Kategori: Türk Şiiri

Kan Atlası

emel’e “ben babamın yuvarladığı çığın altında kaldım.”çolak mırıltılarla dövmelenen çocukher gün her gece eğer adasında,gözü ağzı elinden alınmış, yosunlarsarmış bedenini çığlıklarken bunu su içinde…karada, hançer suratlı abinin rüzgarın uçar adımları.geçmiş ilmeğinde saklıdır arzusuiçinden karanlık, tekrar ve ilenç sızdıran hayret taşında.”soruyor hatırasında,sırtımda ve sırtında gezinen bu ürperti kim,bir damla süt yerine bu ağu kim?”ay gözüyle bakmayan …

Devamını oku

Keder Gibi Ödünç

Ieskiden köpeğim gibiydi şiirne zaman üzülsem hissederdi ve yanıma gelirdi yaşlı bir köpek şimdi şiirimne kulağı duyuyor ne yüreği IIo zamanlar öyle yaralıydım kibunu yalnızca bir hayvan anlayabilirdi hayvandan anladığım bir şey varsainsanlardan hiçbir bok anlamadığımdır hayatta anladım ki: bir insanda hayvan şart IIIbazıları ağaçtan toplar kelimelerinibazıları taştan çıkarır şiirinibazıları aşkını çölden…ben hiçbirinden… geceye kalmış …

Devamını oku

Devrimiçi Sosyal Paylaşım

Bir etkinlik daveti:Alper gencer seniYeni bir okuma etkinliğine davet etti. Başlıca haberler:Dünya ortadoğudan gelen ayak sesleriyle uyandıDevrilen domino taşlarına benziyor diktatörlerAradığı ümidi devrimde bulan insanlar mutluAfrika’da devrimcilik kazandırıyor, kabileler şokta Haber kaynağı:Tunus, mısır, libyaYemen, cezayir, ve fas bekliyor sırada Bildirimler:Libya halkı büyük bir devrim yapmak istiyorOnayla Kaddafi halkı tarafından zalim bir diktatör olarak etiketlendiAltı buçuk …

Devamını oku

Bîmaram ey ecel, bu gece bekle yânım al

Bîmaram ey ecel, bu gece bekle yânım al Rûz-i firak-i dilberi gösterme cânım al   Âl ile gönlün almağ içün cümle âlemin Geymiş zerafet ile o gonce dehânım al   Ol kaşları kemâna ilet bir nişânımı  Ey murg-ı kûy-i yâr ölücek üstühanım al     Taşlıcalı Yahya Bey

Hüzünlü Gezinti Güvertesi

I Kimbilir hangi ürkek mevsimi alırsıngizlice odalara,saçların balkonları terk edeli kimbilirne kadar olmuştur?-annene göstermeden aşağı akardı saçlarınkaç kez eksilip çoğalırsın dişlerini fırçalamayıezbere bildiğin günlerde… Mor bir kedi geceyi sıyırarak geçiyordurkuyruğunda teneke yıldızlardüşlerinle buluşurken lanetli aynalardasöylesene hangi ürkek mevsimi alırsıngizlice odalara… Ne gece yer rüşveti ne benSöz! Annene söylemem… II Yüzümhangi dağa baksamiçinde öfkelerinden habersizkorkunç atlar …

Devamını oku

Eksik Cinayetler

I Kendine kucak arayan gövdekendini yok eden gövdeyitirdin kendini işteartık ne yurt sanane varolabiliyorsun başka evde. Bu mum medeniyetindebu metal öznedebu cam sözdene yurt sana dilne şölen yeterince. II Ben büyüdümakasyalar öldüüzgünüm. dışınız çok kalabalıktıbeni içinizdeki zindana attınızdıolur ya bir günsuyu hatırlar şelaleşeytan utanmayı öğrenir veyüzleşir yüzünüz mevsimlerle sırf bu yüzden büyüdümdü, akasyalar öldü. III …

Devamını oku

Eski Bahçenin Hafızası

Yakınında değilim öfkeninve uzağında da değilim rastlantınınkısa ânındayımve sonsuzluğun da ardındaah! öfke için geç vakitteyimçölden çıkmak gerek bunun için,atları denize sürmek…Oysa kimseden çıkartmadım öfkemisaçlarımı uzatmak için kimseyesöz vermedimkimseye yakın değilim inansusmaktayım, uzağında değilim unutmanınah! öfke için geç vakitteyimdurup dururken bir yerdekarşıma çıkan rastlantıdayımhafızasındayım eski bahçeninsarhoş asmaların biriktirdiğiboğazımı yakan acı bir imgedeyimgüneşi anımsamada,ve orada durmaktaama orada …

Devamını oku

Herkese Günaydın

ben biraz sevineceğim siz şu odaya geçin istersenizben biraz askere gideceğim ben biraz evleneceğimbirazdan kilisenin çanı çalacak birazdan akşam çatırdayacakbirazdan şu bacağımı indirip şu bacağıma koyup birazdanbütün insanlar beni hatırlayacak beni çağıracak beni ağlayacakbirazcık bir arkadaş lazım öyleyse öpüyorum gördüğüm ilk kızı: herkese günaydınherkese merhaba ve hatta burjuvaya dainiyorum ben topraktan göğe doğru güzellik olupkötü …

Devamını oku

Gül

sevgili gül,-gül sen bana gül! sana onca kuşatmadanbirikmiş ter içinde, yorgunluk içinde geldim.Sorma bana, nedir karşılığı aşkın bir insandasavaşın, cinnetin kıyametin çağında. Ruhumla bu hayat arasında kurduğum bu köprüye“ah çok sallantılı” diye bakıyorlar.Evet, çok haklılar.Göçebesiyim çünkü bozkırın ve her günufkun mor çizgisini özlüyorum.(Önce de söylemiştim, bu dünyaya ben atları sürmeyegelmiştim.)Evet, haklılar. Kanımı ben bir kıl …

Devamını oku

Derin Zaman

Ben senin sınırlı gövden ile beni sonsuz sarmanı diledim. Uykum seninle kışın kolları arasında devrilerek dönerek tamamlansın, içimde kuzeyin kuşları sussun istedim. Kışı ve kışın kalbimde ağırlaşan meyvesini, çiy düşmüş, soğumuş, donmuş bir dili hatırlamak için beni büyüleyen o kimyanın boşluğunda durup yalvardım: Beni bu siyah boşluğun içine bırakma, derin bir zaman istedim senden, ama …

Devamını oku