Bir hayli yıldır açtığı yok gonca-î gülünFeryâd-ı gelmez oldu bu gülşende bülbülün Mecrâsı sênkzâre dönen cûylar gibiVâdî-i uzletinde hamûşuz tevekkülün Varsın hurûş-i kahrına had bilmesün felekYoktur hudûdu bizdeki sabr ü tahammülün Dünyâ biter o yerde ki mağlûb olur hayâlTemdîd-i ömre kudreti kalmaz tahayyülün Ey bî-vefâ Kemâl’e şemîm-î vefâ yeterBir hayli mısraında kalan bûy-i kâkülün Yahya …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Tahattur
Bir Acem bahçesi, bir seccâde,Dolduran havzı ateşten bâde…Ne kadar gamlı bu akşam vakti…Bakışın benzemiyor mu’tade. Gök yeşil, yer sarı, mercân dallar,Dalmış üstündeki kuşlar yâda;Bize bir zevk-i tahattur kaldıBu sönen, gölgelenen dünyâda! Ahmet Haşim
Şub 23
Hazan Bahçeleri
Kalbim yine üzgün, seni andım da derindenGeçtim yine dün eski hazan bahçelerindenYorgun ve kırılmış gibi en ince yerindenGeçtim yine dün eski hazan bahçelerinden Senden boşalan bağrıma gözyaşları dolmuşGördüm ki yazın bastığımız otları solmuşSon demde bu mevsim gibi benzimde kül olmuşGeçtim yine dün eski hazan bahçelerinden Yahyâ Kemâl Beyatlı
Şub 23
Üşüyorum!
Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpırUzak çok uzak bir yerleri özlüyorumGözlerim parke parke taş duvarlardaAçılıyor hayal pencerelerimHafif bir rüzgar gibi süzülüyorum Kekik kokulu koyaklardan aşarakGüvercinler ülkesinde dolaşıyorBir çeşme başı arıyorumYarpuzlar arasında kendimi bırakıpMis gibi nane kokuları arasındaRuhumu dinlemek istiyorum Zikre dalmış her şeyGüne gülümserken papatyalarDualar gibi yükselir ümitlerimGüneşle kol kola kırlarda koşarakSiz peygamber …
Şub 23
Artık ayrılığına kendimi alıştırarak avunmağa çalışsam yeridir
Vechi var kasdeylesem hicrinle ülfet etmeğe, Cenânî
Şub 23
Nutk-i Şerif
Bu aşk bir bahr-i ummândır buna hadd ü kenâr olmazDelîlim sırr-ı Kur’ân’dır bunu bilende âr olmaz Süre geldik ezelîden pîrim Muhammed Alî’denŞerâb-ı lâ-yezâlîden içenlerde humâr olmaz Eğer âşık isen yâre sakın aldanma ağyâreDüş İbrâhîm gibi nâre bu gülşende yanâr olmaz Kıyamazsan bâş ü câna uzak dur girme meydânaBu meydânda nice başlar kesilir hiç sorar olmaz …
Şub 23
Çöl
Yağmur oldum, paranoyak oldumCanım sıkıldı, bir votka içtimDeniz kıyılarında ağlama noktalarını ben seçtimHiç değmedi gözlerim yaşlarına Sabahı polis korkusuyla aydımDurdum yaslandım bir iş ilânınaBin kere evlendim ben bu Hayat’laBir kere adam gibi boşanamadım Telef oldum, uzun bir şiirdeBaktım hiçbir naneye yaramıyorYaranamıyor gönlüm bu sularaDeniz eskisi bir göl oldum Adım ummandan uzak… belki çöl oldum Ahmet …
Şub 23
Elemim Bir Yüreğin Kârı Değil
Hakkın Sesleri / Âyet Meâli (Neml, 52)“İşte sana, onların kendi yolsuzlukları yüzünden ıpıssız kalan yurtları!..” (Kur’an, Neml, 52) Geçenler varsa İslâm’ın şu çiğnenmiş diyârından;Şu yüz binlerce yurdun kanlı, zâirsiz mezârından;Yürekler parçalar bir nevha dinler reh-güzârından.Bu mâtem, kim bilir, kaç münkesir kalbin gubârındanHurûş etmekte, son ümmîdinin son inkisârından? Evet, son inkisârından ki yoktur cebrin imkânı:Batıp gitmiş nazarlar …
Şub 23
Önce Ölür Babalar
Hayat müşterek değildir, müsriftirÖnce erkekleri harcar hayatKombiler, benzinler ve ekstreler yoluylaPatronların evdeki üç çocuğu umursamazlığıylaBir işçinin yerin en az beş kilometre altındaFeci şekilde can vermesiyle ilgilenmeyen işletmecileriyle, sigortasızÇılgın ev partilerinin, lohusaların ve evde kalmışların ıstırabıylaOklar ve mızraklar hayat babalarıKöylere, toplantı masalarına, dağlara Önce ölür babalarÇünkü yalnız çeneleri vardırKoynuna cüzdanlarını alan kadınlarınMemleketini bir kez görmek isteyen …