Masaoka SHÎKl

Aman ne uzun gün
Kayık çene çalıyor
Deniz kenarıyla.

555.
Epeyce soğuk
Lâmbaya yaklaşacak
Böcekler yok ortalıkta.

556.
Üşüşmüş çatıya
Millet yangın seyrediyor: Kış, havada ay…

557.
Puslu ay
Meyhanedeki kavgayı
Alevlendirdi.

558.
Şöyle bir baktım ardıma
Yanımdan şimdi geçen adamı
Sisler içinde artık arama.

559.
Gece, işte seni beklerken
Soğuk rüzgâr gene
Yağmura çeviriyor.

560.
Bahar yağmuru
Şemsiyeli insanlar bakıp duruyor
Vitrindeki resimli kitaplara.

561.
Ne olacak, kış ırmağı işte
Suyu az geliyor
Dört-beş ördeğe bile.
502.
Kendi haline bırakılmış kayıkta
Dolu tanecikleri
öteye beriye sekip duruyorlar.

563.
Güvertede
Doluların tıkırtısı
Kara kara.

564.
Ta ormanın dibinde
Bir göl
Ama ne kaim buzu…

565.
İlk kar
Ne dağları şu
Denizden ötedekiler?..

566.
Tozu dumana katan tipiye doğru
Başım döndürüp geriye bakmadan
Onbir atlı at sürüyordu.

567.
Bahar… kırlarda
F. 15 Gidenler, gelenler…
Neden acaba?..

568.
Bahçedeki feneri yakıp
Minik evde kim var kim yok
Hepsi dışarıya döküldü.

569.
Büyük Buddha’nın
Bir omuzundaki
Rarlar eridi.

570.
Tapmağa adanmış
On yaşından küçük bir çocuk
Acı soğuk!..

571.
Büyük tapınağın kapısı
Örtülürken gümmm… ediyor
Bir sonbahar akşamı.

572.
Bir rahip
Üç-beş çömez,
Soğuk bir gece.

573.
Donanma fişekleri bitti
Elini-eteğini çekti insanlar
Ne karanlık, ne karanlık!..

574.
Hava soğuk
Bağrıma bastırıyorum kızcağızımı
Ne şeker ama; sevsinler maskarayı…

575.
Raket oyununda yenildiler ya
Genç ve güzel hanımcıkların
Yanlarına varılmıyor öfkeden…

576.
Üstünde en cici tuvaleti
Sezonun ilk temsilinden dönüyor
Daha soyunmamış.

577.
Evin birinde
Bir hıçkırık
Dışarda davullar…

578.
Solgun çayırlar üstünde
Yürür gider yolcunun biri
Portakal yiye yiye…

579.
Yediğim aşınlmış elmalar
Bir ağn verdi ki mideme
Sorma gitsin…

580.
Kayıkhanenin yanında
Körpecikten bir vesikalı kapatma;
Pamuk çiçekleri, pamuk çiçekleri…

581.
Bu bahar akşamında
Şu kitap kurdu bilgin de
Ne okur durur böyle acaba?..

582.
Şu göz açıp kapamalı dünyada
Bostan korkuluğunun bile
Gözü var, burnu var, ya…

