Kum ve Köpük

Siz, aşka yol göstereceğinizi sanmayın.
Çünkü aşk sizde değer görürse her yolu gösterir.
*
Birlikte güldüğün birini unutabilirsin, 
ama birlikte ağladığını asla unutmazsın.
*
İkinci kişiliğin senden dolayı daima mahzun.
Onun yaşayıp gelişmesi hüzne dayanır.
Bu yüzden bu hüznü sevinç olarak yorumlanır.
*
Dostum, sen ve ben
yaşama yabancı kalacağız;
ve birimiz diğerine
ve her birimiz kendine,
ta ki senin konuşup
benim dinleyeceğim güne dek
senin sesini kendi sesim sayarak,
ve senin önünde dikileceğim ana dek,
bir aynanın önünde durduğumu düşünerek.
*
Anlayışlı olan beni anlayışlı,
aptal olan ise aptal bulur.
Bence ikisi de haklıdır.
*
Gerçekte biz kendi kendimizle konuşuruz;
ama ara sıra diğerleri de bizi işitebilsin
diye sesimizi yükseltiriz.
*
Yanlışlarımızı doğrularımızdan
daha büyük bir coşkuyla
savunmamız ne gariptir!
*Kuş tüyünde uyuyanların düşlerinin,
toprak üzerinde uyuyanlarınkinden
daha güzel olmadığı gerçeğinde,
yaşamın adaletine olan inancımı
yitirmem mümkün mü?
*
İçimdeki yaşamın sesi,
senin içindeki yaşamın
kulağına ulaşamaz.
Yine de kendimizi yalnız
hissetmemek için konuşalım.

Zihnimiz bir süngerdir,
yüreğimizse bir nehir.
Çoğumuzun akmak yerine,
sünger gibi emmeyi seçmesi ne garip!
*
Eğer kış,
“Baharı yüreğimde saklıyorum”
deseydi, ona kim inanırdı?
*
Haydi seninle saklambaç oynayalım.
Yüreğime saklanırsan eğer,
seni bulmak zor olmaz.
Ancak kendi kabuğunun
ardına gizlenirsen,
seni bulmaya çalışmak
bir işe yaramaz.
*
En özgür ruh bile
fiziksel gereksinimlerden kaçamaz.
*Neşeli yüreklerle birlikte
neşeli şarkılar söyleyen
kederli bir kalp ne kadar yücedir.
*
Evim der ki, “Beni bırakma,
çünkü burada senin geçmişin yaşıyor.”
Yolum der ki, ” Gel ve beni izle,
çünkü ben senin geleceğinim.”
Ve ben hem eve, hem de yola derim ki,
“Benim ne geçmişim,
ne de geleceğim var.
Eğer kalırsam,
kalışımda bir ayrılış vardır;
gidersem,
ayrılışımda bir kalış.
*Yalnızca sevgi ve ölüm
her şeyi değiştirebilir.”
*
Güzelliğin şarkısını söylersen eğer,
çölün ortasında tek başına olsan bile
bir dinleyicin olacaktır.
*
En büyük sarkıcı,
sessizliğimizin şarkısını söyleyendir.
*
Dünlerimizin borçlarını ödemek için
yarınlarımızdan ödünç alırız çoğunlukla.
*
Yalnız açığa çıkan ışığı görebiliyorsan,
Yalnız söylenen sesi duyabiliyorsan,
Ne görebiliyorsun,
Ne duyabiliyorsun.
*
Bir ağaç bir kuşa nerelisin diye sormaz,
Yalnızca şarkısına eşlik eder.
*Durmaksızın yürüyorum bu kıyılarda, 
kumla köpüğün arasında.
Yükselen deniz ayak izlerimi silecek, 
rüzgar köpüğü önüne katacak, 
ama denizle kıyı daima kalacak.
*
Anımsamak bir tür buluşmadır.
Unutmak ise bir tür özgürlük.
*
Ancak büyük bir acı veya büyük bir sevinç 
senin gerçeğini açığa çıkarabilir. 
İşte böyle bir anda 
ya güneş altında çıplak danset, 
ya da çarmıhını taşı.
*
Karşındakinin gerçeği
sana açıkladıklarında değil,
açıklayamadıklarındadır.
Bu yüzden onu anlamak istiyorsan,
söylediklerine değil,
söylemediklerine kulak ver.
*
Söylediklerimin yarısı beş para etmez; 
ama ola ki diğer yarısı sana ulaşabilir 
diye konuşuyorum.
*
Ağaçlar yeryüzünün
gökkubbeye yazdığı şiirlerdir.
Ama biz onları devirir ve
boşluğumuzu kaydedebilmek için
kağıda dönüştürürüz.
*
Şiir bir düşüncenin ifadesi değildir.
O, kanayan bir yaradan
veya gülümseyen bir ağızdan 
yükselen bir şarkıdır..
*
Nefsimi müdafaa çoğu zaman beni öfkeye sevkeder.
Ancak daha fazla güçlü olsaydım böyle bir yola başvurmazdım.

Halil Cibran

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.