Bir civan bir siyâh meşcereninEn karanlık yerinde yatmıştı;Başını bir garîb şeb-pereninZıll-ı şeb-rengine uzatmıştı. Nevhalar, giryeler, şikâyetlerAna olmuştu câme-hâb-ı huzûr.Bir müebbed şeb-i siyeh-peykerAnı etmişti ser-girân-ı fütur!.. Gönlü ağlardı gülse çeşmânı;Gözüne yaş gelirdi güldükçe;İncinirdi hayâl-i giryânıGözünün yaşları döküldükçe. Rû-yı zerdindeki uçukluktanMütehâşî olurdu berk-i hazân;Leb-i zârındaki donukluktanLâl ü hayran kalırdı hep mürgân! Sinesinde halîde bir hançerSallanırdı teneffüs ettikçe;Rahm …
Kategori: Şiir
Şub 23
Çağrı
gel dört gözle bekliyorumkayıklarla pencereden girsedire kurulodada yelken açyapış sulyenli dubalarımazehirli midyelerinle gel de nasıl gelirsen gel Oktay Rifat
Şub 23
“Acele Giden Ecele Gider”
Güneş açtı, uzun sürmedigözle görülmüyor. Çocuk okula başladı, uzun sürmedi bir yerde çalışıyor. Rüzgâr esti, uzun surmediyaprak kımıldamıyor. Delikanlı oldu, uzun sürmedi ev geçindiriyor. Kar başladı, uzun surmedisular akıyor. Karısı iyileşti, uzun …
Şub 23
Niko’nun Kahvesi
Niko rakı içer sandalı boyamazsa.Niko susar. Onun sessizliği bürümüşMasaları. Onun yalnızlığıdır, kireçBadanalı, yamrı yumru, bu ak duvarlar.Semaverin hemen yanıbaşında dururKöstence’de bir dükkândan aldığı gemi.Bu resim Pire’nin, bu böcekler Batum’un,Bu ağlar tonla balık akıttı karaya.Niko, eski yazlarda çığrışan martılar,Zıpkından kurtulmuş kılıçlar, ahtapotlarVe en sıcak güneşlerle karmış harcınıKahvesinin. Lipsoslar yine derindedir.Orfos, beygir gibi kısar kulaklarınıKefalos’taki sivri taşın …
Şub 23
Çiçek Yerine
Yüzüne bak güneşin.Yüzüne bak körfezdeki denize düşen güneşin.Yüzüne bak acılı aşkların üstüne inen güneşin. Gelişine bak akşamın.Gelişine bak körfezdeki denize çöken akşamın.Gelişine bak yarım yamalak aşkların üstüne giden akşamın. Hayatı unutma.Yeniyi unutma.Yaşayanı unutma. Sen ki duvarlardan akar sulara baktın ağladın.Leğenlere dolan yağmura baktın ağladın.Özendin sulara ve yağmura.Kalbini gözlerinin yerine koydun.Aktı mı sanki kanlı günlerin gecelerin …
Şub 23
Mısır Dönüşü
Doldur kadehimi Hasan Can! GüneşeTutsam derimi, ısıtmıyor. Bu mintanKefenden daha soğuk! Versem ateşeGirit ve Rodos’u, kızoğlankız, civan Kırk Macarlı odalık, bel, kasık, meme,Dizsem karşıma, nafile! Ne Çaldıran,Ne Şam, Mısır, su serpmez yavuz gönlüme,Bir çeki taşı gibi üstümde Zaman Ve soyulmuş etimde bin sırtlan anı.Varın gidin cellata, vurulsun boynuYunus vezirimin! Hasan Can, şarap koy Ki dönsün …
Şub 23
Değişmez
Bu yılları boşuna beklemişimgünler solup giderken damlarda, odalarda.Gençliğimgöster yüzünü bana:Bakarımkorkularım, kuşkularım silinir. Nedir bu kitaplar, bu şiirler?Nedir kayalaşmış sıkıntılar uçup giden sözler?Nedir aklımın ermediği şu olup bitenler? Buduyor zaman dalları, acıları.Hayatım, kapalı bir havaaçılmıyor.Geldiğim yerlere kayıyor gözlerim. Çocukluğumver elini bana.Kuşat kökleri, geleceği.vaadlarla gelme, karlarla gelkızaklarla gel, faytonlarla…Senden uzakta eridi gençliğim. Ölümümduy çığlığımı.Duyur kendini bana.Tanıyamıyorum bu …
Şub 23
Amnesia
Metin Erksan ve Mustafa Irgat için. ‘Rüzgâr suyun üzerinde durdu, ve ben yorgunum,’sanki kan, çocuk gözüyle, dağılıyordu göğe,duvara asılan resim, örselenmiş bakışlariç-içe geçtikçe! ‘Ve ben yorgunum’ derken bir harfyuvarlandı kan gölüne, göle. Ossessione! Akşam, gül yapraklarıyla birlikte iniyorduşehrin kubbelerine, dem çeken güvercinlere.Akşam, ömrün sonunda gül …
Şub 23
Yeter çalındın ey hâce fenâ mülkün metâına,
Nazar kıldıkça insâna gönül hayrâna dolanur,Acebdir kimi Hakk ister, kimi butlana dolanur. Gel ey dertsiz kişi dervişliğe duruş sâ’y eyle gel bundaBu hâl ile olursan bil işin hüsrâna dolanur. Nedendir kani olmuşsan murad‐ı nefse dalmışsın,İçine hırsı almışsan işin şeytâna dolanur. Yeter çalındın ey hâce fenâ mülkün metâına,Çok uzatma ki Azrâil gelür bu cânâ dolanur. Gönül …
Şub 23
Şöhretim isyan benim sen afv ile meşhûrsun
Sâyesi düşmez yere bir böyle nahl-i Tûr’sunMihr-i âlem-gîrsin başdan ayağa nûrsun Târik-i gülzâr-ı âlem mâlik-i mülk-i ademMünkirîne mahz-ı mâtem mü’minîne sûrsun Sensin ol şâh kim Süleymanlar kapında mûrdurOn sekiz bin âleme hükmetmeğe me’mûrsun El benim dâmen senin ey rahmeten li’l-âleminŞöhretim isyan benim sen afv ile meşhûrsun Padişah-ı evvelîn ü kıblegâh-ı âhirînEvvel ü âhir imâmu’l-enbiya mezkursun …