I. Önünü alamıyorum bu kör gidişlerin yollardaHerkes bir yere gidiyor önünü alamıyorumÇaresiz direniyorum bu dönüm noktalarında kimseelini uzatmıyorBir gürültülü yaşamağa gidiyor dünya boşalanbir deniz gibi Bu sesler ormanında kaybolan bir çağ bu. Nereye gitsem hep apartmanlar çıkıyor önümeAlıp başımı duvarlara çarpıyor bu yollarGidip gelmelerim bu dar sokaklardaİnsanların koşup dolduğu bu dar yapılardaBir kısır döngüye girmek …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
İçimi Basan Efkar
İçimin vadilerinde kış kıyamet;Rüzgarlar biteviyeYavrusunu yitiren kurdu sesleniyor.Ve ay her geceGümüşi bir yalnızlığı anlatmak içinDoğuyor sanki öylece. İçimin dağlarında askerlerSırtlarını kayalara vermişlerBeklemekteler.Yaptıkları, pusatlarını elden geçirmek sadeceBir de, arada birEllerini alınlarına götürerekUfku gözetlemek. İçimin dağlarını duman basmış:Ağaçların dalları bir o yana bir bu yanaVe yapraklar ve kuşlar birbirine karışmış;Savruluyorlar gökyüzüneVe onlara ve hareket eden her şeye …
Şub 23
Soru
Artık beni parktaki ağaç bile anlamıyorSiyah kedinizin kuyruğunda sallanan zamanBir zamanlar sevinçle giyindiğimAk bir güvercin kanadı gibi gururla giyindiğimTemiz ve mavi giysim değil artık. Yalnız imkansızlığı mı anlatır bir bulutYağmaya hazır bekliyorsa gökyüzünde. Erenköy, 1964 Erdem …
Şub 23
Kıtalar
Şu otuz yıllık ömür terceme-i halimdir,Şimdi kırkındayım, on yıl arada kaldı nihan.Ahiretten dönüşümde o ölen Neyzen içinKarşıma çıktı şu suret ile Eşkâl-i zaman 1335 Câh ü mevki, karı çok oldu gözümden düşeli,Bunların hiçliğini ben bilerek öğrendim.Şimdi de kalmadı nakdin nazarımda kadri,Kirli ellerde görünce paradan iğrendim! Ayasofya, 1912 Sarıma ciddiyet ile sarf ederim sanatımı,Ney elimde suyu …
Şub 23
Neyzen Tevfik’in Şiirinde Mısır Günleri
51Bazı davetlere, eğlentiye icab-ı zamanGidilir de buluşurduk bütün ihvan, yaran.Gitgide söndü bu, tazyik-ı hükümet şiddetGösterip kalmadı bir yerde muhabbet sohbet.Başlamışlardı fakirin izini takibe,Bu ilerlerse eğer kaynarız elbette dibeDüştü efkârıma endişe-i habs ü menfa,Az zaman sonra zuhur eyledi, çok sürmedi ya!Bab-ı Zabtiyye’de bir haylice müddet yattım,Lûtf-ı Yezdan’la başımdan bunu da atlattım.Çıktım amma tanıdıklar bana vermezdi selam,Nerde …
Şub 23
Geçmiş Bir Dua Kitabından 1
Nice yazsonlarındaeylül yapraklarınagergeflediğiniz öyküleriniztozlu bahçelerde unutuldu mu hiç? Sonbahar sürgünüdür gidişleriniz. Benekli kedilerin döktüğü sütlereen sessiz adımlarla basıp,kaç izle geçersiniz Sabahlardan birindebenim dediğiniz evlerdenkendiliğinizden çıkmalısınız,vedasız ve kimseyi uyandırmadan. Anılarınızı yıpratabilirler. Ayağa takılabilecek ne varsatoplamalısınız ayrılmadan ve saklamadankırık dökük sevgilerinizi köşe bucağa;bir gün bulupavuçlarında ısıtırlar diyebeklemeden. Onları –bilin! — şimdi yalnızeskicilerde satılan taş plaklarınen iç bulandıran …
Şub 23
Akşam Vakti
Rasgele bir akşam vaktigeçmiş bir dua kitabınınıslak sayfalarını bulanlar oldu-ağlaması çoktan dinmişbir kayanın dibinde… Ahmet Cemal
Şub 23
Bir Resim Olarak
Önceden bir tutam hüzündüm- işte nasıl bilirsenAyaklarımı savurur da sonra toplardım sokaklardan evlereAkşam olurdu; eşiklerde durur boyası dökük kapıları aralardımAklımda binlerce kitap adı ve binlerce şiirle. Eski püskü bir resim olarak kimliğimde taşıyorumŞimdi çocukluğumuCeplerimde papatyaları unutmaktan sanık ellerimBir ırmağın kaynağında dinelip, denize kavuşmayıDüşlüyorum gün boyuKulaklarımda uğultusu motor seslerinin. Göğün saçlarımla dalaştığını bilmesem, buna bir ad …
Şub 23
Gören Kâlp Mağazası
Ziya Mısırlı’ya “Haklı olarak benzetmişler insanlardenizi kadınabir anda değişebilen bu iki ummanınbilmem ki neden doyulmuyor tadına?”(Ziya Mısırlı)* Gören Kâlp Mağazası vaktiylebir şiir telgrafhanesi gibi çalışmış belliZiya Bey’in gönül gözüyle yazıpelleriyle d / okuduğu şu dizelerle“Gurbetin sayfalarında resim gibiyim”“Gecemde güneş doğuyor, gündüzümde yıldızlar”“Cesaret vermeli hatıralar insana” Açık bir mektup gibi ne pulne zarf istiyor Ziya Bey’in …
Şub 23
Tuzu Özleyenler İçin
Birbirimizin kıyılarına çıkar gibibirbirimizden kıyıya çıkar gibiseviştik o gün iki kazazedebelki de tuzlarımız sevişti birbiriylebiz sanki iki deniz eskisiydik o günve bir daha karayı göstermemek üzereistersen iki denizkızı gibi seviştik de bunaistersen ölü bir balıkçı ve gözütuzlu sirenve su yerine tuzunda boğulur gibi tenlerimizinbazen de tuzunda yeniden doğulur bir sevişmeninruhumuz bile tuz içinde kaldıtuz yalnızca …