Bırakalım benden hoşlanmadığını

Kasuga’da Mikasa tepesinden
— Yiyip içip eğlenirken biz —
Ay kayığının yükseldiğini
Kadehlerdeki
Akisinden görmekteyiz.


Gizli gizli çekiyorsan
Eziyet değil de ne sevda
Sanki neden açığa vurmayasın
Ayın çıkıverişi gibi
Dağın arkasından.


Şu koskoca dünya bile
Tükenebilir kazıla kazıla
Bu dünyada
Sonuna erişemediğimiz
Yalnız sevda.


Bambu pancurlar arasından
Gel sevdiğim, gel bana
Annem sorarsa, ne o, diye
Hiiiç, derim; rüzgâr esiyordu da…


Bu sabah
Taramayacağım saçlarımı
Senin âşık kolun
Ey yastığım
Onların altında uzanmıştı.


Gökyüzünde
Bulutlara yakın çakan
Şimşek gibisin
Korkuyorum seni görünce
Görmeyince de üzülüyorum.


Yazıldın bu yıl asker ocağına
Oldun bir sınır bekçisi
Geçirdin keten urbayı sırtına
Eskiyince omuzların, erkekçiğim,
Sana onları kim yamar, kim diker ki…


Ama ne zaman
Elime alsam sazımı
Bir hıçkırıktır sökün ediyor
Acaba sazın içine
Bizimki mi saklanmış ne…


Yolcuların geceliyecekleri
Kırlara çiğler düşerse
Ey gökteki turna sürüsü
Ne olur kanatlarınızla
Yavrumu sarıp-sarmalayın.


Bırakalım benden hoşlanmadığını
Eh iyi ya, n’apalım…, ama
Görmeye de gelmeyecek misin yani
O çiçek açmış baştanbaşa
Bahçemdeki portakal ağacını?..


Feryat-figan
Ağustos böceğinde
Sevdadan yanıp-tutuşmalar
Kavrulur da aşktan pervane
Ne sesi, ne soluğu çıkar.


Bekledim bekledim
Erkeğim gelmedi
Neye yarar ötmesi bülbülün
Çiçekli dal
Kırıksa sanki…


Uçuyor yabanî kazlar kanat kanada
Silüetleri yüksek
Ve beyaz bulutlara karşı,
Öyle net ki sayabiliyorum onları
Sonbahar gecesinde ayın altında.

Anonim (VIII-IX. Yüzyıl)

20260613_1928558341505959976508335-630x1024 Bırakalım benden hoşlanmadığını

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.