Pilar’a Bilmiyor adımıEv sahibi olduğum bu yürek,Bir şey bilmiyor hakkımdaYaban bölgelerden başka.Kandan yapılma yüksek platolar,Yasaklanmış kalınlıklar,Nasıl fethetmeli siziÖlüme atmadan?Nasıl yukarınıza çıkmalıGecemin ırmaklarıKaynaklarına dönenBalıksız, ancak yakıcıVe yumuşak ırmaklar.Çevrenizde dolanıyorumElime geçiremiyorum,Uzak plajların gürültüleri,Ey toprağımın akıntılarıAçıklara kovuyorsunuzOysa sizim benSert kıyılarım,Ömrümün köpükleriSizim ben. Güzel kadın yüzü,Uzayla çevrili bedenBir yerden bir yere giderek,Nasıl yaptınızGirmek için bu adayaBenim giremediğimVe her günDaha …
Kategori: Çeviri Şiirler
Şub 23
Tanrısız
Yıldızlar arasında ilerliyorum iki kör köpekleYolumu aramak için bazen birbirine yaklaşan.Yeryüzüne benzeyen bir şey görünmüyor buradanAncak bir tuzla kokusu geliyor dudaklarımaNeredeyse insan bir kuş gibi kafesindeBaşımda dönen bir ses duyuyorum.Her günkü yüreğim, burada karadır tansökümü,Taşan gök altında yanmak istiyor boşu boşuna.Gecenin kırağısı felç ediyor havayı,İlerliyorum ve bin kez çıplak duyumsuyorum kendimi.Böğrümü, sırtımı, başımı ve göğsümüBana …
Şub 23
Bir Sigara Tüttürürsün
Hışımla bir sigara tüttürür ve tarafsız bir uykuya dalarsın, uyandığında pencereler ve kederin şafağı karşılar seni, borazanlar yoktur; bir yerlerde, sözgelimi, bir balık- heryeri göz ve kıpırtı- suda oynaşır durur; o balık olabilirdin, orada olabilirdin, suya mahkum, göz olabilirdin, serin ve asılı, gayrı-insan; giy ayakkabılarını, geçir pantalonunu, hiç yolu yok evlat, hiç- olmayan havanın hiddeti, …
Şub 23
Jane için
çimen altında geçen 225 günden sonra benden daha çok şey biliyor olmalısın. kanını emip bitireli epey oldu, artık bir sepette kuru bir çubuksun. bu işler böyle mi oluyor? bu odada aşk saatlerinin hala gölgeleri var. bırakıp gittiğinde aşağı yukarı herşeyi alıp gittin. geceleri beni ben olmaya koymayan kaplanların önünde diz çöküyorum. senin sen olman asla …
Şub 23
Huzur
Dağlara sinmiş huzur,En küçük kıpırdanış yok yapraklarda, Kuşlar ormanda suskun, Sabret yakın birgün sende huzur bulursun. Johann Wolfgang von Goethe
Şub 23
O Gün Gelince
O gün bir gelsin bak, bize artık aç kalmak yok.Geçeceğiz vitrinlerin, sergilerin önünden, küçülmeden. Portakalları yığacağım önüne senin, tepeleme,şarapları yığacağım, etli börekleri, salamları. Elden geçireceğiz hepsini bir bir, unutalım diyesenin çektiğin acıları, benim gördüğüm işkenceleri. Sevgili işçi kadın, şapka yapan makine,artık bu elbiseler kaça diye sorma. Kumaşı dokudun, elbiseyi diktin ya, giyinmek de hakkın.Artık kunduracı …
Şub 23
Şair İşçidir
Bağırırlar şaire:‘Bir de torna tezgâhı başında göreydik seni. Şiir de ne? Boş iş. Çalışmak, harcınız değil demek ki…’ Doğrusu bizler için de en yüce değerdir çalışmak. Ve kendimi bir fabrika saymaktayım ben de. Ve eğer bacam yoksa İşim daha zor demektir bu. Bilirim hoşlanmazsınız boş lâftan kütük yontarsınız kan ter içinde, Fakat bizim işimiz farklı …
Şub 23
Bir Sürü Delikanlıya Dostça Öğütler
tibet’e git deveye bin incili oku ayakkabılarını maviye boya sakal bırak kağıttan bir kanoyla dolaş dünyayı the saturday evening post’a abone ol çiğnerken sadece sol tarafını kullan ağzının tek bacaklı bi kadınla evlen ve düz bir usturayla traş ol ve kadının koluna adını kazı benzinle fırçala dişlerini bütün gün uyu ve gece ağaçlara tırman keşiş …
Şub 23
Veda Şarkısı
1. Kayalıkta çakılı yelkenli sana bırakıyorum veda şarkımı. 2. Benim uzaklardaki ölümümün kanında tohumlanışı da kayalar devranının altında değişken köklerle. Yalnızlık! geçmişe özlem çiçeği canlı duvarların. Yalnızlık, yeryüzünde adanmış faniliğim. 3. Taşımak istemiştim heybemde yüreğinin gelip geçici tadını, ama kaldı havaya çizilmiş kesin eğrilerle, yadsıma oldu umudumun yiğitliğine. Giderim hatıradan daha uzun yıllar boyukapalı yalnızlığıyla …
Şub 23
portakal satın alırken
Southampton sokağı boyunca çökensarı sisin içindenbirdenbire lambalı bir meyve arabası çıktıve kese kağıtlarını parmaklayanyaşlı bir pasaklı.Aradığını birdenbire bulan biri gibişaşıp donakaldım. Hep portakal olsun isterdin hani!Avuçlarıma sıcağı hohladımve araştırdım ceplerimi. Tutarken elimde bozuk paraları sıkı sıkı fiyatına baktım vedüzensiz rakamları gördümbir gazete kağıdına kömürle yazılı,bu ara hafiften ıslık çaldığımı bile farkettim,ve bir anda baktım acı …
