sadece edip cansever kalsa şairlerden

                                                                          cansever’in “salıncak”ına hayranlıkla

bu gerçekten böyle mi olur allahım gerçekten kaldıramaz mıyız ölümü bir süreliğine
ikinci bir emre kadar vazgeçemez miyiz aklımızın çeperlerinden, suratımızın asıklığından
bi yolu yok bi yolu yok bi yolu yok diye üç kez korkutarak bağırdığında meleklerin
aziz petrusa, tebernuşa, ebuzere aliye soracaklarım bittiğinde, kapandığında defterim
dönecek bir evim, uğrayacak bir arkadaşım, elini tutacak bir kadınım kalmadığında
özlemediğimde şurup kokan, tütsü kokan bir çeşit şehvet, bir çeşit şiddet kokan
özlemediğimde artık şair nedimin çıkmaz sokağındaki o küçücük pencereyi

bu gerçekten böyle mi allahım, denizlerle karaların, mutsuz kadınlarla mutsuz adamların, batıyla doğunun yerlerini değiştirmeyi erteleyemez misin bi süreliğine
prozac ve concerta olmadan dünyamızda kalabilme fikrine ısındıramaz mısın kalbimi
ranayla mesela aramızın daha şahane olmasını annesiyle de elbette iyi olmasını hep
benim için dua edenler var allahım, elimi tutarken sokakta olduğumu unutmayanlar var
yani bizim de kendimize göre çeşitli iyiliklerimiz mebzul miktar pişmanlığımızın yanı sıra

bu gerçekten böyle mi allahım, sana bir adım atsam kıyağın büyüğünü yapar mısın bana
çok çabuk geçmemi sağlar mısın bu olup bitenleri, bir salıncak indirir misin gökten
hem biliyorsun benim de adım ismail, o ipek gömleğim arkadan yırtılmadı fakat
bilincim açıktı kalbim yaralıydı derim ama sanırım bunu mazeret olarak kabul etmezsin
bi salıncak gökten: öyle aman aman bir şey olmasına gerek yok özenmene falan

olur mu

İsmail Kılıçarslan
ikindi yağmuru, 23

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.