Kategori: Türk Şiiri

Azm-i sefer ettin, dil-i nâçârı unutma

Azm-i sefer ettin, dil-i nâçârı unutmaGittin güzel ammâ, bu dil-efgârı unutma Gâhice uyandıkça şebistân-ı safâdaŞol gice olan sohbet-i hemvârı unutma Vardıkça şeker hâba, girüp bister-i nâzaNe zehri içer, dîde-i bîdârı unutma Kâküllerini şâneye çektikçe seherlerYadına getür, kalb-i dil-efgârı unutma Ayînede gördükçe, kaçan, hasta nigâhınLûtfeyle tabibâ, men-i bîmârı unutma Ahvâlimi yazdım, bütün evrâk-ı dilimdeDestindeki mecmua-yi nâçârı …

Devamını oku

Yeni ne varsa şimdi viranede kalmıştır

Yeni ne varsa şimdi viranede kalmıştırMutluluk gönüldeki hazinede kalmıştır Bilinçten başka bir şey tanımaz akıllılarBaşıboşluğun keyfi divanede kalmıştır Boşuna mescitleri dolaşma sofu dostumAradığın aydınlık meyhanede kalmıştır Can vermeyi bilmeyen bülbül sussa ne olurAşkların pırıltısı pervanede kalmıştır Açınca yüreğimi güldü bana, dedi ki:N’olmuş yine Esrar’a efsanede kalmıştır Esrâr Dede

Kâküllerine ol mehin, ey şâne dokunma

Kâküllerine ol mehin, ey şâne dokunmaZencîri kırar bu dil-i dîvâne dokunma Gül-berk misâli ciğerim pâreliyorsunEy bâd-ı seher, o gül-i handâne dokunma Feryâd-ı ene’l- hakeder âvâz-ı tanîniFâş etmesin esrârını, peymane dokunma Bünyân-ı nizam-ı felek ol kuy-ı beladırÂlem yıkılır bu dil-i vîrâne dokunma İçtikleri hep hunı ciğerdir fukaraŞeyha kerem et hatırı rindane dokunma Eğlenceleri zülf-ü dil aram-ı …

Devamını oku

Gevher saçıp bezme seher doldu lebâleb jale gül

Gevher saçıp bezme seher doldu lebâleb jale gülKattı arakla gül-şeker minâ-yı mâlâmâle gül Ebre düşüp berk-i şafak jale ne renge döndü bakGüya mukattar gülerek doldurdu câm-ı âle gül Bülbül olup yâre zenân görmüş tecelliden nişanHer şahtan eylemiş ayan bir âteş-i cevvale gül Geh naz edip mestur olur alâyişe mağrur olurBilmez sonu mecbur olur çent ruze …

Devamını oku

Yankı

Her kelimenin iki anlamı olduğunubilmiş, baştan beri üçüncüyü aramıştı.Ama bu bir şey değildi asıl aradığınınyanında : Başka bir düzen olsun istemiştiseslerin arasında, harflerle renklerinbirbirlerini itmedikleri bir dengeydiısrarla kovaladığı. Yıldan yıla dileyüklediği zalim işi dizmişti kafasında,ışığa ve karanlığa, sessizliğe ve uğultuyaverdiği değerleri elden geçirmişti tek tek.Heceden heceye dörtnala ilerlemişti bakışı,cümleden cümleye tekinsiz bir başdönmesiylegeçmişti: Bir an …

Devamını oku

Gelmiş Bulundum

Ben mişim -neymiş- su sesiymişOymuş -cam kırıkları gibi gövdemi yakan-Yanağında sardunya kokusuyla yazdanKimmiş o gelen ya giden kimmişBir yabancı mı, yoksa bir ermişDeğilmiş, bir çağrı bile yokmuş uzaktan. Güneş mi batarmış bir özel ismi bitirir gibiYanmış bir ağacın yaprakları mıymış kımıldayanNe kalmış bir önceden ya da bir sonradanKim koparmış dalından bu yabani incirleriYa kimmiş kıyıya …

Devamını oku

Anılar Tipisi

Kendimle baş başa kalıncaÇok defa,Hava soğur, anılar tipisi başlarKar zerreleri yüzümü acıtır, burnum alnım buz gibiBu yağış, bazan iri taneli bir doluNerdeyse kafatasımı kıracak,Dua ve Ümitlerin şöminede yandığı Ruhumun dağ evine dönerim.Ümitler ısıtmaz insanı ruh kışında,Saman alevi gibi yanar ve sönerlerKurtarıcı olan dualardır ancak,Duaların ormanını beslemedikçeSonumuz donmak.Ayrıca ruhumuzun dağ evinde,Ölümden sonra da önce de Yalnızlığımız …

Devamını oku

Kederli Bir Öykü

Bana anlattı vaktin çok geç olduğunu Çocuk,Konuşmuyordu tabii, sadece baktı, mahzun.Yerde ayak izleri “uzaklaşan O”nunYürekteki izlerse, gözlerinden;Bir goncaydı mutluluk hiç açılmamışken solgun.Aramızda da bir “Kan Kalesi”Ok yağıyor üzerime bardaktan boşanırcasına yoğun,“Bana öyle bakmamalıydın giderken,Cehenneme dönmemeliydi yokluğun.”Ardına bakmaların olmasaydı mahzun,Bu kadar ağrımazdı belki kalbim…Ama beni yalnız bırakıp giderken,Bakışlarınla yıkılmış,Gidişinle kimsesizim…Son sahnemiz bu olacaktı demek bizim,Arada yüksekte …

Devamını oku

Yalan

Ben güzel günlerin şairiyimSaadetten alıyorum ilhamımıKızlara çeyizlerinden bahsediyorumMahpuslara affı umumiden…Çocuklara müjdeler veriyorumBabası cephede kalan çocuklara… Fakat güç oluyor bu işlerGüç oluyor yalan söylemek… Melih Cevdet Anday

Güvercin Gerdanlığı

Garip turna bizi senden soranaŞimdi bir yavruya kuldur diyesinAşkın zincirini takmış boynunaDevr içinde Mecnun oldur diyesin Gece gündüz ağlar hiç bir dem gülmezUnutmuş eşini dostunu bilmezSevmiş bir güzeli artık vazgelmezAşık olmak müşkül haldir diyesin Terkeylemiş eşi ile dostunuAbdal olmuş eğne almış postunuGelen geçen çiğner oldu üstünüAyaklar altında yoldur diyesin A zalim engeller yolumu bağlarYarimin hasreti …

Devamını oku