Kategori: Türk Şiiri

Melankoli

halksız şehirler değil kris, şehirsiz halklarçok halklar, çok şehirsizler, çok moral bozucuson günlerde çok kelimesini çok kullanıyorum her yıl yeni modelleri çıkıyor melankolininiçimden bir ses gelmiyor, hayır bazen geliyoriçimden bir ses, sesin dışarıdan geldiğini söylüyor-iki saray odası alana bir saray odası bedavao montu almam iyi oldu, çok iyi oldu, çok evetkırışıklıkların geçer, beni seviyorsundur, ama …

Devamını oku

mesela işte…

bazen şöyle hayaller de kurmuyor değilim… sakıncası yoksa… mesela…fatih camiinin avlusuna kedileri ziyarete gidiyoruz ali ve ömerle. bir tas su ve bir tas yemek elimizde. kuşları da unutmuyoruz, güvercinlerin en çok sevdiklerinden avuçlarımıza ceplerimize dolduruyoruz. önce kedilerin yanına gidiyoruz,ali ve ömer elleriyle bir yavru kediyi besliyor. mesela işte… o yavru kedi de bizimle birlikte güvercinlere …

Devamını oku

5555. Paylaşım

Ölümün Yaşı Yaşlı bir adamı gömmüştükUzundu, zordu, bulanık ve tenhaÖldükten sonra da babamdı… Görünmez zamanı gördük bir günYıldızları gecesinden çaresizBir kasaba yalnızlığıydı erkenBiz büyüdükçe, vadesiz muratsız yaşı. Şükrü Erbaş

Bundan ötesi değil nümâyân

Buldu bu mahalde kıssa pâyânBundan ötesi değil nümâyân Sad şükr ola Hayy ü Lâ-yemût’aKim erdi söz âlem-i sükûta Şeyh Gâlip

Yangın

Dışarı çıkıyorsanız dikkat! çiçeklerle karşılaşmayın Ya da koklamayın onları, iyisi mi yüzünüzü örtün şapkanızla Ya da düşünmeyin hiç, ben bakın öyle yapıyorum Neden diyeceksiniz, insandaki sevgiliyi eskitiyor bu çiçekler Güneşe benzetiyorlar adamı, masaya vurmuş koyun bulutlarına Pek tuhaf! ben de sahanda yumurtayı kıskanırım Beni seviyorsanız dikkat! köşe başındaki camcıya sorun O ne derse doğrudur, dalga …

Devamını oku

vâveylâm

kekre bir kapının önündeyim işte böyle çok zamanâh! üvey heveslerin peşinde muhâcirderin yamaçlarda seferi bir halkın öksüzüyümçıbanlarıma ilişecek gücü bulmak içinyol boyunca izler bıraktımçarpık çentikler attım sağ kalan yanlarımatoprakta bir kaç damla erken kan..yine de kimseye anlatmadım, ilksiniz:düğümüm karardı da her seferindemecbur kaldım öldürdüğümü sevmeye kekre bir kapının önündeyim işte böyle çok yazelbet ben de …

Devamını oku

Uğultu

O uğultuişittiğin-benim bekleyişimve senin gelişin. Benim bekleyişim:Yapışkan neminbirikişi-cırcırböceklerikomşu sesleri-bir durgunluk,ölgün,gelmiş:beniboğacak çullanarak. Senin gelişin:Yapışkan neminyitişi-cırcırböceklerikomşu seslerikesilecek-bir esinti,serin,gelecek:banadokunacakışıldayarak. Bu uğultuişittiğin-senin gelişinve benim bekleyişim. Oruç Aruoba

D e n i z d e

Aldanmaoradayağmur bekliyor seni:şimşek, yıldırım, fırtınasoğuk. Buradaılık güneş, dingin deniz, serin rüzgaraldatmasın seni:Tufanbekliyor orada seni. Aldatma kendini:olmayacak Nuh’un gemisikurtaracak seni –uçacak güvercinigetirecek yaprağıolmayacak. Sular akacakçağlayacak, kabaracakdolduracak her yerinisürükleyipgötürecekseni Aldanmaoradayıkım bekliyor senigürültü, çöküntü, göçükdeprem. Buradasakin ses, sıcak taş, sağlam duvaraldatmasın seni:Ölümbekliyor orada seni. Aldatma kendini:olmayacak İbrahim’in koçukurtaracak seni –indirtecek bıçağınısağaltacak yüreğiniolmayacak. Acılar akacakçağlayacak, kabaracakdolduracak her yerinisürükleyipgötürecekseni Aldanmaaldatma …

Devamını oku

Bağrı yanık bir mermi*

                            *Tüm adam olamayanlara… Yine bir gün böyle yaşıyoruz, ya da sanıyoruz yaşadığımızıNeyi tutsam elimde kalıyorEllerin hariçNe çok benziyoruz birbirimize, hiçbir şeyimiz yok Hepimizin deBundan büyük trajedi aramam, bundan büyük farkıBir refüjün ortasında kalmış türbe Ve çocuk parkı Neresinden tutarsan tutSabır dediler …

Devamını oku

Kırık Ayn’a

Her güne yaşayarak uyanınca Şu ur yok mu kafamda şu ur Senden ordular dört bir yanda Mızrakların ucuna takılmış ayetler gibi Gözlerin Daim hücum halinde, hep sefer Duvardan sökülmüş şiirin bıraktığı iz Susacakların boyunu aştığı vakit Git lakin önce şuraya bir vav çiz Tırnaklarımın içi kan dolu Konuşmak için çok geç vakit Bana bu ölümü …

Devamını oku