Kategori: Türk Şiiri

Sevgiler

İnsanlar, hepinizi seviyorum!İçinizde dostlarım, kardeşlerim var.Ey şehir! Bütün hemşerilerim.Bayramınız bayramım, kederiniz kederim.Yoksullar, hastalar, zavallılar,Sizler için gözlerimdeki pınar. Ölüler! Özlemez olur muyum dünyanızı,Aranıza karışmış annem var, babam var. Günler geçiyor diye bir yandan içim sızlar,Hayat! Hayat! Seviyorum seni.Yemyeşil çayırlarda bembeyaz gezen kızlar!Aranızda sevgilim var. Ziya Osman Saba

Kafiyenin Efendisi

     İmrü’l Kays ve Muallâkası Gülceleşti bir zamanda…     Demiştim ya hani: “Çıkınımda şiir gizli”… Durun!Durun hele,Orada durun! Çöl boyu uzanan yerler arasında,Dahul’den Havmel’e, Tudıh’tan Mikrat’a…Dalgalı kumların azalıp inceldiği,Sevgilinin yurdunda;Sıktu’l Liva’daSilinmemiş izler,Yaşıyor hatırası daha.Sizler,Hepiniz, sizlerDurun!Durun hele,Orada durun! Durun ki;Anarak adını sevgilinin,Yana döne dolaşalım.Durun, durun ki,Hasretinin ateşiyle,Yana söne ağlaşalım. Siz, ey! Kalabalıklar içinden çıkmış kalabalıklar;“Ölü …

Devamını oku

Şehriyar

1. Rahmete açılan bir gökyüzüydüÜstümüze yıldızlar serpenŞefkatli bir anne gibiydiSeni bağrına basan toprakMümin mütevekkil bir güzel adam içinÖlümün müthiş ve gizemli sorularınaAğrılarımı iyileştirenSakin cevaplar bulabilirdimCesur olmayı dener“Yaşamak” bu diyebilirdimİçimde bulutlar hep böyle kabarmazUysal gözlerle bakardım sanaHafta sonlan parkları sevebilirAnılarımı bir tablo gibi asardım duvaraSöylenecek sözlerim olmasaydı hayata 2. Oysa yine çocuklar var hayatımızın ortasındaGüzel yüzleri …

Devamını oku

Seni Seviyorum

Seni seviyorumçağladıkça coşan suestikçe dellenen rüzgarekildikçe anaçlaşan topraköğütler bunu bana seni severkentürküden türküye geçer ırmaktoprak yaz yağmurlarıyla oynaşıröğle tozlarıyla dolanır rüzgar ufkuadınla uyarırlar beni seni seviyorumbağda çillenen salkımdalda allanan meyvaöttükçe kendini tüketen kabakçı kuşuöğütler bunu bana seni severkenyaz güneşi şehvete boğar bahçeyikükürt adetleriyle solar bağ yapraklarıballı incirde yaşar -bin bir cilveli- aşklarınıturunç gerdanlı kuşlarhaberler getirir …

Devamını oku

Bir Sevda Türküsü

Sokul yanıma,çığlıklar dolarken kentin sokaklarınayirmidört ayar yankılar düşer dağlardan.Üşürüm kar giyinmiş ağaçlar gibisımsıkı tut ellerimiki,bir kır çiçeğikorkusuzluğuna ulaşayım.Tuz ekmek ve şarap kadar kutsal,okunması düşlenen bir kitabınel değmemiş koyakları kadar gizemli,sevdaya ait ne varsa içimdesırtımda taşıyorum akşamları.Rüzgarın baştan çıkarıcı çağrısına kapılıpipini koparan uçurtma gibiçılgın olmak istiyorum,bu yüzden,görmüyor musun kollarımsana uzanıyor savaş alanınıntam ortasındanPeşimde kanıma susamış canavarlar …

Devamını oku

Gel Bahar

Ben mi çıldırmışım, sen mî delirdin?Yalvaran sesimden bu kaçış neye?Git dediğim zaman koşar gelirdin, Gel şimdi de inan bu efsaneye! Şimdi günler birer peymanedir gel! Yıllardır kaybettim o tatlı sesi, Bir türlü içimde ötmez o bülbül, Bir ömre bedeldi bir tek nağmesi, Hem ötmez, hem içten gitmez o bülbülKalbim sükûtuna kâşane oldu.………… Hasret dedikleri zorlu …

Devamını oku

Son Hatıra

Adını ellerimle çizdim altın kumlara,Küçülen gözlerimde kurudu son damla yaş;Kumsal, deniz, sal, rüzgâr senden en son hatıraSolan ruhumda sana bembeyaz bir soğuk taş!… İşte, rüzgâr esiyor, dalgalar coştu yine,Kumlara işlediğim hayalin de kayboldu,Hicranınla yanarken ben derinden derine,Karşında, solan yüzüm gibi, güneş de soldu… Dalgalar, sürükleyin beni de enginlere,Kumların arasında ben de bir parça taşım…“Ayrılmayız beraber …

Devamını oku

Bu Şiir Kömür Kokar

öyle insanlar gördüm ki ölüm peşlerine düşmeye korkardı kılları uzamış hayvanların yanı sıra ya kuyulara iniyorlar ya kuyulardan çıkıyorlardı kazmaları kürekleri lambalarıyla ya insanlar gibi toprağın üstünde ya köstebekler gibi toprağın altındaydılar bir düdük sesinde bütün şehir ayaktaydı dağlara tepelere doğru bir ayaklanmadır başlıyorduikinci düdüğe kadar bütün şehirde tıs yoktu uyudum uyandım hep aynı seslerdi …

Devamını oku

Çaylar Kuyusu

Ana, kardeş çocuk bıraktılar geldiler, Yeryüzünden yüz kırk metre aşağıya indilerBir uğultu duyuluyor, neyleyim neyliÇıkamadılar tam kırk sekiz kişi idiler…. Yüzbeş işçi indi yeraltına bir postadaKırksekizi kaldı yeraltında bir postadaİncir Harmanı bölümünde Çaylar KuyusuAğır olur kara gözlü kömürlerin uykusuÇeker kucağına Ereğli’den, Devrek’tenNice uykusuz garipleri bir anda uyuturÇaylar Kuyusu derler bir derin kuyudur. Ceyhun Atuf Kansu

Barışma Rubaisi

Sönmüş sanılan ışık, bir anda parlarDostun sesi, tekrar sevinç ısmarlarBir buzlu soğuk sisli bulut, nur kesilirKuşlar ötüşür yerde erirken karlar Hüsrev Hatemi