Kategori: Türk Şiiri

Prozac

Hastaneye kar yağıyorBu bir şiir sayılabilirÇünkü gözlerim terliyorCamdan soğuk bir gündemle toplananÜşüyen serçelere bakarkenSırlı kalmış bir sigara ciğerimin sonuna yaklaşıyorİyiyim derken kendim hakkındaDoktora kötü bir ipucu veriyorumİyisin diyor doktorPinokyo’yla burun buruna geliyorHemşireye kalbimi plastik bir tabakta versemDesem ki şu genç kıza versinlerAnlamaz ama he der anlayışlıdırYüzümü annemin ayaklarına nakledinŞekerindeki kan oranı azBabamın kızıllığından biliyorumAnnemi kızlığında …

Devamını oku

Sen Geliyorsun

Sen geliyorsun; kuşlar geliyor bahçelerdenPapatya kokusu bir de, sen gelmeden önce Nasıl tanıyorum bilsen geçtiğin sokakları Biraz mahmur oluyor bakışları, fersiz, çaresiz Ölü kelebekler görüyorum sokak köşelerinde Duvar diplerine bırakılmış acılar Yorgun ihtiyarlar bir de, gençliğini arayan Sen tüm sokaklardan geçmişsin meğer Hangisine baktıysam rengi bembeyaz Bir dokun bin ah işit pencereden Bir asker ağlıyor …

Devamını oku

Bu gün mah-ı Muharremdir, muhibb-i hanedan ağlar

Bu gün mah-ı Muharremdir, muhibb-i hanedan ağlar.Bu gün Eyyam-ı matemdir, bu gün ab-ı revan ağlar. Hüseyn-i Kerbela’yı elvan eden gündür. Bu gün Arş-ı muazzamda olan âli divan ağlar. Bugün Âl-i abanın gülşeninin gülleri soldu, Düşüp bir ateş-i dilsuz, kamu ehl-i iman ağlar. Bugün Gülzar-ı Muhtar-ı Hüda’ya bir hazan esti, Zemine düştü vaveyla, felekte kehkeşan ağlar. …

Devamını oku

Sis

İki şehri var gecenin, biri gözümdetütüyor, birinin dumanı üstünde yağmurgibi çöken siste, bana bu uykusuzşehri niye bıraktın, göze alamadığımbir şehrin yerine bütün şehirlerdesin,gece değil istediğin hayli karanlıkbakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmakhevesindesin! Gözlerini anlıyorum henüzbağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin;gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnızgöze alamadığımız yakınlıklar da acıtır,ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir,öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak,sis değil, …

Devamını oku

Sözcük Mesafesi Sıfır

kalbimacının altında eksi iki derece yoğun kar yağışı gibi bir şeyiz ikimiz de durmadan devam eden tipi şeklinde aralıksız kalbim acının altında eksi iki derece şehrin göğsüne kadar ulaştı kar kalınlığı sözcük mesafesi sıfır ! kapanan köy yolları gibiyiz sonunda işte kim bilir kaç çocuğu öldürdük biz bu soğuktan, kaç karanfili kaç serçeyi kaç evsizi… …

Devamını oku

Anılar

sonrasız bir sürgünü yaşar anılarartık varolmayan evlerdeanılar ki genç ölümlerin artığıher an anımsanmaya duyarlıhep unutulmaya hazırsorulsa yadsıyacaktır anılar mıyok ki benim anılarımbir başkası yaşamış bu yerlerde bu adam unutkan mı nekuşlar yüreğine işler aldırmazkuşlar ki bilirkişileri umudunaşkın ve erincin simgeleri adam yitiyor boşluktan İlhami Çiçek

Şiirden Anladığım

BilinmeyenlerinRenkten, kokudan, biçimden, ışıktan, kütleden ve Coşkudan, hüzünden, sevinçten, acıdan ibaret olanların Ya da öyle varsayılanların karşısında bilim adamı olmayı yeğlemem. Şimdilik yazıyorum, yarın? Bilmiyorum. Atamız Sokrates, anarnız Vislaya Şimborşka öyle dediler: Bil – mi – ya – rum. Ben onların hala cahil bir öğrencisiyim.    Şiirsel olanla şiir arasında bir fark yoktur.    Hatta …

Devamını oku

Otel Odası

Bir otel odasının karanlık köşesinde Fırtınanın sesini andırıyor nefesim,Kulağımda saatin hüzünlü tiktaklarıKarşımda ise beni parçalayan bir resim! Tavanın bakışları gözlerime takılmışBeni tehdit ediyor zalim yalnızlığıylaÇilekeş kitaplarım konuşmuyorlar artıkİçimde gizli bir ses hükmediyor ki “ağla” Donuk bir çeşme gibi sâkin kırık sandalyeSanki hasta bir nağme elimdeki defterimBin bir anıyla dolmuş boşalmış küçük dolapHayatından usanmış kirli elbiselerim… …

Devamını oku

Japon

Kırmızı Japon harfleri geçti ağzından.Emaye göğsüme düşüp ses çıkarttı. Fısıltılar… Durdu ve bekledi. Şeffaf bayrak, yukarıdan aşağı inen bir ferman gibi ayırdı ikimizi. Geldiğimiz uzak yoldan tahriş olmuştu : ayaklarımız, ellerimiz. Bir haiku kadar yavaş ve çabuk… Beni öpmedi. Ilgım Veryeri

İşaret Çocukları

Yasin okunan tütsü tüten çarşılardan Geçerdi babam Başında yağmur halkaları Anam yeşil hırkalar görürdü düşünde Daha ilk güzelliğinde Alnını iki dağın arasına germiş Bir devin göğsüne benzer Göğsünden dualar geçermiş Çarşılar ellerinde ekmek iğneleri Cami avlularına açılan Havuz sularına kapılan çocuklar Görmeden güneşin bütün renklerini Götürmezlerdi dükkandaki babalarına Ocaktan akan kaynar yemekleri Neenelerinin koyduğu avuç …

Devamını oku