Günahım işret olsun affeden Hüdai Ekberdir,Bu halı ta’n eden insan değil bir laet-i şerdir. Biri gizli günah etse olur mu gözleri mahmur,Bilinmez böyle mücrimler neler vardır neler vardır. Kıyamet kopsa da görsek ibadullahı seyretsek,Sukara, zümre-i sofi, müra-i hep beraberdir. Benim bu işretimde kıl kadar hakkul abd yoktur,Şefiül müznibin affettirir emri mukarrerdir. Çekersen bir kadeh bâde, …
Kategori: Şiir
Şub 23
Yana Sızıla
I./ Yontular, hepsi dağılıyorlar. Ağolup dağılıyorlar. Öptüğün an. O yerde; ırmağın denize döküldüğü,bildik bir çiçeğin koparılmadığı, biraçalyanın varlığından habersiz,kuşların kısacık öttükleri veöldükleri, kimsesiz çocukların ırmak–ırmağın sürüklediği akağaçlarıtopladığı ve yonttuğu o kıyı,o kıyıda; yontular, hepsi de ağolup dağılıyorlar, o kıyıda, güneş–güneşin sürüldüğü ve ırmak denizedökülürken kopuk denizcileriniçki şişelerini kırıp uzun,gözalıcı dalgakırana gittiklerio kıyıda, dalgaların durmaksızın vur-vurdukları-bir …
Şub 23
Ne Var ki Avucunda
ölesiye çalıştın ya da hiç çalışmadınhiçbir sevinç -sevinç ne- hiçbir şey yokşu gecenin ucundave öteki boşluklar ürpertiyor insanıtek başına olmanın dengesine vuruncaevet şimdi ne var bakalım avucunda:dövüş mü, yenilgi mi, bir bulut parçası mıaşkın fotoğrafı olan bir mayıs sonrası mıbir türkü mü, bir asker matarası mıterhis tezkeresi mi, karakol sırası mıbecerikli bir anahtar mı, bir …
Şub 23
PAUL ELUARD’IN ANISINA
Ölenin mezarına koy,yaşamak için söylediği sözcükleri.Yerleştir başını onların arasına,bırak hissetsinözleminkıskaç gibi dilini. Ölenin göz kapaklarına koy,ona sen diyenden esirgediğive tıpkı onunki gibi çıplak bir el,ona sen diyenigeleceğin ağaçlarına aşıladığında,yüreğindeki kanla görmezlikten geldiğisözcüğü. Koy bu sözcüğü gözkapaklarına:Belki dehenüz maviliğini yitirmemiş gözlerine,bir başka, daha yabancı mavilik girer de,ona sen demiş olan,bir rüyaya dalar onunla, biz diye. Paul …
Şub 23
Ârif ol ehl-i dil ol rind-i kalender-meşreb ol
Ârif ol ehl-i dil ol rind-i kalender-meşreb olNe Müselmân-ı kavî ne mülhid-i bî-mezheb ol Akla mağrûr olma Eflâtûn-i vakt olsan eğerBir edîb-i kâmili gördükde tıfl-ı mekteb ol Âf-tâb-ı âlem-ârâ gibi sür hâke yüzünKevkebe basdır cihânı hem yine bî-kevkeb ol Lâ-mekân ol hem mahallinde yerin bekle yineGâh mihr-i âlem-ârâ gâh Mâh-ı Nahşeb ol Âşık ol amma …
Şub 23
Gazel
Yazanlar peykerim destimde bir peymâne yazmışlarGörüp mest-i mey-i aşk olduğum mestâne yazmışlar Bana teklîf-i zühd etmezdi idrâk olsa zâhiddeYazıklar kim anı âkil beni dîvâne yazmışlar Değildir gözlerinde sâye-i müjgânı uşşâkınHatın resmin beyâz-ı dîde-i giryâne yazmışlar Benim âşık ki rüsvâlıkla tutdu şöhretim şehriYazanlar kıssa-i Mecnûnu hep yâbâne yazmışlar Nice zâhirdir ey Nef’î sözünden dildeki sûzunYazınca nüsha-i …
Şub 23
NEF’Î FELEK İLE NEDEN SÖYLEŞMİYOR?
Tûtî-i mu’cize-gûyem ne desem lâf değilÇerh ile söyleşemem âyînesi sâf değil Ehl-i dildir diyemem sînesi sâf olmayanaEhl-i dil birbirini bilmemek insâf değil Yine endîşe bilir kadr-i dürr-i güftârımRûzigâr ise denî dehr ise sarrâf değil Girdi miftâh-ı der-i günc-i ma’ânî elimeÂleme bezz-i gevher eylesem itlâf değil Levh-i mahfûz-ı suhandir dil-i pâk-i Nef’îTab’-ı yârân gibi dükkânçe-i sahhâf …
Şub 23
Yağmurdan Fazlası
Yağmurdan fazlasıdır bu gece kutlamalarımızın üzerine yağanŞimşekten fazlasıdırBu saçma sapan kart oyunundaki kandırmacadan fazlasıdırHüzünlü zamanlardan fazlasıdırCceplerimizin hiç biri altınla dolu değilKimse gelin çiçeğini yakalayamamışÜstüne yığılacağımız ölü bir başkan yokHiçbir şey yolunda gitmiyor…Kuru bir elvedadan fazlası var sana söylemek istediğimKırık kalbine sıkıştırılmış sıkıntıdan fazlası Tom WaitsÇeviren: Elvan Okaygün
Şub 23
Ağrıyınca Kar Yağıyor
Ağrıyınca kar yağıyor bu seziş saatindeparmaklıklar sessiz ve ıslakken tüm solgunluklaruzaktı oyunların sonuna zamanyaratılmışı kullanan saklı gözlerinden biriyleyol aralarına gizlenmişi düşürüyor yavaştan. Bu nehir sürükleyişiyleve o ince ıslaklıkla yaşamarengarenk karartılardanve bir sonbahar ölüsünden tırmana tırmanayüzleri yüzlere gizleyip bir bakıvermekti uzaktansoluk soluğa kapanan gölgelerinaralanmadan yığılan yankısında içten içe –bir denizse kırılıverdi gözlerimde. Geldiğim yer yürürdüve artık …
Şub 23
Kesmedim ümmîd vaslından, kesildi her emel / Havf-ı firkatte kalıp nâdâna minnet etmedim
Nâre yanıp aşk-ı pâkinden ferâgat etmedimMahvolup cânân yolunda cânâ rağbet etmedim Kesmedim ümmîd vaslından, kesildi her emelHavf-ı firkatte kalıp nâdâna minnet etmedim Çektim el benden, bana benlik veren bildimki Sen,Benliğimde kaldığımca zerre rahat etmedim Bir zaman sen, ben, gönül, sevdâ, elem, derd var idiHiçbirinden bir zaman kalben şikâyet etmedim Zu’m-i zâhiddir mükâfat ü mücâzat-i ibâdBilmedim …