Ne vakit babamın yokluğuna gitsemBabam bana bir şey diyor. Diyorum ki, bir yerdeyim ben babaBir gökte. Gökte gece var, ay var,Sen de varsın. Ama hercai bir şey sanıyorİnsanlar beni böyle görünce. Oysa benim karnımda bir zehir var.İçimde çok uzakta biri kalmış daOnu çok özlemişim gibi bir zehir var. Babam burası yatmak için çok güzel, diyor.Sen …
Kategori: Şiir
Şub 23
Sükûnet
Kuşların güneye göç etmelerini görüyor musun?Fani şeyler de böyledir: Gelir geçerSakin ol, düşme zamanın vehim tuzağınaBir rüyayı bir başka rüyaya ekleyen zamanın Özlemi başka uzak yerlere doğru yönelir;Bilgenin kalbi ise yaldızlı burada kalırVazgeç ulaşılmaz diyarların rüya imgesinden – Sen güneşi ve yıldızları bizzat kendinde taşıyorsun Frithjof SchuonÇeviri: Mahmut Kanık
Şub 23
Bu İşin Sonu
IX Güler gittiPencere çekip başını gittiGök gitti, ağaçlar gitti, sokak gittiKimse kalmadı seninle Yarın Güler’i gördüğün yerdeGökleri, ağaçları bulursunBir başka sokak gözünde güzelleşirAma unutma ki gün gelirGün gelir de GülerBuralardan giderseBu gezdiğin tozduğunmDört yanı haram eder de giderBu odayı bırakırBu şehirde duramaz olursun Necati Cumalı
Şub 23
Saçlar
Büyük bir giz var Simone,Senin saçlarının ormanında. Kuru ot kokulusun, taş kokuluHayvanlar gelip durmuş üstüne;Deri kokulusun, buğday kokuluVe buğday savrulduktan sonra;Odun kokulusun, ekmek kokulu,Daha bu sabah fırından çıkma;Çiçek kokulusun, süren çiçekBırakılmış bir duvar boyuna;Böğürtlen kokulusun, sarmaşık kokulu,Tertemiz yıkanmış yağmurlarda.Hezaren kokulusun, eğrelti kokulu,Biçilmiş eğrelti, gece eşiğinde.Ölü ot kokulusun, kızıl ot,Çitlerin gölgesinde yan yana, yan yana.Isırgan kokulusun, …
Şub 23
İstanbul Şiirleri Bercestem
İstanbul’u görmeden -fotoğraf ve şiirlerle- sevenlere Deniz bazan susup bazan homurdanıyor; Üsküdar’da birkaç ışık sönüp yanıyor: Eşelenen kıvılcımlı bir mangal gibi… Sabahattin Ali Karaköy’den kalkan vapurlar bilirYıllardır nasıl yangın Galata KulesiKız Kulesi’neAli Asker Barut Bugünse artıkGörmek için deniziSağa sola oynatması gerekecekBetonarme binaların arasındaÜzgün duran boynunu Ali Asker Barut İstanbul’da bir sevdiğim vardıKeçi yavrusuna benzer,Rüzgar eserdi …
Şub 23
Sığınmacılar
Düşerken yontulduk yamaçtanKapılmış giderken sele, tıraşlandık Şu durup güneşlendiğimiz yere bakın Evrensel vicdanın yokluğundaSürünerek ulaşabildiğimiz yere Üstündeyiz bir kayalığınGölgesinde yaralı ağaçların İleri yürüsekGeri çekilsek SağımızSolumuz Uçurum. Ferruh Tunç
Şub 23
Gönlüm
Benim gönlüm su içen bir yaralı ceylandırBozulmuş bahçelerin yaslı havuzlarındanSenin gönlün çalınmış bir dal kızıl mercandırUçarı geyiklerin sedef boynuzlarından. Ömrümüz bir yolculuk gibi hazin ve yamanBilinmez hangi çölde kaybolacak bu kervanEşsiz güzelliğini kıskanıp çalan zamanBırak çağlayan gibi aksın omuzlarından!. Şinasi Özdenoğlu
Şub 23
Bir kitap kadar elverişli değildir hiçbir gemi
Bir kitap kadar elverişli değildir hiçbir gemiUzak ülkelere götürmek için bizi.Ve hiçbir atın şaha kalkmışBir sayfa şiire ulaşamaz hızı.En yoksullar bile katılabilir bu turaKaçak yolculuk etmelere son,Ne kadar hesaplı şuİnsan ruhunu taşıyan fayton.. Emily Dickinson
Şub 23
Canım Ben Andan Buna
Canım ben andan buna, ezeli eşip geldim,Aşkı kılavuz tutup, o yola düşüp geldim. Değilim kal ü kıylde ya yetmiş iki dilde..Yâd yok bana bu ilde orda bilişip geldim Geçtip hodbin elinden, el çektim dükelinden.Bu ikilik belinden, birliğe bitip geldim. Dört kişidir yoldaşım, vefadardır razdaşım.Üç ile hoştur başım, birine buşup geldim. O dördün birisi can, biri …
Şub 23
Sone CXLIR
Aşık olduğu yer ve zaman aklına geldiğinde gençleştiğini duyumsar. Anımsadığımda o yer ve zamanı,aklımı yitirmiştim o yer ve zamanda,ve Aşk’ın attığı düğümü, bağlamıştı beni sımsıkıya,öyle ki acılar tatlı ve ağlamak bir oyun gibi geliyordu bana. Kükürt ve samandandır bedenim tümüyle, yüreğim bir kor ateş,o içtenlikli sözcükler kulağımın dibinde, içimi yakan;öyle ki keyif alır,ve onunla yaşarım, …