Kategori: Türk Şiiri

Yan Yana İki Ülke Gibiyiz Seninle

Yan yana iki ülke gibiyiz seninle,ayın önünden geçen bulutönce seni karanlıkta bırakır sonra benisenden bana eser, yerine göre,yerine göre benden sanaşakaklarımızı serinleten rüzgâr. İki kıyı gibiyiz karşılıklı,hem ayırır bizi hem bağlar birbirimizearamızda akan ırmak.İki tarih sayfası gibiyiz art ardabirinde başlayan cümlenin sonuötekinde düğümlenir ancak. Geldiği vakit hasat günleriiki ayrı ağızda aynı andabeliren bir gülümseme gibiyiz …

Devamını oku

Seni Anmakla Artıyorum

korkak değilim umutsuz değilim bundan böyledeğiştirdim sana yaraşmayan günlerimi verdiklerinle sana yaraşmayan ne varsa bir bir çıkarıp attımyeller esiyor şimdi o büyük karanlığımın yerinde geldin kutsal bildiklerimi yeniden tanımladınülkemi bir bakışta bağladın güzelliğine en varılmaz yerlere vardırdın ellerimien gizli denizleri açtın gemilerime sensin artık adı bir dönülmezliği çağırankelimeleri ölümsüz kılan şiire Kemal Özer

Karanlıkta Geçen Gemiler

Bir deniz gecesinde unuttuğun şarkıyı Kıyı kıyı topluyor hafızan Masmavi göğün altında Yıldız mahşeri Dalga dalga açılan Bulut bulut toplanan Davut peygamberin olmalı Şu duyduğun mezamir Şu beyaz çıplakÖlümü unutturan kadın Aşkı bölüştüğümüz sofrada Zeliha olmalı Ben sevdiğim kitapları bitirdim Her satırda seni görerek Her yıldız bir şarkı söyledi Her şarkıdan bir kalp ağrısı kaldı …

Devamını oku

Solan Gül

Ey gül neye böyle ser-nigûnsunKim attı seni bu reh-güzâreYaprakların öyle pâre pâreTopraklar içinde rû-nümûnsunHüsnün görünür bana ziyâdeSoldukça o rengi dil-pezirinAğlar sanırım senin nazîrinHemşiren olan felek semâdaSahninde nihân hazin bir âvazEy gönlümü hun eden zevâlinEvler gibi rengi rû-yi âlinNur-ı ezeliye doğru pervâzAyrılmış o zülf-i pür-zerindenBir nâdire-i şefak-izârınYahud ki nesim-i nev-baharınDüşmüş bu yere güzel perinden Abdülhak Mihrünnisa

Gazel

Sen vâr iken ey dost banâ yâar gerekmezCevrin çekeyim gayri vefâdâr gerekmez Cevrin de vefâdır bana derdin de vefâdırBîmar dile bir dahi tîmar gerekmez Cânâ bu cihan içre vefâdâr sanemlerHer kûşede gerçi nicesî vâr gerekmez Kûyunda senin dâima uryan olayım tekCennete banâ hulle ü destâr gerekmez Mest-i mey-i aşk ol, yürü âlemde ki MihrîPes rind-i …

Devamını oku

Anarlar haşredek elbet şiirden zevk alan ahbâb

“Elbette Nedimaya gelirken susar ebcetBir lâle yeter başkaca tarihe ne hâcet.” Büyük Ahmet Nedim’in kârı öğretmek imiş her anŞiir hem bilgi dünyasında üstün usta bir insan Bir akşam ansızın bir çağrı ermiş “Gel” deyu haktanNe can kalmış ne canan ne yoldaş ancak tertemiz imân Anarlar haşredek elbet şiirden zevk alan ahbâbÖlüm tarihi olmuş Nedim’i şah’ı …

Devamını oku

Besbelli

Besbelli ölümüm sabahleyindir, İlk ışık korkuyla girerken camdan. Uzan başucumda, perdeyi indir, Mum olduğu gibi kalsın akşamdan. Sonra koş terlikle haber vermeye, “Kiracım bu sabah can verdi” diye, Üç beş kişi duysun ve belediye Beni kaldırmaya gelsin odamdan. Evden çıkar çıkmaz omuzdan tabut, Sen de eller gibi adımı unut. Kapımı bir kaç gün için açık …

Devamını oku

Ölüm Şarkısı

Ölmüşüm… Yanımda hiç kimseler yok; Vücudum, soğumuş bir yataktadır, Ruhum, karanlıkta kaybolan çocuk Gibi başucunda ağlamaktadır. Artık her şeylerim uzaklaşıyor, Beni bırakıyor elbiselerim; Ayağım başıtndan ayrı yaşıyor, Alnımın terini duymuyor derim. Kulağım sesleri duyarmış gibi, Boşluğun içinde açılmış kalmış; Arkasında hâlâ göz varmış gibi Gördüğüm bir derin hayale dalmış. Elimle yüzüme dokunabilsem Besbelli yüzümü tanımaz …

Devamını oku

Dilek

Bir küçük, bir küçücük evim olsa; İçinde bir küçük, bir küçücük halım olsa; Bütün bunlar benim öz malım olsa. Masam, mürekkebim, etajerim, Penceresinde benim perdelerim, Etajerinde kitaplarım olsa. Bir ufak, bir minicik evim olsa;İçinde bir kadın, beni parasız pulsuz seven bir kadın Bu kadın karım olsa! Nerde, hangi şehirde olursa olsun, Bir küçük, bir küçücük …

Devamını oku

Ahret

Bu garip dünyada ben yadırgadım yerimi…Yıllardan sonra bir gün görüp çektiklerimi,Tanrım, bir meleğine emredecek: “Yetişir!” Gözlerimi o saat sessiz kapayacağım.Beni bekleyedursun artık ılık yatağım,Bütün yorgunluğumu alacak bir teneşir. Bir yükü atmış gibi sırtımda bir hafiflik,Oraya geçmek için aşacağım bir eşik.Bir lâhza tutacağım bana uzanan eli. Bir el gözlerimdeki perdeyi sıyıracak.Onları bulacağım!.. Ve annem şaşıracak:“Oğlum! Ne …

Devamını oku