Kategori: Şiir

Dilek

Bir küçük, bir küçücük evim olsa; İçinde bir küçük, bir küçücük halım olsa; Bütün bunlar benim öz malım olsa. Masam, mürekkebim, etajerim, Penceresinde benim perdelerim, Etajerinde kitaplarım olsa. Bir ufak, bir minicik evim olsa;İçinde bir kadın, beni parasız pulsuz seven bir kadın Bu kadın karım olsa! Nerde, hangi şehirde olursa olsun, Bir küçük, bir küçücük …

Devamını oku

“Dün, En belâlısından musallattır bu güne”

bitirdiğin yerde/n.. Bitirdiğin yerde/nbaşlarım kanamaya..Kızıl bir ağızgelip, yutar şehri..Dili pastır,Dişi taş.. Emirgân,kan altında kalır o saat,canı çekilir erguvanların,Usul bir yaş yürür ,yaprağın damarında;yaprak çürür..damar çürür..an çürür… Oysadaha denizin dibine inmemiştir bilemartıya fırlattığımız simit,Bardakta yarım kalan çaydaha soğumamıştır..Terimizin nemikurumamıştır çarşafta,Duvarlar,daha unutmamıştır sesimizi..silinmemiştir kaçaklığımız,sokak kayıtlarından.. Ama böyle birden,pat diyebir kızıl ağız gelipyutuvermiştir şehri..N’aparsın!“N’aparsan yap şimdi” der,o kızıl …

Devamını oku

Ahret

Bu garip dünyada ben yadırgadım yerimi…Yıllardan sonra bir gün görüp çektiklerimi,Tanrım, bir meleğine emredecek: “Yetişir!” Gözlerimi o saat sessiz kapayacağım.Beni bekleyedursun artık ılık yatağım,Bütün yorgunluğumu alacak bir teneşir. Bir yükü atmış gibi sırtımda bir hafiflik,Oraya geçmek için aşacağım bir eşik.Bir lâhza tutacağım bana uzanan eli. Bir el gözlerimdeki perdeyi sıyıracak.Onları bulacağım!.. Ve annem şaşıracak:“Oğlum! Ne …

Devamını oku

Yâd-ı Sabâvet

Handân ki çeşm-i giryenâkim,Bir sur idi her zamanım evvel.Mahvolsa da arz yoktu bâk’im.Pürnur idi asumanım evvel. Günler geçer ıstırap içinde,Ten mahvolur ah-u zar içinde,Mes’ut görünen azap içinde,Rahat nerede, mezar içinde… Yaman Dede (Yaman Dede’nin 15-16 yaşlarında yazdığı şiir.)

Gazel

Hâl-i sekrim zâil olmaz, târumâr olsam da ben,Neşvedârım, gussa bilmem, dâğzâr olsam da ben. Âlemi bir noktadan fark etmem asla fariğim.Gözlerim dünyayı görmez pürhasr olsam da ben. Her taraftan derd-ü mihnet savlet eyler sineme,İştika etmem elemden eşkbar olsam da ben. Sen mi meyden, bâde mi benden harap olmuş, nedir;Bir harab –ender– harabım şehriyar olsam da …

Devamını oku

Geh kar yağar idi geh karanlık

101. Sihr ile yağar o deste âteş / Gâhice de ef’i-i münakkaş101. Büyüyle o çöle ateşler, bazen de nakışlı ejderhalar yağarmış. 102. Allâh muîn olup geçersen / Kalb şehrinin âbını içersen102. Allah yardım eder de geçer; Kalb şehrinin suyunu içersen, 103. Kıl andaki kîmyâyı hâsıl / Gel bunda ol işte Hüsn’e vâsıl103. Ordaki kimyâyı elde …

Devamını oku

Kan ağlasın bu dide-i dür-bârım ağlasın

Kan ağlasın bu dide-i dür-bârım ağlasınAnsın benim o yâr-ı vefâ-dârım ağlasınÇeşm ü dehân u ârız u ruhsârım ağlasınBaştan başa bu cism-i siyeh-kârım ağlasınAğyârım ağlasın bana hem yârim ağlasınGûş eyleyen hikâyet-i esrâr’ım ağlasınNâ-dide bir güher telef etdim dirîg u âhHâk içre defnedüp gerü gitdim dirîg u âh Zât-ı şerifi âleme bir yâd-gâr idiFakr u fenâ vü …

Devamını oku

Şiirin Dip Sularında

1 Yeni bir dize’yi pencereden uzatıp, güneşe doğru tuttunuz mu akşam üzeri, hava esintiliyse eğer, pır pır ettiğini görürsünüz ışıltılar saçarak yer yer. Kimi kez elinizden kaçtığı da olur; tepe, göl, koru,tarlalar, karşı dağlar derken bulutlara karışır gider.Boş kalır şiirdeki yeri. Artık dilinizde bir soru : Nerde benim düş kelebeğim, ışıktan kuşum? Neydi zoru? Yokluğunu …

Devamını oku

Eylül; Belki Son

güller vazgeçti, çocuklar büyüdü kuzeydeki vadiden geldi eylül belki birkaç sıcak gün daha sabahlarında üşüdüğüm epey uzağımda kaldı içimden geçen yol okunmuş bir kitaba kimseler dokunmuyor sığlaştı yüzümdeki gamze, kuytularım boşaldı toprak sert, yeni bir cümleye başlamak zor bacasındaki duman, duvarına yaslanmış ağaç bozmuyor kırdaki evin yalnızlığını akşam, ölü kuşlar gibi düşüyor bahçeme gece omzumda …

Devamını oku

Eksen’den

-İpek’e- I Yola çıkıyorum Olağan ve sıradan bir şey sanki Bu kez de yola çıkmak. Kökler beslemez olur gövdeyi, gitmek gerekir. Yola çıkıyorum. Aşarak kendine kapanan labirentlerini kuşkunun, Varoluşun, yokoluşun korkusunu Bir ipek örtü gibi savurarak boşluğa Zamanın küllerine gömerek nasır bağlayan sevinçleri, Acıları… III Bir mavide yol alıyorum. Umut ya da umutsuzluğunuzu, düşlerinizi, karabasanlarınızı, …

Devamını oku