Kategori: Şiir

Son Çağrı

Kan çok eski bir ırmak Bütün köprüler yıkık Sessizlikte ses korkak Ağ örüyor karanlık -Güneşin benim- derdin, Doğacaksan doğ artık! Aşk, çok eski bir bahçe Bıçak bıçak hıçkırık Gülleri ben suladım Ben’de kaldı kuraklık -Yağmurun benim- derdin, Yağacaksan yağ artık! Biz, o iki eski kuş Nedendir bu uzaklık? Tüm ormanlar kaybolmuş Kör kuyuda bir çıkrık …

Devamını oku

Başbaşa

İşte bir vazoda açmış iki gül İşte bir saksıda eşsiz kuşkonmaz. Gülleri gördükçe gönlüm bir bülbül Saksıya baktıkça içimde bir haz. Dışarda fırtına, uğultu, tipi Odada sessizlik tutulur gibi. İşte o da geldi, evin sahibi Oturduk, eskiden konuştuk biraz. Dışarda fırtına, tipi… Yerler kar İçerde başbaşa iki bahtiyar. Onları ısıtan eski bir bahar Dışarda yepyeni …

Devamını oku

Ölüme Dair

Ölümü zararsız bir mahlûk haline getirmek istediler………………………………Göz yaşını icat ettiler.Kimisi tuzunu az buldu kimisi çok,………………………………Velhasıl beğenmediler.Ölüme kardeş gibi ısınmak istediler;Kabristanın tuttular elindenŞehrin orta yerine getirdiler,Taş üstüne taş kodularÜstüne nakış oydular.Serviler açıldı orta yerindenİçerisine rengârenk kuşlarYemyeşil dualar dolduruldu. Ölüme kardeş gibi ısınmak istediler.Şiiri seferber eyledilerDolaştı asırlarca mısralar kabir kabirSalındı servilerden yiğit bestelerŞiiri seferber eyledilerVe elbirliği ileGökyüzünün …

Devamını oku

Aşk Daha Yoğundur Unutuştan

42 aşk daha yoğundur unutuştan daha ince hatırlayıştan daha seyrek ıslak bir dalgadan daha sık becerememekten odur en çılgın ve aysı ve daha az olmayacaktır tüm denizlerden, ancak o daha derindir denizlerden aşk daha az süreklidir başarıdan daha az hiçtir canlı olandan daha az büyükçe ilk başlayıştan daha az küçükçe bağışlamaktan odur en sağlıklı ve …

Devamını oku

Yaz Kalbiyle Gelir

Yaz kalbiyle gelir aramıza. Çocukça bir nazla hızlanan suskun ve acemidudaklara.. Yağmuru ve bulutu tutar, gölü efsunlar, soğuk bir bahçe tadı bırakır gözlerin kilitlendiği bîçare dakikalara.. O kalp üşüten haz, her sabah rûha değen netameli sıyrık; ürpertir dili ve dilin içinde yırtılan kasveti.. Bütün gece bir mahzen sızısıyla mayalanan niyâz! Yolar sıcağın esmer tenini; tan …

Devamını oku

Kırkikindiler

“Bu sarı, tok tütünü senin için ayırdım: senin için soydum domatesin kabuğunu, senin için dildim, tuzladım.” “Senin için perdaha çektim içimdeki hayvanı; gövdemi yaya, burguya aldım senin için. Bu koku, bu kor, bu gemsiz istek senin açlığın için.” “Toprak suya doydu bu yıl, ben sana daha doyamadım,” diye sürdürüyor kadın, içinden. “Yüzündeki gururlu umutsuzlukla içimdeki …

Devamını oku

Dalgıç

Giyindim. Yittiğim bilmezler. Görünmem dibe indim, yeşil düşler yosunlar düşkırıcılar da ardımda yüzey ince, dokunsalar kırılır toplayamam kalsın orda Dönmem bana kalsa, kendim amfora kimlerin serüvenine girdiğimi unutsam isterim yukarda dışarda böyle sessiz deniz ikimiz düşkırıcılar da ardımda belki daha sonra bir başka sefere dönerim sessiz görmezler göstermem batık kalırız Gülten Akın

Yenilik İsteği

İşitilmemiş sözler bulsam, garip cümleler söylesem,Kimselerin kullanmadığı bir dilim olsaTekrarlanmamış, bayatlamamış deyimlerimleEskilerin sözlerinden uzaklaşsam. Rahip Haheperesenb

Duyuş ve Düşünüş

Sevdiklerim göçüp gidiyorlar birer birer, Ay geçmiyor ki almıyayım gamlı bir haber. Kalbim zaman zaman bu haberlerle burkulu; Zihnim düşünceden dağınık, gözlerim dolu. Kaybetti asrımızda ölüm eski hüznünü. Lakayd olan mühimsemiyor gamlı bir günü. Çok şey bilen diyor: “Gidecek her gelen nesil Ey sâde-dil! Bu bahsi hayatında böyle bil ! Hiç durmadan, hayât öğütür devreden …

Devamını oku

Dar Zaman

Daha katı günler yolda, yakın. Dönekliğe ayarlanmış zamanlar görünür gitgide çevren çizgisinde, çekip bağlarsın yakında ayakkabılarını, köpekleri avlulara geri kovalarsın. Balıkların içi çoktan buza kesmiştir çünkü yelde. Yoksulca yanar ışığı kandillerin. Sisi tarar bakışların: Dönekliğe ayarlanmış zamanlar görünür gitgide çevren çizgisinde. Ötede sevdiğin kuma batıyor, çıkıyor kum dalgalanan saçlarına, doluyor sesine, düşüyor ortasına dediğinin, sevdiğine …

Devamını oku