Kategori: Şiir

Mavi Kar

Tan oldum yerinde tanıdım sabahları.Sanı olduminsanları denedim hayallerimle.Sin oldum yüreğimde yatırdım sevdiklerimi.Şeytan beni affetsinhiç beceremedim kin olmayı. Bu mevsim kar olacağım;ama mavi.Dağlara yağacağımovaya tane tanemavi mavi.Düşeceğim küçük bir köy meydanına.Çocuklar avuçluyacak beni,mor ellerde sıkılacağımkartopu olacağım;ama mavi. Atılacağım küçük kızın başınatam konarken dağınık saçınadağılacağım;ama mavi kalacağım.Koşacaklar üstümdeoynayıpyuvarlanacaklar,ayak izleri kalacak bende. Bir genç kızın koynuna gireceğimeriyeceğim;ama mavi …

Devamını oku

Beklenti

Senden beklediğim,bana göstermelik sözler söylemenbir şeyler yapman değil.Kabuğuma kapandığımdaomzuma dokunman yeterçiçeklerimin yeniden açması için… Senden tek bir kelime yeterbuz tutan bedenimi ısıtmak içinBana dünyaları verme,bana sözler söylemeBen herkes değilimKarşıdaki ya da yanındaki değiliçindekinim. Bana bir şeyler göstermeye çalışma,bir şeyler ispatlama,gücünü sergileme. Ben sana,en yalın olana,yüreğine,bakir ruhuna aşığım. Aramızda ne bir maske,ne bir duvar…Sadece sen ve …

Devamını oku

Yangın Gülü

Gülde yangın var.Aşklar yanıyor.Şehir yanıyor.Gül güle benzemez.Daha ne güller var benim içimde…Say, bitmiyor.Damarlarımda böcekler dolaşıyor.Gül tozları taşıyorlar kalbime.Bütün güller, kalbimde büyüyor.Bir aşk yanıyor. (Su yok.)Yangının ta kendisiyim ben.Çalılar büyütüyorum içimde,güller çoğaltıyorum.(Çalılar suyla büyüyor.) Seyhan Erözçelik

Güzin’in Sonraki Yılları

Koltuğuna gömülür de güzinDerdi ki ihtiyarlıktır önümBeni yalnız bırakacaklar ahYakında bütün aşıklarım Kzım sen bilmezsinDillere destandım ben eskidenBenim gönlümü saran çılgınlıklardıErkeklerin gönlünü saran ben Adülhak Hâmid’i vardı ya FatmanımınBenim de vardı Sâlah Birsel’imİnce olur zeki olur ya her kadın gençliğindeBen de beyazdım uyanıktım güzeldim Ah ah ben evvelleriDağda büyümüş fidan gibiydimBir rüzgar esmeye görsünTomurcuklanır çiçeklenirdim …

Devamını oku

Güzin’in Gençlik Yılları

Ben Güzin’ i düşünürkenGüzin’ in de düşündükleri vardıİnce inceydi parmaklarıMinnacık bir yüzü vardı Güzin’ in aklındaAtlar arabalarDaha başka erkeklerBaşka hayatlar vardı Güzin’ in kedileri vardıBenim gibi okşanmak isteyenAma sevdanın adı geçsinGüzin kaşlarını çatardı Güzin masalların da Güzin’ iŞehzadeler Güzin’ in şehzadeleriBüyük bir defter tutarGüzin’ in hayalleri Ben odada otururkenGüzin’ in de oturduğu odalar vardıKendisine ait …

Devamını oku

Bulut Geçti

Sen şimdi kocanın evinde oturursunVe saçların artık eskisi gibi değilGeceleri yemekten sonraÇorap söküğü dikersinBelki de ellerin soğan kokar  Senin kocan bir suratı çirkin adamAğzı açık uyurVe senin vücudun bozulur çocuk doğurdukça  Salah Birsel 63 yılda kaç bulut geçti? Günümüzden tam 63 yıl önce, 28 Şubat 1942 tarihli “İnkılapçı Gençlik” Dergisi’nin birinci sayfasında “Bulut Geçti” adlı …

Devamını oku

Cenaze Kaldırıcısı Adem

Bir ölü nedir ki bir ölüm nedirAcıyla kirlenmektir, acıya sevinmektir. Siz bilirsiniz, isterseniz biraz gecikirizGelmesine geliriz, birazcık gecikirizNe kadar gecikirsek o kadar iyiyizBen o kadar iyiyim. Bir zamanlar hamaldım, çelenk taşırdımEn güzel çiçekleri ben sırtımda taşırdımCaddelerden geçerdim, büyük vitrinlerin önündenSerlerden bahçelerden güne damlardımRenklere karışırdım, kentin ışıklarınaİçinden soyulan bir portakal gibiKendi içdenizlerimi öper okşardımSüslenmiş gibi olurdumKokular …

Devamını oku

Keder gibi ödünç

Keder gibi ödünçkahkaha gibi karanlıkneş’e gibi yapraksızve kasaba gibi akşamsızbu şiir peşimdenbir başkası gibi geldive ben yalnızcamırıldandım onumırıldanmak belki deyetinmektir diyeşiir yerine ödünçkederle Haydar Ergülen

Çaylar Kuyusu

Ana, kardeş çocuk bıraktılar geldiler, Yeryüzünden yüz kırk metre aşağıya indilerBir uğultu duyuluyor, neyleyim neyliÇıkamadılar tam kırk sekiz kişi idiler…. Yüzbeş işçi indi yeraltına bir postadaKırksekizi kaldı yeraltında bir postadaİncir Harmanı bölümünde Çaylar KuyusuAğır olur kara gözlü kömürlerin uykusuÇeker kucağına Ereğli’den, Devrek’tenNice uykusuz garipleri bir anda uyuturÇaylar Kuyusu derler bir derin kuyudur. Ceyhun Atuf Kansu

On Altı Ton

Bazı insanlar der ki insan çamurdan yapılmıştırZavallı adamcağız kas ve kandan yapılmıştırKas ve kan ve deri ve kemiklerZayıf bir zihin ve kuvvetli bir sırtOn altı ton yüklersin, eline ne geçerDaha da yaşlanıp daha da borca batarsınAziz Peter beni çağırma çünkü gidememRuhum şirkete zimmetliGüneşin ışıldamadığı bir sabah doğdumKüreğimi alıp madene doğru yürüdüm9 numara kömürden on altı …

Devamını oku