bu şiir sandığın şey yangıdıriçsavaş, anı kurtarma operasyonune varsa ölü ele geçirilecektir hayattanveba uykunun pençesinde lime limeölümden önceki o boşaltılmış bölgede–tıknefes bekleme odasıdır artık gövde–yani eşikte eşyayla göz gözekısa süreli özlemler giderilecektir şimdi sen boş ver şu hayatta kalma oyunlarınıkök salma hevesinden de hızla geçilecektirherkes herkese kimse oluncadünya denen bu katılık daha da küçülecekgün bir …
Kategori: Şiir
Şub 23
Hülasa
Ben ölsem be anacığımNem var ki sana kalacakCeketimi kasap alacak,Pardösömü bakkalBorcuma mahsuben…Ya aşklarımYa şiirlerim ne olacakYa sen ele güne karşıNasıl bakacaksın insan yüzüneHulasa anacığımNe ambarda darımNe evde karım var.Çıplak doğurdun beniÇıplak gideceğim Rüştü Onur
Şub 23
Mezar
tükenirdi monologkaçarken içine düştüğüm kara toplumbig bang sonrası büyük yalnızlık bilinmeyenisaçlarında titreyen iblisler karartırken güneşiüstüste gömülürkensaydam yaşamlarbir yankı duyulurdu hiç’liktenbütün yalnızlıklarınızın ilencikorusun çoğulluklarınızıcinnet koyun erdemin adınımaskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltınhepiniz mezarısınız kendinizin… Nilgün Marmara
Şub 23
Herkes Dışarı
ölüm henüz hepimizden küçüktübenim güzel arkadaşım kırıldı fakat arkadaşlık için çekilen o kısa filmhenüz başlamıştı, geçmiş karardıve anısı kendinden önce yaşayançıktı çıkarıldığı kötülüğün katındangüzelliğini herkesin içine attı herkes dışarıkimseye yer yokiçinizde yer yoksao güzelliğe içinizde biri var mımodası geçmiş acılarla çünkübir ilgisi var güzel olmanınkraliçe olamayacak kadargüzel kadınları hatırlamanın gövde eğilsin artık, kim karışabilirgövde gösterisine …
Şub 23
Lavinia İçin Sonnet
sana da yas yaraştığı söylenir, öyle değil!…birden bir dal kırılır, hani düşer ya suya,sen o akarsusun…akma!…kendine eğil,orda gördüğün dalı, ey solgun lavinia,sanki tanır gibisin…belki eski yerindengöçmüş bir yaz sözünde unutulan zakkumuusulca büyüttündü, akarak ta derinden; anımsa, öpüşlerdeki taşı, çakılı, kumu… nerde bir yaz olduysa o dalı taşır şimdi;ah! al götür, al götür…bırakma bir kuytuda;sen onu …
Şub 23
Ezgili Yürek
Hangi taşı kaldırsamAnamla babamHangi dala uzansamHısım akrabamNe güzel bir dünya buİyi ki geldimSüt dolu bir torbaylaŞöylece çıkageldimKime elimi verdimseDöndürüp yüzümü baktımsaKısmet kapıyı çaldıKör pınara su geldiBen şakıyıp durdukça öyleGülün kokusu geldiBebesi olmayanaBunalıp da kalmışaAcılarla yüklüDargın yüreklereYetiştim geldimİyi ki geldim. Ruhi Su
Şub 23
Şairin Ölümü
Ne bir damla gözyaşı, ne yerde yaslı bir mum;Hazin, loş odalarda ölümü sevmiyorum.Bir çığ sesiyle nasıl inlerse bir uçurumBenim öyle verecek kalbim son nefesini… Titreyen dallarını açıp göklere kadar,Hıçkıracak ney gibi sülün boylu kavaklar,Talihimin göğsümde hapsettiği canavarDerin çıtırtılarla kıracak mahpesini… Ardımda binbir gönül, ıstırabımdan derin,Matemini tutacak bir mukaddes kederin;Ölümün gösterecek dünyaya ölümlerinHem en şereflisini, hem …
Şub 23
Kuşun Ölümü
Kuş damdan düşüncesarışın bir yürüyüşüdür artık ölümünbir yağmurdur açılan kuraklığabir yağmurdur kulübesi nisandanve onun ayaklarına dolanan o gökyüzükansız yüzleridir diri kuşlarınkuş düşünce damdan Kuş düşünce damdankızlar saçlarıyla ölümü düşünürleruzun bacaklı tanrılar koşuşur sokaklardakuş öldü herkes mi arıyor gençlik mi yürüyor herkese ve mi arıyoronun gözlerini satılan çarşılardakuş öldü kanadının altındaki o yarayağmurun karanlığını getiriyor geceyeyağmurun …
Şub 23
Allah Bes, Bâkî Beves
Ey zâir-i sâhib-nefes,Hubb-ı sivâdan meyli kesDünyâda kalmaz hiç kes,Allah bes, bâkî heves Her ten biter bir derd ile,Geh germ ile geh serd ileUğraşmağa bir ferd ile,Değmez bu dünyâ-yı ehas Ben de ferîd-i asr idim,Fass-ı nigîn-i sadr idimNakş-ı hümâyûn-ı satr idim,Gösterdi çarh rûy-ı abes Dil-haste oldum bir zemân,Tedrîc ile bitdi tüvânUçdu nihâyet murg-ı cân,Çünki harâb oldu …
Şub 23
Üçüncü Şahsın Şiiri
gözlerin gözlerime değincefelâketim olurdu ağlardımbeni sevmiyordun bilirdimbir sevdiğin vardı duyardımçöp gibi bir oğlan ipincehayırsızın biriydi fikrimcene vakit karşımda görsemöldüreceğimden korkardımfelâketim olurdu ağlardım ne vakit maçka’dan geçsemlimanda hep gemiler olurduağaçlar kuş gibi gülerdibir rüzgâr aklımı alırdısessizce bir cıgara yakardınparmaklarımın ucunu yakardınkirpiklerini eğerdin bakardınüşürdüm içim ürperirdifelâketim olurdu ağlardım akşamlar bir roman gibi biterdijezabel kan içinde yatardılimandan bir …