”Ölüm harfleri ha! dedi, onlar sizin ölümünüzü de yazmayacak mı?!” I Rengarenk uçurumlarım vardı benim, eskidenRengarenk çıplak güçlerim-onları salardımüstlerine, rüzgarda oraları ürperirdikadınların, gölgelenirdi yüzüm, iki kayaarasında kalır, acırdım. Yolunu şaşırmışbir kadırgaya incelirdim, eskiden. Çok eskiden… izler bulur, yazıtlarda adımı okurdum,su yazıtlarında. Bakın, bir hayvanım da vardı,beni büyüten, çok yaşlı ……………..bir kaplumbağa ……………………….., hep o anlatırdı …
Kategori: Şiir
Şub 23
Kapına Geliyorum Bugün
Gökyüzündeki tüm mavileri toplayıpbasmadan yol-üstü papatyalarınaboynunu düşleyerekve düşmeden kapına geliyorum bugün Yamalarımdan taşan yaralarımlaöperek bir nehri yatağındanellerimi toprakla yıkayarakve kurulamadan kapına geliyorum bugün Alıp gırtlağımdaki güvercin ölüsünüürkütmeden tel-aşığı posta kuşlarınıkeskin gagalarından öperekve ıslatmadan kapına geliyorum bugün Bütün güzel okul-bahçesi çocuklarıyladokunmadan ceplerindeki mendilesırma saçlarını okşayarakve harçlıklarıyla kapına geliyorum bugün Ve n’olur gül kurusu sevgilimgülen yüzünü düşürmedenyeşil …
Şub 23
Zurnanın Zırt Dediği Yer
Bu dünya Sultan Süleyman’a kalmamış;Ama size kalacak .Olur a, Sultan Süleyman bilememiş işini;Ama siz bileceksiniz.Şöyle sizinle beraber üç beş kişi;Öte yanı kör dövüşü.Bir gün yaşamışsınız, ömrünüzde bereket;Akşam olmuş kendiliğinden;Bir konağınız var dayalı döşeli;Kapıda arabanız, oda oda mutluluğunuz;Kadehte kuş sütü var,tabakta minare gölgesi…Biraz da aşk masalı ekleyin bu düzene;Eklediniz mi?Oh, yaşamak ne güzel şeymiş be!Güzeldir tabii… …
Şub 23
Aşk Şiiri
Aşk bir uçurum, a ruhum, dibi olmayan;Yalnız kuşların, meleklerin değil, senin deKanatlarının olduğuna inandırır ilkönce seni,Sonra, uçmayı öğretir sana; Aşk bir ateştir, a ruhum, suyun içinde yanan;Sevenlerin, balçıktan değil, balmumundan değil,Sudan yaratıldığına inandırır ilkönce seni,Sonra, akmayı öğretir sana; Aşk bir sarhoşluktur, a ruhum,Aklın sultanlığını vadeder iptida sana,Sonra, deliliğin kulu, kölesi yapar seni; Aşk bir muammadır, …
Şub 23
Olur ya!
Yatıp daldıktan sonra uyku içindeki sayıklama ki yazmadan hatırımda kalan parçaları: Neyzen Tevfik, ne halt ettin yine sen?İşin gücün hokkabazlıkla düzen.Seni sevenlere çok selam bizden,Başucunda duran ben Kur’an idim! Bana yapış, oku kalb-i selimi,İbadettir, zikret Rabb-ı Kerim’i.Ey Azâb-ı Mukaddes’in nedimi,Elindeki kalemde pinhan idim! İlmi, fenni, mantığı, felsefesiBuralarda yoktur ki çıksın sesi!Sırtlarında birer tavuk kafesiGezdirirken ben …
Şub 23
Geçerim
Geçen gençlik günlerine yanmıyanYok gibidir, bense bakar geçerim.Yoku vara, varı hiçe gömerekHer solukta bir gam yakar geçerim. Durulmadı gitti belirsiz başım,Kardaşımdan başka herkes kardaşım.Kader, zaman, kader, hicrân yoldaşım,Dertli ırmak oldum, akar geçerim. Devrin siyâseti pek saçma sapan,Pişirdiği pazarlıklar çok yavan,Matbu’atın ocağında kaynayanKazanlara bir kulp takar geçerim. Araştırdım hakiykat notlarında,Yok bir ma’na dehrin vur tutlarında,Şi’rimdeki duygu …
Şub 23
Ajitasyon
Ortalıkta bir metafor mu dolaşıyor acaba?Hayalet Paşa kaybolmuşSözlerin hiyerarşisindeuygun adım hislerle Eskiden her şey kolaydı,Oysa şimdi yağmur yağıncaberraklaşıyor sloganlar.Bir insanı kazı, altındanne çıkar? Yumruğun her türle sıkılışı,el sıkışma ve sıkılan birisi. Oysa yumruk açılınca el olur.Sen hangi çizgidensen,o çizgi elinde yazılıdır. Alın, buz gibidir, ölüler soğur.Buza yazı yazılmaz.Ordan kan sızar ve kurur.Karda yürürseniz bırakırsın. Kartoponun …
Şub 23
Gül ve Kiraz
Güller sürüyorum dudaklarıma.Kiraz dudaklarını öpüyorum.O kadar öpüyorum ki…Kiraz dudakların vişne oluyor.Ama dudakların,hâlâ dudak tadında.(Çok şükür) Seyhan Erözçelik
Şub 23
Kyteros’da Hiza
Yanağından öpüyordum tam, dudağısürçtü, ağır ağır gıcırdıyordubocurgat Kaf’ımızı çizdikrenk aralarına, tebessümü çocuklaştıgöğsümdeki lotusu ısırdığında… Mekân karıştı ve deniz bulandı.Dili ağzımda, ufukta yangın,anılar çatışıyorlardı birbirleriyle,uzun, çok uzun bir gündehizaya girdi yanan bakışlar. Şimdi ufuk kadar ulaşılmaz…… ışıklar saçıyor bir jukebox! Derken ayrıntılardan usanıldı, gerçeğe döndük ter içinde. Seyhan Erözçelik
Şub 23
Hissen Yok Bu Akşamda Senin
Hissen yok bu akşamda senin,sen öğleden beribu renk renkbu çeşit çeşit söylenen şarkınınartık haricindesin.Tankın gölgesi uzandı üstüne kadar,nerdeyse, habersiz gün batacak.Tamamen çekmiş göğsünden akan kanıbüyük ve mütehammil toprak.Her şeyin ne kadar şikâyetsiz,saatin hâlâ işliyor bileğinde,onu akşamdan akşama kurardın,tabii biraz sonra duracak.Bugün günlerden cumartesi,dün yazdığın mektup,ancak, dört gün sonra eline değecek karının.Senin orada eskisi gibi sesin …