İnsanı öldüren mantarlar!
Gönülden Gönüle
ama bir şeyler vermek isteyen sensen birine,
kendin yola çık hemen, onu bekleme.
gençleştirir, güçlendirir
bunun için teptiğin yollar seni.
Susma Sanatı
önce üç gün, sonra üç ay,
sonra belki üç sene
Tanrıdan başka
kimseyle konuşmamayı dene,
Sol Elle Tutulan Günlük
kitapların kendisi, dedim
puta tapınmayı men etmeselerdi,
benim gibiler için kolayca
puta dönüşebilirlerdi.
Geciken Dua
elbette seviyorum Seni,
seviyor olmalıyım yani,
ama yaşlandım, unutuyorum,
karıştırıyorum sık sık
Seninle ilgili duygularımı
ve yaşadıklarımı
başka yaşadıklarımla
bu uzun yolda.
Büyük Yol
yüreği hızlı çarpanları alıyoruz yanımıza,
içi mezar gibi daralanları…
ve çalmaya gidiyoruz Tanrı’nın kapısını.
Şub 23
Dalına uçtu yeniden
- By Şiir Antolojim in Çeviri Şiirler, Haiku, Şiir
Dalına uçtu yeniden,
Moritake Arakida (1472-1549)
Şub 23
İnsan Nasıl Değişiyor
- By Şiir Antolojim in Çeviri Şiirler, Şiir
Anlatsınlar bize o hikâyeyi
Onun başına geleni söylesinler
Ondan başka kimse konuşmasın artık
Gülüyor
Sokak karanlık
Gece yavaş yavaş bastırıyor
Us bırakıyor kendini
Başka hareketlere
Dipte diz çökerek taş yığını üstünde
Elleri bağlı
Bütün bağışlıyanlar
Acılı kalpleriyle
Hâlâ orada arkadalar
Gözleri yıldızlı
Bütün adlar birbirine karışmış
Kahkahalarla gülmeler
Kaybolmuş sayılar
Sonunda kaba rüzgâr onların hepsini dağıttı
Yapyalnız gidiyordu yankısız karanlıkta
Bakıyordu göklere duvara yere ve suya
Hikâye vicdan acısı
Hepsi unutulmuştu
Aynı adam değildi artık
Köşeyi döndüğü zaman
Pierre Reverdy
Şub 23
Kabuktan
- By Şiir Antolojim in Şiir, Türk Şiiri
“İki ay oluyor buluşmayalı
Bir yüzyıl
Dokuz saniye”*
ve denizden de sonsuz
Küçük parmağının tırnağı
Nereye götürüyor böyle beni?
Kararıyor kıyıdaki taşlar
Gözlerinde saklı
Akrebi ayrılığın
Büyüyen bir ağrı
Giriyor aramıza.
Kadir Aydemir
* Ritsos
Şub 23
Randevu
Ben, aniden çıkan
İstanbul rüzgarına
inanmıyorum…
Kim bilir nerelerde
kedilerle koşturup
oynamıştır,
süzülen martıları
Korkutup kovalamıştır
gün boyu…
Gecikince aklına esmiş,
Aniden uçup gelmiş
Köşenin başına…
Unuttu elbete
Randevumuz olduğunu
Nefes nefese…
Oktay Ercanlı
2005 sayısında yayınlanmıştır.









