Kategori: Türk Şiiri

Fırtına

akşam ıssız bir ağaç biçimindesırrı dökülmüş aynalarda görünür(bakmak, uzaklara dokunmaktırsen benim en alımlı gözlerimsin)bakışını duyar gibi güllerdentıpkı enli ve kalın hüzünlerdenbana bir gülümseme biçer gibisin benim özel bir tarihim olmadıbaşlamak için en ilkel gereçlerleilk kumaşı biçenlerin tüylü sıkıntısınaduyulurdu bungun ve boğunuksağrıları tere batmış at biçimlerininsazlıklarda doludizgin koşturulduğu(sen benim fırtına gecelerimsin) fırtına başlatılır ilk tecimevlerindeölü testiler …

Devamını oku

Yeni Şeyler

Her gün bir yerden göçmek ne iyi Her gün bir yere konmak ne güzel  Bulanmadan, donmadan akmak, ne hoş!  Dünle beraber gitti cancağzım,  Ne kadar söz varsa düne ait  Şimdi yeni şeyler söylemek lazım… Mevlânâ Celâleddîn Çeviri: A. Kadir

İtiraf Ve Gizem

aşklarla halklarla yalnızlıklarladerlenmişve her sabah yenidenuzakları titretenbir mahşer bir coşku vardıki oradaboğularak çıldıran flamalardayalarken marşlarımı yabancı hışırtılarkan akar akar dayeryüzünün şahdamarı atardı dünya terütaze bir kadınüstündeydim yanaklarınınelime isyanın tomarları batardı ona her uzanıştacanım dünyayı dürtükleyen mızraklarla kanardıve kanımaher daim bir kadınıngözbebeklerinden girerdi hayat artık duymaktadır şehir kanına karışan çocuklarıve barışırken tanyeri ufku öpen atlarlabu koşanlarbu …

Devamını oku

Kalbim Unut Bu Şiiri

Uğuldayan ve hep uğuldayan Bir orman kadar üşüyorum şimdi Yanlış rüzgarlar esiyor dallarımda Yanlış ve zehirli çiçekler açıyor Kanımda kocaman gözleriyle bir cığlık Su ve ses kadar beklediğim Ne kaldı geride, bilmiyorum Uzanıp uyumak istiyorum gölgeme Yine sarılmak o kocaman gozlerin Uğuldayan rüzgarlarına Bir acıyı yaşarım bi zehirden Çicekler üretirim kömür karası Uçurum kadar bir …

Devamını oku

Sözcükler IV.

I Bazı sözcükler yaralı doğmuştur. İyileşmez.Akışı uzun gece. II Anlam değildir sözcüklerden beklenen İçiçeriktir. III Sessizlik de üretir sözcükler. Ama kullanmazlar. IV Bazı sözcükler miyop, kısa boylu, kel kafalıdır. Varlıkları kuşkuludur.(Kabalistler kuşlarla konuşabiliyorlardı) V Her şey konuşur evrende. Sözcük sonra gelir. VI Ben nesnelerin tabuluğu gibi sözcüklerin de tabuluğuna bağlıyım. Bu uçurumu hep yaşarım. İlhan …

Devamını oku

Kapı Ağzı

adam gibi çek bacaklarını değil yüzünü kaşının altındaki tazecik yarığı çek kaşından taşıma… şu parlak kırmızıyı korkulukta gevşeyen parmakları kırılan tırnakları çek flaşı kapat kız, ay çatlatan ondört şimdi anladın mı bazı sokaklar niçin gözetlenmez bazı kalın enseler, eşkaller seçilmesin diye yaz bunu geçmesin diye bazı plakalar kayıtlara bazı büyük siyah camlı arabalar büyük ve …

Devamını oku

yalnız kalan kadın ağıdı

korkunun gölgesiyle iner akşamlar isli lambalar yanar usulcakimsesiz kalan kadın karanlığın soluğunu yüzünde duya duya bir fısıltı gibi geçer odadan odaya yağmurun sesi inincegözyaşları da boşanır ipinceiçi sıra konuştuğundan bellisöylenmedik sevgiler kalmış kurşun geçirmez bir yalnızlık edinmiş sinesinde sıcak sakladığı hayra yorulacak düşler bakraçlarda balkıyan su aydınlığıçocuklar çekiştirir eteklerindenocakta gizli masallar söyleyen ateşkış kurusu ağaçlarda …

Devamını oku

Ağır

ilkin onun çocuk gözlerine baktım yıldızlı bir gök dağlara doğru iniyor tembel tembel soluyan deniz sakin karanlıkta beraber yürüdük akşam vakti titrek bir mum ışığı kadar mahzun yarısı kapalı bir pencereden geliyor bir türkü kenara çekilip biraz durduk eskiden o türküden daha mahzunduk nasıl çatlarsa dal uçları arzuyla öyle istekle geçiyor bulutlar kurumuş ağaç kabukları …

Devamını oku

iki ateş arası

bir şey söyle, yorgunluğumu alsıneski sevgiler ışıldayan bir şeygülüştüğümüz günlerin aydınlığı vursun yineyine uzun yazların geniş öğlelerindenkuş sesleri gelsingölgelere sığınalımo rüzgâr bulsun bizisalınan dallar eğilsinsu sevinci çarpsın yüzümüze özledim, çok özledim toprağa uzanıp sırtüstügöğün derinliğine dalmayı kuşlar ve bulutlarla komşucoşkudan kıpır kıpır kanımözledim, çok özledimşimdi örselenmiş o tertemiz duygularıiçten insan yüzlerini o günler öyle duruyor …

Devamını oku

Dilek

Mesut olmuş görmek isterdim hepiniziBu bahar gününde, dertliyi, ümitsiziTerfi etmiş memur, sınıf geçmiş öğrenciKadını, erkeği, yaşlısı, genci,Bir bayram sevinciyle, kol kola sokaklardaSevgililer, baş başa, muratlarına ermişÇocuklar el ele, bir halka oluvermişGörmek isterdim camlardan, odalarda oturmuşRadyoyu açmış, küçük sofra kurmuşYol, meydan, dere, tepe, dağ, bayır, kırVapurlar limanlarda yola çıkmaya hazırGazinolar, plajlar, sinemalar açıkHer dilden bir şarkı, …

Devamını oku