Kendine Yolcu

1.
maviye kesen bir özlemi büründü
içtenlikle güne dökülüveren güz
dinlendi buluta yaslanıp güneş
bulut alabildiğince deniz
olabildiğince rüzgâr göçmen kuşlar
ilkeleriyle var olan telaşlı martı
dillendirdi günü içsel kasırgasında
örtüsü güzdü sarındıkça bulutsu şalına
sınırsızlığı arıyor, kendinden göçebe…
– gülümseme gözlü küçük çocuk
pipnanlığı yüklenip uzaklaştığın gemi
yağmurlara nokta koyan hangi limanda demirli?-

2.
zehirlermiş insanı
kınında pas tutmuş bıçak yarası
erguvan bir yoksunlukmuş
beni bana el yapıp
bir dervişe uzak günler adına
sabrın ipek dokulu yeleğini giydiren…

3.
yıldız fenerleriyle boy atan
ıssız özlem ağacı büyür
uzağı bürünmüş umarsızlık
kendimi yadsıdığım günlerde
avuçlarım zemheri, gözlerim
ararım yitirdiğim ben’imi
karda şiirin ayak sesini…
– özlemeyi özleyip zamanı sürüklemek
alıp gitti çok şeyi / geriye ne kaldı ki?-

4.
pembeleşen denizin yakasında
çiğ düşmüş karanfildir gün
geri dönmez oysa gül kokulu zaman
kaç kuşağın umutları denli yorgun
ben, mecrasında sessizce akan…

5.
iç sesimdi yiten günün karmaşasında
günü umarsız bitirmenin hüznü hazırlıyor
her yeni güne umutla uyanış!…
çocukların renkli seslerinde
Işıltılı gözlerinde sürüyor yaşam…

– özlemi tuza banıp doyuruyorum günleri-

6.
ey zamanın ayıklandığı yabanıl orman
selamsız bir gitmeyim şimdi
her an kendine yolcu
dolanırken saçlarımda fısıltılı yağmurlar
yanar uzaklarda bir deniz feneri.

Neriman Calap