I Bilinmez hangi şehirdeYaşarsın aşktan habersiz,Küçük çakıl taşım, nasıl bulayım!Kaybolmuşsun bir kocaman nehirde. Bu kimin çocuğu, der, seni görenler.Benim çocuğum, diye, sesim gelir uzaktan.Bunca kötülüğü bağışlatır bakışınYanakların kızarır ağlamaktan. Bir gün sokakta rastlasam, elleriniAlsam avuçlarıma okşasam.Sıcaklığını tanır da mısralarımdanKız kardeşimsin sanırlar belki. Son orada, ben buradaBirbirimizden habersizAyrı yaylalarda yeşeren otlar gibiBekleye bekleye çürüyeceğiz. II Senin …
Kategori: Şiir
Şub 23
Batıl Şiir Duası; Manifesto
Bazen yaşamak; ağır ve ağrılı bir ölüme sebebiyettir.Hayat tıkılıp kaldığın bir fanus olduğunda ölüm; tek nefes alma şeklidir. Her şair nefes darlığını şiirle genişletir. Batıl bir inanca göre; şiire sağ ayakla girmem gerekiyordu, sağım solum belli olmuyor bugünlerde ve omuz kavgasında meleklerim. Şiiri kalemine göre uzat diyorken Tanrı mürekkepten çalmayı düşündüm ki düşünmek; Ağır suç, …
Şub 23
Hissen Yok Bu Akşamda Senin
Hissen yok bu akşamda senin,sen öğleden beribu renk renkbu çeşit çeşit söylenen şarkınınartık haricindesin.Tankın gölgesi uzandı üstüne kadar,nerdeyse, habersiz gün batacak.Tamamen çekmiş göğsünden akan kanıbüyük ve mütehammil toprak.Her şeyin ne kadar şikâyetsiz,saatin hâlâ işliyor bileğinde,onu akşamdan akşama kurardın,tabii biraz sonra duracak.Bugün günlerden cumartesi,dün yazdığın mektup,ancak, dört gün sonra eline değecek karının.Senin orada eskisi gibi sesin …
Şub 23
Yeşeren Otlar
Bir melek su taşıdı,Biri serinlik taşıdı uzaktanBiri yeşillik getirdi.Yıldırım gibi, ama sessizÇimenler sökün etti kara topraktan. Sonra sen geldin dünya güzelim!Yürüdün salına salına,Bastığın yerde güller açtı,Sarıldı ayaklarına. Aşk da yeşeren otlara benzerGünü saati bilinmez.Bakarım bir gün hepsi solmuşDünya güzelim gider gitmez. Cahit Külebi
Şub 23
Sevda Peşinde
Kimsenin başına gelmemiştirBenim başıma gelenler.Hangi günüm sevinçli geçti? Elbette tadı var bu aleminAğaçların çiçekleri var,Kadınların sıcak dudakları,Bin bir türlü hali var denizlerin. Evimdeyken bu saatte benÇarşıya ekmek almaya giderdim,Şehirli bir kadın gibi kokardıEvlerin bahçeleri akşam serinliğinde. Vaktiyle İzmir’e gitmiştimÖmrümde ilk defaAşıklık yüzünden.Şehre girerken ışıklar uçuşuyorRüzgar okşuyordu saçımı tren penceresinde,Kalbim bir bayrak gibi çırpınıyordu. O gün …
Şub 23
Bulut Geçti
Sen şimdi kocanın evinde oturursunVe saçların artık eskisi gibi değilGeceleri yemekten sonraÇorap söküğü dikersinBelki de ellerin soğan kokar Senin kocan bir suratı çirkin adamAğzı açık uyurVe senin vücudun bozulur çocuk doğurdukça Salah Birsel 63 yılda kaç bulut geçti? Günümüzden tam 63 yıl önce, 28 Şubat 1942 tarihli “İnkılapçı Gençlik” Dergisi’nin birinci sayfasında “Bulut Geçti” adlı …
Şub 23
Cenaze Kaldırıcısı Adem
Bir ölü nedir ki bir ölüm nedirAcıyla kirlenmektir, acıya sevinmektir. Siz bilirsiniz, isterseniz biraz gecikirizGelmesine geliriz, birazcık gecikirizNe kadar gecikirsek o kadar iyiyizBen o kadar iyiyim. Bir zamanlar hamaldım, çelenk taşırdımEn güzel çiçekleri ben sırtımda taşırdımCaddelerden geçerdim, büyük vitrinlerin önündenSerlerden bahçelerden güne damlardımRenklere karışırdım, kentin ışıklarınaİçinden soyulan bir portakal gibiKendi içdenizlerimi öper okşardımSüslenmiş gibi olurdumKokular …
Şub 23
Keder gibi ödünç
Keder gibi ödünçkahkaha gibi karanlıkneş’e gibi yapraksızve kasaba gibi akşamsızbu şiir peşimdenbir başkası gibi geldive ben yalnızcamırıldandım onumırıldanmak belki deyetinmektir diyeşiir yerine ödünçkederle Haydar Ergülen
Şub 23
Şiirim
Bir veda havasında bu gece gökyüzüyere değecek gibi yıldızlar,kulaktan dolma korkularladeprem bekler gibi ketum kaldırımlar.… Upuzun geceminsabah içtimasında güneşe tekmilikaytarmışım senden bellinamlusu paslı bir uykuda..Sanki yitirmişim senisol yanımda sağlam bir sancı.Birkaç kaburgam,seni korumak için feda etmiş kendini. Şiirim..İncinmişliğim..Sen düştüğünde aklımaKepenk kapıyor hüzünler.Pervasız bir çocukerik çalıyor bahçemden.Cemre düşüyor ayazıma,salkım salkım sözler topluyorum gönül bağımda;tomurcuk gülücükler çiçek …
Şub 23
Biraz Daha
Kullanmam ucuz özgürlüğü sana sığınırımAzarladığım bir dünyayı suya bırakıpGünlük dövüşü en uygun yerinde keserekVe kan biraz daha akar durur, akmalıdırBir çaresizlik sanırım, öfkem büyür uğunurumOysa bir çiçek bir güzel dünyaya bakmalıdırVe kuytulardan, unutulmaktan tek tekÖlülerimiz toplanacaktır. Senin yıldızların güneşlere dönüşürEn karışık en bozgun bir öğle uykusunda bileVe sonsuz sevinç taşıyan bir çığlıktırBir suyun bir başka …