583.
Bostan korkuluklarının halleri
öyle dokunaklı ki aydınlık gecelerde
Korkuluk değiller de adam sanki…

584.
Sokup beni
Sonbaharın sivrisinekleri
ölüme hazır etti.

585.
Hiç bir iş görmeden
Deniz salyangozu
Tam 18.000 yıl yaşadı.

586.
Çalıların arasında uçan
Şu yarasanın pırpırısı
Kara kara…

587.
Bahar rüzgârı bu
Tavuskuşu
Açıyor kuyruğunu.

588.
Kış ırmağının üstünde
Yaprakmış, şuymuş-buymuş, ne varsa
Gaga çalıp duruyor ördekler.

589.
Aklı durur adamın aklı
Hovarda kediler
Taş duvarı bile yıktı.

590.
Köylü oğlanın biri
Sararmış çayırlar üstünde
Köpeğini almış yanına gidiyor.

591.
Akşam yağmuru, küçük bir kayık
Yüklemişler sığırın birini içine
Irmağın öbür yakasına geçiyor.

592.
Sararıp soluyor krizantemler
Gelinciğin biri dikmiş gözünü
Tavuklara bakar da bakar…

593.
Düşüne düşüne
Her yıl krizantemleri
Onlar da beni düşünür oldular.


594.
Minimini bir dükkân
Taşbebekler…
Krizantemler…

595.
Akşamın mor dağları
Hanımeliler
Görünecek ev bırakmamışlar ki…

596.
Açılıyor kiraz çiçekleri
Aklıma gelebilenlerin
Hepsi uzaklarda, hepsi…


597.
Bir kuş öttii
Tıp etti yere
Bir böğürtlen düştü.


598.
Şeftali soyarken
Bıçağa
Tatlı damlacıklar süzülüyor.

599.
Yıkıntı bir evin yanında
Çiçek açıyor armut ağacı
Bir zamanlar buralarda savaş olmuştu…

600.
Köprü yıkıldı gitti
Arkasındaki söğüt
Yapayalnız şimdi.

601.
Üç-beş söğüdün
Çevrelediği
Minicik bir ev.


594.
Minimini bir dükkân
Taşbebekler…
Krizantemler…

595.
Akşamın mor dağları
Hanımeliler
Görünecek ev bırakmamışlar ki…

596.
Açılıyor kiraz çiçekleri
Aklıma gelebilenlerin
Hepsi uzaklarda, hepsi…

597.
Bir kuş öttii
Tıp etti yere
Bir böğürtlen düştü.

598.
Şeftali soyarken
Bıçağa
Tatlı damlacıklar süzülüyor.

599.
Yıkıntı bir evin yanında
Çiçek açıyor armut ağacı
Bir zamanlar buralarda savaş olmuştu…

600.
Köprü yıkıldı gitti
Arkasındaki söğüt
Yapayalnız şimdi.

601.
Üç-beş söğüdün
Çevrelediği
Minicik bir ev.

602.
Derenin biri
Akar gider kasabadan
İki yanı da söğüt…

603.
Şıp etti yandı lâmbası
Bizim kapı komşunun
A-aaa…, nerden çıktı bu muz ağacı…

604.
Şu incirleri görünce
Kim geldi aklıma, biliyor musun, hani
Nara’da bir handa bir uşak vardı ya… *

605.
Kesip yıkmak için onu
Baltayı kaldırdığımda
Tomurcuklanıyordu…

606.
Çiçekli daim birine
Asayım derken feneri
Sorma başıma gelenleri…

607.
A.
Şurada burada bir geyik
Çalılar arasından
Gösteriyor yüzünü.
B.
Akşam güneşi
Çalılar arasından
Hamağa süzülüyor.
C.
Küçük köyün yanında
Bir işaret, bir nişan
Birlikte boy atan ağaçlar.
D.
Gezgin rahibin biri
Oturmuş kaval çalar
Çalılar arasında.
E.
Bahçıvanın uğradığı yok
Bahçe karmakarışık
Bayağı yabanileşmiş.
F.
Bakma, ağaçlar 5.00 yıldır
Gelişip boy atıyorlar ama
Direk olamıyorlar.
G.
Gölde hiçbir adamın
Oturmadığı bir adada
Yapraklar sık mı sık hani…
H.
işte bir aile ağacı
Dördüncü, beşinci göbekten…
Büyüsün bakalım.
I.
Türbeler çepçevre ağaç
ölülerin ruhları da, mezarları da
Adamakıllı çürüyebilirler burada.
J.
Baltaya kimse el atamaz
Ağaçların sık olduğu bu yerde
Kakavan bir gûlyabanî yaşar.

608.
Mezarıma şunu yaz, emi;
iki şeye bayılırdı rahmetli
Şiir bir, Japon inciri iki.

Masaoka SHÎKl
(1866-1902)

20260612_194457330335831170476583-1024x1018 Masaoka SHÎKl

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.