1 Yeni bir dize’yi pencereden uzatıp, güneşe doğru tuttunuz mu akşam üzeri, hava esintiliyse eğer, pır pır ettiğini görürsünüz ışıltılar saçarak yer yer. Kimi kez elinizden kaçtığı da olur; tepe, göl, koru,tarlalar, karşı dağlar derken bulutlara karışır gider.Boş kalır şiirdeki yeri. Artık dilinizde bir soru : Nerde benim düş kelebeğim, ışıktan kuşum? Neydi zoru? Yokluğunu …
Kategori: Şiir
Şub 23
Eylül; Belki Son
güller vazgeçti, çocuklar büyüdü kuzeydeki vadiden geldi eylül belki birkaç sıcak gün daha sabahlarında üşüdüğüm epey uzağımda kaldı içimden geçen yol okunmuş bir kitaba kimseler dokunmuyor sığlaştı yüzümdeki gamze, kuytularım boşaldı toprak sert, yeni bir cümleye başlamak zor bacasındaki duman, duvarına yaslanmış ağaç bozmuyor kırdaki evin yalnızlığını akşam, ölü kuşlar gibi düşüyor bahçeme gece omzumda …
Şub 23
Eksen’den
-İpek’e- I Yola çıkıyorum Olağan ve sıradan bir şey sanki Bu kez de yola çıkmak. Kökler beslemez olur gövdeyi, gitmek gerekir. Yola çıkıyorum. Aşarak kendine kapanan labirentlerini kuşkunun, Varoluşun, yokoluşun korkusunu Bir ipek örtü gibi savurarak boşluğa Zamanın küllerine gömerek nasır bağlayan sevinçleri, Acıları… III Bir mavide yol alıyorum. Umut ya da umutsuzluğunuzu, düşlerinizi, karabasanlarınızı, …
Şub 23
Sessiz Saat
Göç yollarında yanıldım hepsi buGölgemle dolaştım biteviyeKuşlarım topluca sonsuzu uçurduBağışladım kanatlarımı dost diye diye Dalgınlığımı çiğniyorum şu sıralarYenik askerlerle paylaşıyorum suyumuKelepir pazarlarda kırgın tezgahtarTop top hüzünler satmaktan yoruldu Uykusuzum uykusuzum uykusuzumÇanlarınızda uğuldayan bir kibirİçimin çatlaklarına sızıyor tadım tuzumÖlüyü ağlatma seanslarınız başlayabilir Sünepe bir ressamın elinde şimdiÜç günlük ömrümün son rötuşlarıBulutlar hışımla göğsüme indiSoluğum ürkütmüyor yokuşları …
Şub 23
Bir sonbahar sabahı istasyonda
Ah bu sokak lambaları, nasıl da izliyor biribiriniağaçların ardından miskin miskin,yağmur damlatan dallar arasındanesneyip ışıklarını çamur üzerine yansıtarak. Acı dolu, keskin, tiz düdüğünü öttürüyoryakınlarda lokomotif. Kurşun renkligökyüzü, sonbahar sabahındaçepeçevre sarıyor bizi devasa bir hayalet gibi. (…) Sen de Lidia, dalgın dalgın uzatıyorsun bileti kesmesi için biletçiye,daralan zamana bırakıyorsungüzel yılları, mutlu anları, anıları. (…) Çarpılıp kapanan …
Şub 23
Gitme Baba
Bozdurduğum sevinçleri çoktan harcadım dağıtıp geçtim arka sokaklarda Geceyle söyleştim zencileşti terim Dizinin dibinden kalkan gemilerim vuruldu menzilinde adım adım Şaşırdım kan sağanağı sorularda Gitme baba Sensizsem bir istasyonda gezinirim Vagonlar bekar odaları gibi sürüklenir İzin ver kalayım üç numara …
Şub 23
Dile Gelen Taş
Sözlerimde, tezgâh dokuyan kadının sanatı kadar bile bir hüner yok. Onun el emeğinden, top top bezler çıkıp çıplakları giydirir. Benim sözlerim ise, kimin işine yaramış, kimin derdini saracak bir arşın bez dokuyabilmiştir. Ben çitlenbik ağacı olsam, sen, dallarımda gezinen bir çocuk…Ben çocuk olsam, sen, zihnimde uçuşan bin bir sual…Ben gece olsam, sen, karanlıklarımı yırtan bir …
Şub 23
İçkin
Bülent Güldal’a Geri çekilmiştir şiir Zorlanır belleğin kapıları Hokkası yitik divit gibidir Şairin sedefkâr yalnızlığı Yol vardır geceden geçer Bir kibrit çakımı sessizlikte Uçurumla yüzleşir orman Tırmanan yeşilliğine değer Gök kuşbenekli maviliğinden Çelenkler kondurur ömrümüze Zeytin bakışıyla küllenen güz Çilekeş sabrımıza gülümser Yüreğini çizerim gözü kapalı Hiçbir çerçeveye sığdıramam Bir de sevdalı içkin sesini Nakışı …
Şub 23
Bilsem Gelir En Güzel Gemilerle Sularında Kalırdım
yüklenipo nedensiz savaşlardanarta kalan korkularıbilsemgelir en güzel gemilerlesularında kalırdım yıldızlar yenik düşüp geceyekısmışlardı ışıklarınıama olsunseni çoğaltmak vardıbir göz ucuyla kıvılcımlardan bir gecegizlice sularından geçmiştimnice bozgunlar oluyordukanlı savaşlar yangınlar bilsemgelir en güzel gemilerlesularında kalırdım ötelerde şölenler vardıyetişemem sanıyordum Tekin Gönenç