İzmir’deyim. Gözümü annemin üzerinden ayırmadan oturuyorum. Dayımın tabiri ile “bağ arası” gözlerini araladığında içim taşarak… Biraz evin havasından, biraz da saksıyı durduramadığımdan pek konuşmak gelmiyor içimden. Bir haber kanalı sürekli açık. Kaygılıyım, acı çekiyorum. Annem için… Memleketim için… İkisi tuhaf bir şekilde birbirine karışıyor. Telefon çalıyor. Ülkenin bu çok zor ve sert gündeminden payını orantısız …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Maruri Sokağındaki Pansiyon
Karşı karşıya değildi evler, sevmezlerdi birbirlerini,yine de yan yanaydılar.duvar duvara, fakatpencereleribakmazdı sokağa, konuşmazdı,öyle sessizdiler. Bir kâğıt uçuruyor havalanır gibi ağaçtankışın kirli bir yaprak. Akşam ortalığı tutuşturuyor, kaygı içindeyok oluveren bir ateş boşaltıyor gök. Kara sis balkonları örtüyor. Açıyorum kitabımı. Yazıyorumbir maden ocağınınçukurunda sanıp kendimi,bir ıslak,bırakılmış dehlizde.Biliyorum kimse yok şimdievde, sokakta, acı kentte.Bir mahkûmum açık kapısının …
Şub 23
Feride
“kasketimi eğip üstüne acıların” -C. Süreyya- sunu: “istasyonda konuşan iki dilsizdi onlarayrılığı söyleyen kara gürültülerdeşaşkındır buralarda ayrı düşen âşıklarkış’ın ve silahların beyaz serinliğinde…” *k(adın): feride,uyruğun: dünya;dinin yok,dilin varve sonrasını ben bilirim! aynı yağmurlardan kaçarken bir saçağa düştük önce;sonra gece, avluda bir kırık dal dursa üşürdü feride.tarihini düşmedim, düşünmedim, ama tenimiz tanışırönce ve terimiz…o benim avradım …
Şub 23
Sultan Ahmet Çeşmesi
Su yerine süs akıyorDeliklerindenEğilmiş ölümsüz ince bilekliCariyeler bakıyor Derinlerden geliyor sesleri Önünde dokuz minareAynalar kadar aydınlık yüreğiKilise öte yanında yara bereİçinde kendini sessiz bir oluşa bırakıyor Değiştiriyor deri Tramvayın köşeleri sarıdırOrtasında oturmuş mesut bir sağırBütün gün türkü çağırırErir çeşmenin …
Şub 23
İnci Dakikaları
Sen bana yeni yılsın her dakikaHer dakika bir yaşıma daha giriyorum Sen benim üstüne titrediğim güzel ve yeniSaatim kadar saadetimin gözbebeği zamansınBen bin parçaya bölündüm her parçasındaHer parçasındayım kırkayak sesli boğuk ArkadaşlığınÇalkantısız Üniversitenin yalnızlığın ve ağlamanınErkek ağlar mı diyeceksinHayberin kapısı ağlar mı erkek ağlar mıBen yel gibi erkekler ağlar diyorumBir dakika ağlar yılbaşı dakikasındaDaha gözlerimin …
Şub 23
Sûre-i Velleyl okurdum dün namâz-ı şâmda
Sûre-i Velleyl okurdum dün namâz-ı şâmdaZülfün andım dilberin n’ettim ne kıldım bilmedim. Muhibbî
Şub 23
Yürek pür gam, gözüm pür nem, Muhibbi’yim, hoş halim
Celîs-i halvetim, varım, habîbim mâh-ı tâbânımEnîsim, mahremim, varım, güzeller şâhı sultânım Hayatım hâsılım, ömrüm, şarab-ı kevserim, adnimBahârım, behçetim, rûzum, nigârım verd-i handânım Neşâtım, işretim, bezmim, çerâğim, neyyirim, şem’imTuruncu u nâr u nârencim, benim şem’-i şebistânım Nebâtım, sükkerim, gencim, cihân içinde bî-rencimAzîzim, Yüsuf`um varım, gönül Mısr’ındaki hânım Stanbûlum, Karaman’ım, diyâr-ı milket-i Rüm’umBedehşân’ım ve Kıpçağım ve Bağdâd’ım, …
Şub 23
Pâdişâh-ı ‘aşkam u dil defter u dîvân bana
Pâdişâh-ı ‘aşkam u dil defter u dîvân banaDerd u mihnet sözlerin yazdum yeter ‘unvân bana. İnlerem tanbûr-veş bagrum delindi ney gibiBezm-i gamda mesken oldı kûşe-i hicran bana. Buseye bir cân nedür bin cân virürdüm cân ileYarım ağız buse ikrar eylese yârum bana. Öldürür gerçi ki gamzen ‘âşıka virmez amânLeblerün Îsî-nefes her lahza virür cân bana. …
Şub 23
Alacakaranlıktaki Ülke
IGöğün karanlık denizlerinde yelkenlerini şişiriyor ayÜlkeme bakıyorum uzayıp giden bir gecedeSuskun ve boynu bükük yalnızlığında bir sokağın.Elimde henüz açmamış bir gül varVe boşanmayı bekleyen bir konuşma isteği dilimdePerdeleri çekilmiş, kapıları sürgülenmiş evlerdeYaşayıp giderken halkım. Rüzgara bırakılmış bir mumun alevi gibiTitriyor bakışlarımda bütün görüntülerTabak, çatal sesleri geliyor çok derinlerdenFısıltılı konuşmalar, ürkek gülüşmeler…Çocuklar, ilk silah sesinde yaşlanacakmışcasınaSıkıca …
Şub 23
Aşk Romanları Okuyan İhtiyar
“Aramızda kalsın, kaç yaşındasın Antonio Jose Bolivar?” “Çok, ama çok yaşlıyım. Kafa kağıdıma göre altmış filan, ama kaydım yapıldığında çoktan koşturduğuma bakılırsa yetmişime yaklaşmış olmalıyım.” “Sucre”nin hareket çanı çalınca kalkıp vedalaşmak zorunda kaldılar. İhtiyar, gemi ırmağın kıvrıldığı noktada gözden kayboluncaya kadar iskelede kaldı. Sonra artık o gün kimseyle konuşmamaya karar verip takma dişlerini çıkardı, bir …