Kategori: Türk Şiiri

İki Şey

Silmeye çalışma yavrumlekeni gözyaşlarınla,çünkü bitektir leketaşır görkemli düşleremahvolmaz renklerini dehşetinkaranlık yol açıp kendineen yalın suda bilebir uçurum özü tanırgüvenli derbentlere,sıfatıdır ölümkavrulan işçi arınınazgın peteğinin içinde,sayıklasa da ağaçgövdesine kazılı adısürecektir yaprağınıbucurgatların sesine,ve ay soğutacaktırkıkırdağınıuçarı, gergin tayların,silmeye çalışma yavrumbir bildiridir lekegünden ve bedendenyüreğe ve kansere Sivas’ta mı Malatya’da mıbir çocuk görmüştüm eskidenkaşları uzaklardan geliyorsımsıcak bitişiyordu alnında,dişlerinde boylamların …

Devamını oku

Naat

Dinleyin ey vakti duymak doruğuna varanlarFalları grafiklerde bakılanlar siz de işitin..Külden martı doğuran odalıklarVe kahyalarKara pıhtılarıyla damgalanmış veznelerde diliŞehvetsiz çilingirler, yaltak çerçilerCelepler ki sıvışık, natırlar ki nadanEy hayat rengini sazendelik sananYırtlaz kalabalık!Dinleyin bendeki kırgın ikindiyi,Hepiniz kulak verin. GüneşinKoskoca beldeye suskunluk yaygısını serdiğiYazlar yokYok artık altında suskun yolları saklı tutanKarla örtülmüş kırların kışıGitti giden, yerine gelmedi …

Devamını oku

sen kokuyor yüzeyi bedenimin her gözeneği

Bundan böyle baktığımda gömütsü ince boşluğa bilemem martılar neye göre toplanırlar bilemem dizlerim neden çözülür böylesine güçsüzleşir dolaşımı kanımın uyuşurum bunca değişken mavinin görümünde uçarım ve karşı kıyı tehdit okunu kırdıkça sunağım orasıdır pek sık çiçeklerle ve cesetlerle giderim iyice daha sunmaya… Ödünç aldım kokunu kendi tenimde,sen kokuyor yüzeyi bedeniminher gözeneği. Açar açmaz arkı daldı …

Devamını oku

Cam Kelepçeye Evet

Ilık bir süzülüşle Geri dön hayat, Bırakma yeryüzü salına tünemiş pek kara kuşlar Örtsün bakışımı, Görmek acısı sürsün pencere tutsağının Düşsün hayatı suya… Nilgün Marmara

Bir Gün İcadiye’de

Bir gün İcadiye`de veya Sultantepe`de,  Bir beste kanatlanır, birden olduğun yerde  Bir kainat açılır, geniş, sonsuz, büyülü,  Bu günün rüzgarında yıkanan mazi gülü  Dağılır yaprak yaprak hayalindeki suya  Bir başka gözle bakarsın ömür denen uykuya.  Belki en hulyalısı duyduğun masalların  O şafak saltanatı korularda dalların  Her ufku tek başına bekleyen eski camlar  Bir sır gibi …

Devamını oku

Kav

Bütün yazdıklarım sonsuzluğu içerir Ölümün tırnak içine aldığı sonsuzluğu mu?Burada uzun bir kış gecesini yitirmemeye çalışıyoruzLeonard Cohen’le açılıyoruz beyazın merhametineYalnızlık kokularına onulmaz aşk odalarınaKendimi kapattığım bir yazıdan yalımlar yükselsin istiyoruzBütün yazdıklarım şimdi yanı başımdaBaşka bir dile yüklüyoruz onları Hiç unutmam diye başlayan sözlerim yokOlsaydı kabaran kalp ağrılarına eklerdim onları daYaşamak cehennem gibiydi dediğimi hatırlamamPerdelere sığınan …

Devamını oku

Büyük Olsun

Ben büyük şarkıları severim; büyük olsun,Deniz gibi, gökyüzü gibi her şey ve mahzun.Seviyorsam seni aşk ölümsüzdür gönlümce,Âşıksam kadınım değil tanrıçasın, ece.Denizler yolculuğa çağırır durur da beniGitmem düşünerek geri döneceğim günü.Ben büyük rüzgârları severim; büyük olsunAşkım da, özlemim de hepsi, her şey ve mahzun.İnsan bir yanınca Kerem misali yanmalı,Uykudan bile mahşer gününde uyanmalı. Ahmet Muhip Dıranas

Taha’nın Gül Muştusu

-Kav 2- 34 Günaydın bana geri gelen şiirBana geri gelen anıtBana geri gelen kalbimBana geri gelen kalbimin ayışığıGözleriyle iyileştiren yaralarımıKalbim güneşim efendimGünaydın yüreğimin kuşluğuSürekli kuşluğuGünaydın alacakaranlıkAma nasıl alacakaranlıkBizi yataklardan koparanDağlara yaklaştıranDağlara doğru fırlatanGrevlerden grevlere koşturanYanardağAlacasıyla anne karanlığıyla babaLoşluğuyla kardeş aydınlıyla ablaKırmızı kırmızı bir karasevdaSiyah siyah bir kuş lambaHız kazanmış kristal camlarlaGelen ve gidenİçimizde ve dışımızdaSon …

Devamını oku

Gönül

Çocukluk çağlarından birinde karşılaşmıştık.Güneşe doğru giderken sana bakmak için dönmüştüm;sen de dönmüştün, ‘Kalplerin görebileceğini söylüyordun’ve bana el salladın.Aramızdan zamanın duru tadı ve bir insan ırmağı geçiyordu,Yakup’un Düşleri’nden bir gün batımıydı.Bu anın sonsuz bir ayrılık olduğunu, hepimizin birer‘Araf Yolcusu’ olduğunu nasıl bilebilirdim.Birbirimizi bir daha göremedik ve bir yıl sonra ölmüştün.Şimdi o anıyı arıyorum ve bir yanılsama …

Devamını oku

Yeniden

Anladım bir yeryüzü sürgünü olduğumu yeniden Neresinden tutacağımı bilemediğim bu hayat hoyrat insanların tornasında eğilen, bükülen Acıyla, elemle herkesin birbirini ve beni yemesini seyreden, yeniden ve yeniden… Anladım iflah olmaz biri olduğumu, yeniden Beynime çevrilmiş silah, göğsüme dayanmış hançer, kalbime sokulmuş dinamit; binbir söz, binbir yüz Anladım, ağaçta kızaran elma, tarlada büyüyen buğday, saksıda yeşil …

Devamını oku