Ufkumda bulutlar kümelerken kara bahtım, Ben her gönül ufkunda doğan sabahtım. Devran herkese taslarla zehir sundu da birden Ben herkese bir neşe yarattım o zehirden. Bir köprü kurup, zulmetin ardında, seherle, Bildim gülüp eğlenmeyi ömrümce kederle. Alnımdaki her çizgi beyaz bir gece saklar, Bir başka şafaktır saçımın gördüğü aklar. Farkım ne, emel kaynağı bir körpe …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Zaman Kırıntıları
Biz, zaman kırıntıları,Zaman sinekleri,Tozlu camlarında günlerin sessiz kanat çırpanlarVe lüzumsuz görenler artıkBu aydınlıkta kendi gölgelerini!Sanki siyah, simsiyah taşlar içindeSiyah, simsiyah kovuklarda yaşadık biz,Sanki hiç görmedik birbirimizi,Sanki hiç tanışmadık! Dünya bize öyle kapattı kendisini… Neye yarar hatırlamak,Neye yarar bu cılız ışıklı bahçelerdeHatırlamak geçmiş şeyleri,Bu beyhude akşam bahçesindeKapanırken üstümüze böyleZaman çemberiHatırlıyor yetmez miGüneşe uzanan ellerimiz! Aynalar sonsuz …
Şub 23
Ölümü Hatırlatan Kadın
Kayalıklarda gördüm seni,bir sisli günde, Fırtınadan saçların çözülmüş bir demetti. O kayalıklarda ki bir yıl evvel üstünde Çöllerden aşık dönen bir genç intihar etti… Seni her nerde,artık,her ne suretle görsem Bir gölgenin duyarım ruhuma düştüğünü. Ben de o aşık gibi bir kayada ölürsem Rabb’im mukaddes etsin seni gördüğüm günü! Kayalıklarda bir genç öldüğü gün beldenin …
Şub 23
Borçlu Öleceğim Herkese
Nerde okumuştum, bilmiyorumkim söylemişti: ‘kimseye borcumkimseden alacağım yok’ diye.Tumturaklı bir cümleydi; tuhaftı da,ekonomik terimlerledillendiriliyordu özgüven.Gerçekten hayaletlerindenkurtulmuş biri miydi bu?Ne teşekkür, ne şükran;alçakgönüllülük ve bağışlama;yoksanmıştı hepsi. Sadece ürkütücübir kendini beğenmişlik. Birebir alırsak sözcükleribilge Lao-Tzu’nun deyişiuygun düşüyor bu övünmeye:‘Önemli olan duvarları değilodanın. Kapladığı boşluk.’Yaşadım ve gördüm: aynasıylakonuşanlar, yitipgittiler aynalarıyla. Kulüp 12’nin Amerikan-bar’ında‘caz müziği dinliyorum’. Keşkeyanımda olsaydı Kâmuran …
Şub 23
Kayıp Çocuk
Birden işitilmez olsun ayak seslerim; Gölgem bir başka sokağa sapıversin; Unutayım bir anda her şeyi, Nerde oturduğumu, Bir tuhaf adem olduğumu Can adında. Aklım arayadursun başka kapılarda kısmetimi, Ben, bilmediğim sokaklarda bir başıma; Gönlüm öylesine geniş, öyle ferah, İlk defa görmüş gibi dünyayı, Bir şaşkınlık içinde, yeniden doğmuş gibi; Hatırlamam artık değil mi, dostlar, Hatırlamam …
Şub 23
Ömrüm Diyorum
Üzgün bir çocuğun yalnızlığıKadar saydam kalabilseydimÖmrüm derdim ömrüm nasıl da Dolu geçmiştir ölebilirim artık Ölüm hiç de ürkünç gelmiyor Yaşanmışsa tüm yaşanacaklar Acı yitiriyor anlamını ve renkler Kül oluyor körleşirken gökboşluğu Bu dünya dünya mıdır hani Bildiğimiz o yamyam küresi Ki apis öküzlerinin çekip durduğu Bir cansıkıntısıydı önceleri Hantal ve gürültücü bir tehdit Gibi düşüyorken …
Şub 23
Güz Düşünceleri
Bu sabah gökyüzü daha bir yorgun, Daha bir dumanlı, Daha bir derin! Şu anda, omzumdan tanıdık bir el, Tutup silkelese şöyle bir güzel, Kurtulsam yükünden düşüncelerin!.. Bekir Sıtkı Erdoğan
Şub 23
Macera
Küçüktüm, küçücüktüm,Oltayı attım denize;Üşüşüverdi balıklar,Denizi gördüm. Bir uçurtma yaptım, telli duvaklı;Kuyruğu ebemkuşağı renginde;Bir salıverdim gökyüzüne;Gökyüzünü gördüm. Büyüdüm işsiz kaldım, aç kaldım;Para kazanmak gerekti;Girdim insanların içine,İnsanları gördüm. Ne yardan geçerim, ne serden;Ne denizlerden, ne gökyüzünden ama…Bırakmıyor son gördüğüm,Bırakmıyor geçim derdi. Oymuş, diyorum, zavallı şairinGörüp göreceği. Orhan Veli
Şub 23
Rüzgar
Arzularım muayyen bir haddi aşınca Ve kulaklar sözlerime sağırlaşınca Bir ihtiras duyup vahşi maceralara Çıkıyorum bulutları aşan dağlara. Tanrıların başı gibi başları diktir, Bu dağları saran sonsuz bir genişliktir, Ben de katıp vücudumu bu genişliğe, Bakıyorum aşağılarda kalan hiçliğe. Bu dağların bir rakibi varsa rüzgardır. Rüzgar burda tek başına bir hükümdardır. Burda insan duman gibi …
Şub 23
Sessiz Senfoni
Ellerin vardı, sıcak ve masum.Ellerin, hayal gibi, düş gibi…O zaman talihime yardı ellerin.Beyaz bir gecede, iki kuş gibi,Omzuma nasıl da konardı ellerin?..Hangi rüzgarlarda şimdi kimbilir?O değirmen altı, o zümrüt koru,İlk dörtlü yoncayı bulduğumuz yer,Ya o çapkın çapkın kestanecikler!…Hani bir yerleri çimdiklenir hafifçe,Kanardı ellerin!Mendilimi sarardım üstüne,Avcumda sahici bir hasta gibiİncecik incecik yanardı ellerin!Bazan kızar hırçınlaşırdı birden;Ruhumu …