Kategori: Türk Şiiri

Gönülden Gönüle

ama bir şeyler vermek isteyen sensen birine,
kendin yola çık hemen, onu bekleme.
gençleştirir, güçlendirir
bunun için teptiğin yollar seni.

Susma Sanatı

önce üç gün, sonra üç ay,
sonra belki üç sene
Tanrıdan başka
kimseyle konuşmamayı dene,

Sol Elle Tutulan Günlük

kitapların kendisi, dedim
puta tapınmayı men etmeselerdi,
benim gibiler için kolayca
puta dönüşebilirlerdi.

Geciken Dua

elbette seviyorum Seni,
seviyor olmalıyım yani,
ama yaşlandım, unutuyorum,
karıştırıyorum sık sık
Seninle ilgili duygularımı
ve yaşadıklarımı
başka yaşadıklarımla
bu uzun yolda.

Büyük Yol

yüreği hızlı çarpanları alıyoruz yanımıza,
içi mezar gibi daralanları…
ve çalmaya gidiyoruz Tanrı’nın kapısını.

Sol Elle Tutulan Günlük

yaşlanıyorum, evet
ve aramızda bu giden gelen
şiirler ve ezgiler
rüzgârın nefesiyle birer birer
silinip gidiyor zihnimden
kuma çizilen resimler gibi!

Sevinçler Bizimle Gelmez

Sevaplar, yol arkadaşlarımız
Hayat yolunda yan yana yürürüz
Vicdan azapları başımızın belası,
Çıkış kapısı yolunda bu âlemin
Bizden hızlı yürürler önümüzde;

Dertli Yıllar

Tez silindi tezhibi, laciverdi,
Sevincin, neşenin, bahtın
Bilmem saadeti resmetti mi Abidin Bey,
Hayyam! Sen elemin takvimini yapar mısın?

Sevginin Ardından

Denizi üç günde geçen serçenin
Bir seher vaktinde soluk soluğa
Tünediği dalda şenlik gibisin

Kimse

Taşı söze çevirmeye çalıştım ve katı
şöhretini hayatın birkaç sözle hafifletmeye:
—N’olur bana taş atma, öyle ağır ki
benim taşıdıklarım, atamam bile sana!