Ârif ol ehl-i dil ol rind-i kalender-meşreb olNe Müselmân-ı kavî ne mülhid-i bî-mezheb ol Akla mağrûr olma Eflâtûn-i vakt olsan eğerBir edîb-i kâmili gördükde tıfl-ı mekteb ol Âf-tâb-ı âlem-ârâ gibi sür hâke yüzünKevkebe basdır cihânı hem yine bî-kevkeb ol Lâ-mekân ol hem mahallinde yerin bekle yineGâh mihr-i âlem-ârâ gâh Mâh-ı Nahşeb ol Âşık ol amma …
Kategori: Şiir
Şub 23
Gazel
Yazanlar peykerim destimde bir peymâne yazmışlarGörüp mest-i mey-i aşk olduğum mestâne yazmışlar Bana teklîf-i zühd etmezdi idrâk olsa zâhiddeYazıklar kim anı âkil beni dîvâne yazmışlar Değildir gözlerinde sâye-i müjgânı uşşâkınHatın resmin beyâz-ı dîde-i giryâne yazmışlar Benim âşık ki rüsvâlıkla tutdu şöhretim şehriYazanlar kıssa-i Mecnûnu hep yâbâne yazmışlar Nice zâhirdir ey Nef’î sözünden dildeki sûzunYazınca nüsha-i …
Şub 23
NEF’Î FELEK İLE NEDEN SÖYLEŞMİYOR?
Tûtî-i mu’cize-gûyem ne desem lâf değilÇerh ile söyleşemem âyînesi sâf değil Ehl-i dildir diyemem sînesi sâf olmayanaEhl-i dil birbirini bilmemek insâf değil Yine endîşe bilir kadr-i dürr-i güftârımRûzigâr ise denî dehr ise sarrâf değil Girdi miftâh-ı der-i günc-i ma’ânî elimeÂleme bezz-i gevher eylesem itlâf değil Levh-i mahfûz-ı suhandir dil-i pâk-i Nef’îTab’-ı yârân gibi dükkânçe-i sahhâf …
Şub 23
Yağmurdan Fazlası
Yağmurdan fazlasıdır bu gece kutlamalarımızın üzerine yağanŞimşekten fazlasıdırBu saçma sapan kart oyunundaki kandırmacadan fazlasıdırHüzünlü zamanlardan fazlasıdırCceplerimizin hiç biri altınla dolu değilKimse gelin çiçeğini yakalayamamışÜstüne yığılacağımız ölü bir başkan yokHiçbir şey yolunda gitmiyor…Kuru bir elvedadan fazlası var sana söylemek istediğimKırık kalbine sıkıştırılmış sıkıntıdan fazlası Tom WaitsÇeviren: Elvan Okaygün
Şub 23
Ağrıyınca Kar Yağıyor
Ağrıyınca kar yağıyor bu seziş saatindeparmaklıklar sessiz ve ıslakken tüm solgunluklaruzaktı oyunların sonuna zamanyaratılmışı kullanan saklı gözlerinden biriyleyol aralarına gizlenmişi düşürüyor yavaştan. Bu nehir sürükleyişiyleve o ince ıslaklıkla yaşamarengarenk karartılardanve bir sonbahar ölüsünden tırmana tırmanayüzleri yüzlere gizleyip bir bakıvermekti uzaktansoluk soluğa kapanan gölgelerinaralanmadan yığılan yankısında içten içe –bir denizse kırılıverdi gözlerimde. Geldiğim yer yürürdüve artık …
Şub 23
Kesmedim ümmîd vaslından, kesildi her emel / Havf-ı firkatte kalıp nâdâna minnet etmedim
Nâre yanıp aşk-ı pâkinden ferâgat etmedimMahvolup cânân yolunda cânâ rağbet etmedim Kesmedim ümmîd vaslından, kesildi her emelHavf-ı firkatte kalıp nâdâna minnet etmedim Çektim el benden, bana benlik veren bildimki Sen,Benliğimde kaldığımca zerre rahat etmedim Bir zaman sen, ben, gönül, sevdâ, elem, derd var idiHiçbirinden bir zaman kalben şikâyet etmedim Zu’m-i zâhiddir mükâfat ü mücâzat-i ibâdBilmedim …
Şub 23
Aşkın kime yâr olur dâim işi zâr olur
Aşkın kime yâr olur dâim işi zâr olur,Dinmez gözünün yaşı yanar içi nâr olur. Sevdâ‐yı zülfün kimin takılsa gerdanına,Mansûr gibi âkibet yolunda ber‐dâr olur. Leylâ‐yı aşkın senin her kimi mecnun eder,Firkât oduna yanup her gice bîmâr olur. Varlık cibâlin kesüp dost iline yol eder,Ferhatleyin gözünün yaşları pınâr olur. Şol İbrahim Edhem’i derviş eden aşkındır,Derdine düşen …
Şub 23
Yeter çalındın ey hâce fenâ mülkün metâına,
Nazar kıldıkça insâna gönül hayrâna dolanur,Acebdir kimi Hakk ister, kimi butlana dolanur. Gel ey dertsiz kişi dervişliğe duruş sâ’y eyle gel bundaBu hâl ile olursan bil işin hüsrâna dolanur. Nedendir kani olmuşsan murad‐ı nefse dalmışsın,İçine hırsı almışsan işin şeytâna dolanur. Yeter çalındın ey hâce fenâ mülkün metâına,Çok uzatma ki Azrâil gelür bu cânâ dolanur. Gönül …
Şub 23
Şöhretim isyan benim sen afv ile meşhûrsun
Sâyesi düşmez yere bir böyle nahl-i Tûr’sunMihr-i âlem-gîrsin başdan ayağa nûrsun Târik-i gülzâr-ı âlem mâlik-i mülk-i ademMünkirîne mahz-ı mâtem mü’minîne sûrsun Sensin ol şâh kim Süleymanlar kapında mûrdurOn sekiz bin âleme hükmetmeğe me’mûrsun El benim dâmen senin ey rahmeten li’l-âleminŞöhretim isyan benim sen afv ile meşhûrsun Padişah-ı evvelîn ü kıblegâh-ı âhirînEvvel ü âhir imâmu’l-enbiya mezkursun …
Şub 23
Bir hasîrüm yoğ iken külbe-i ahzânumda
Bir hasîrüm yoğ iken külbe-i ahzânumdaBûriyâ nakşı görinür ten-i üryânumda Sâyemi ben başuma ben gün doğacağın bilürinBaşa ol gün mi doğar sâye görem yanumda Merdüm-i dîde ciger gûşelerini néce birGötürem kendü yetîmüm gibi dâmânumda Yédügüm ayru géderken seg-i kûyuñla benümGörmedüm nân u nemek hakkını yârânumda Baña ol nâme-i amâl yeter ÂHÎ kimYâr hattıyla ğazeller ola …