Şiire Eşlik Eden Fotoğraf

Bu dizeleri burada ilk kez okuyan bir okur, şiirde sözü geçen fotoğrafları görmediği halde, onları zihninde kurmayı kolaylıkla başarır sanıyorum. Bu açıdan değerlendirdiğimizde, fotoğraflar şiire bir fazlalık yaratacaklardır. Kesin bir ölçüm yapabilir miyiz? Fotoğrafları hiç görmemiş olanların düşünceleri, onları görmüş olanlarınkinden ayrılabilir. Şüphesiz buluşanlar, düşünceleri çakışanlar çıkacaktır aralarından, gelgelelim ayrı düşünenler olacağını kestirmek de güç olmasa gerek.

Birinci varsayım: Fotoğrafların şiire eşlik etmesi, şiirden eksiltiyor, eksiltebilir. Şiir, kendi imge düzeni içinde, fotoğraflara gereksinme duyulmayacak biçimde düşünülmüş, yazılmış olmalıydı.

İkinci varsayım: Fotoğrafların şiire eşlik etmesi, şiirin etki gücünü arttırabilir. Şair, dilediği ölçüde fotoğrafların içeriğini şiire aktarmak için çalışsın, fotoğrafların gücüyle başedemeyecektir. Düz gerçeğin, şiirin dolaylama yanı ağırbasan gerçekliğine katkısını iğdiş etmemek gerekir.

Bana öyle geliyor ki, kılı kırk yaran şiir okuru, bu varsayımlardan birini seçmeyecektir. Bu yargıların birbirlerini altetmesini sağlamak, şiirin toplam gerçekliğini indirmemek anlamına gelecektir. Şiirin iki “versiyon”U olduğunu kabullenmek bana daha yapıcı bir yorum olarak görünüyor. Çünkü, gerçekten de, iki versiyonu var bu şiirin. Ülkü Tamer, gerçek iki fotoğraftan yola çıkan, ama onların eşlik etmesini aklından hiç geçirmediği bir şiir yazmış, yayımlamış olsaydı, o fotoğrafları şiire katmayı düşünmez, düşünemezdik.

Enis Batur / Smokinli Berduş
Granada Yayınları / İstanbul 2013 sayfa: 334-335

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.