Kimin haberi olacak ki…
Yalnız bilse bilse bunu
Şu yastığa benzeyen
Cânım çimenler bilir belki…
Bir sonbahar tarlasındaki
Mısır püsküllerinin üstünde
Şimşeğin şak diye yanıp söndüğü
O kısacık zaman için bile
Elimden gelip de unutamam seni.
Hep seni düşte görmekti
Bel bağladığım umut ama
Bu yüzden bütün geceyi
Gözümü bile kırpmadan
Geçirdim gitti.
Yolu-yordamı bulunaydı da
Senin aşkına karşılık
Değişebilseydim hayatımı
Şu ölüm dedikleri şey
Ne kolay olurdu bana.
Dağ tapınağının
Akşam çanlarından çıkan
Her nağmede
Bugünün de karardığını duymak.
Anonim












