcük taşlarıylaYükseltiyorumSağlamBir duvarŞiirimin çatısını üstüne örtmek içinİçinde oturmakİçinde yaşamak içinBen böyleyim.Ahmağım belki de!Kim bilirBenZindanımın taşlarını omuzumda taşıyorumMeryem oğlunun haçı taşıdığı gibiSizin gibi değilCelladınızın kırbaç sapını yontuyorsunuzKardeşinizin kemiğindenCelladınızın kırbacını örüyorsunuzKız kardeşinizin saçındanVe bencillerin kırbaç sapına …
Tag: Ahmed Şamlu
Haz 03
Şiir hayatın kendisidir (Şi‘rî ki Zindegî Est)
Önceki şairin şiirinin konusu,Hayat değildi.Kuru hayal dünyasında o,Şarap ve sevgili dışında bir şeyden söz etmezdi.Gece gündüz hayal eder dururdu:sevgilinin komik zülüflerinin ağına düşmüş,öte yandan başkaları da;bir elde şarap kadehi, bir el sevgilinin zülfündesarhoşça Allah’ın mülkünde nara atıyorlardı! Bugününşiirinin konusubambaşka bir konudur…Süngüsüdür şiir bugün halkın!Çünkü şairler,Daldırlar halk ormanınınGül bahçesinin yasemin ve sümbülü değiller falanların!Yabancı değil bugünün …
Şub 23
Bu Çıkmazda
Ağzını kokluyorlar.Seni seviyorum demiş olmayasın sakın.Canını kokluyorlar. Tuhaf zamanlardayız sevgilim… Yolları kesip,aşkı kamçılıyorlaryol boylarında. Aşkı zulalamak en iyisi… Bu çarpık çıkmazda, bu uğunduran soğuktakürek kürek şiirlerle, şarkılarlabesliyorlar kendi ateşlerini.Farklı düşünmeyi aklından bile geçirme. Tuhaf zamanlardayız sevgilim… Gecenin bir yarısı kapıyı çalanışığı öldürmeye geliyor.Işığı zulalamak en iyisi… Ellerinde kanlı satır ve sopalarlaköşe başlarını tutmuş kasaplar. Tuhaf …
Şub 23
Genel Aşk
Gözyaşları bir sırdırgülümseme bir sırve bir sırdır aşk. Aşkımın gülümsemesiydigözyaşları, o gecenin. * Öykü değilim anlatasın,nağme değilim söyleyesin,ses değilim işitesindeğilim öyle bir şeyki göresinki bilesin ortak bir acıyım benhaykırsın beni, sesin. * Ağaç ormanla konuşuyorot ovaylayıldız kâinatlave benseninle konuşuyorum Adını söyle banaelini ver banalafını söyle banakalbini ver bana ben köklerini anladım seninsenin dudaklarınla konuştum tüm …
Şub 23
AH!
Feryat,Bir servinin gölgesini düşürüyorRüzgâra.( Bırakın bu ölüm geçidinde ağlayayım, bir başıma)Bu cihanda her şey kırılmış diğeri içindeSuskunluk dışında hiçbir şeyi kalmış insanın.(Bir başıma ağlayayım bu ölüm geçidinde, bırakın)Çarklar, Aydınlığını yitiren ufkuÖğütmüş dişleri arasında(Size söyledim, bırakın ağlayayım bu ölüm geçidinde) Ahmed Şamlu
Şub 23
Aşıkane
“Seni seviyorum” diyen ohüzünlü bir ozandır şarkılarını yitirmiş Bin neşeli tarlakuşu gözlerinde bin suskun kanarya boğazımda Aşk konuşabilseydi keşke “Seni seviyorum” diyen o üzüntülü bir gecenin kalbidir ayışığını arayan Konuşabilseydi keşke aşk Bin gülen güneş adımlarında bin ağlayan yıldız arzularımda Aşk konuşabilseydi keşke. Ahmed ŞAMLU Çeviri: Ayşegül SÜTÇÜ – Hamit TOPRAK
Şub 23
Kara Şarkı
Kurşunî bir şafakta Atlı duruyor, sessizAtının uzun yelesi uçuşuyor rüzgârlaTanrım, TanrımAtlılar durmamalıÇalarken, tehlike çanlarıYanmış çitin yanındaKız duruyor, sessizİnce eteği oynaşıyor rüzgârlaTanrım, TanrımKızlar sessiz kalmamalıYaşlanırken, umutsuz ve yorgun adamları Ahmed Şamlu Çeviri: Ayşegül Sütçü – Hamit Toprak
Şub 23
Ayda’ya Dört Şarkı
IAylak Adamın Şarkısı Şu yol kıvrımındakavurucu bekleyiştebir gölgelik yapmalıyım ağaç ve taştan.Çünkü nihayetumutgecikmiş bir seferden dönüyor geri.Öyle bir zamanda kiyazık!Ne başımda bir damNe ayağımın altındabir kilim ***Kavrulmasın güneşten diyebir testi yoksu vermek içinve yorgunluk atacakbir yastık yokoturmam için***Dört gözle beklediğim yolcuçıkagelecek apansız. Ey tüm umutlarşu damı çatmaktagüç verin bana! Ordibehişt (13)42/Mayıs 1963 IIBir Dostun Şarkısı …
Şub 23
Ateşteki İbrahim’in Şarkısı
Alacakaranlığın kanlı göçüğündebir başka adam var.Toprağı yeşil istiyorduve aşkı en güzel kadınlara yaraşır.Onun gözündebudeğildi o kadar da değersiz bir hediyetoprağa ve taşa yaraşacak.Ne adam! Ne adam!Diyordu kikalbe yaraşanaşkın yedi kılıcıylakan içinde kalmakve gırtlağa yaraşanen güzel adlarısöylemek.İşte böyle bir aşktı demirdağın arslanı adamyazgının kanlı meydanındanAşil gibi geçti.Bir çelik vücutlu:ölümünün sırrıaşk kederi veyalnızlık gamıydı. *** “Âh, gamlı …
Şub 23
Eşikte
SakınGüneşin sarı benzine dalıpbakma Büyülerseni.Gözlerine ellerini siper etGökyüzüne bakarkenGöçmen turnalarıGöreceksinyükseklerdeMevsimlerin kavşağındaRüzgârların geçidindeGüneye doğruUçarlarken. * * * EllerinGözlerinin kalkanı olsunSarı benizli güneşBakışınıBüyülemesinGöçmen turnalarıGör deKanat kanataDenizleri aşarkenDenizlerdenDağlaraGururlu dik dağlaraIslak saman yüküneTarlanın kuru sofrasınaKargaların kargaşasınaterk edilen harman yerlerindeGeleneklereGöreneklereÜlkelereVe seni fersiz damınaBaşınaVe üzgün gövdeneÇöktüğün kedere Ve böyleceZindanda geçen yıllarınaVe turnaların kanatlarındaki son kızıllıkBatan güneşin ateşindeKül olacak Orda senKederi göreceksinUzayan …

