Kategori: Şiir

Uğurlama

Yol boyunca gelincikler… Çiçeklerin çingenesi! Kırmızı önlüklüOkul çocuklarım benimYakaları siyah! Erdal Alova

Arınış

Şehir sahrasında süreğen sıcakKanatır sabrımı keskin bir bıçak Ne bilir melâli, süfli-uygarlıkBu bir gönül işi, ince duyarlık Arşı saran çığlık, sûr’u andırırBir damla, deryayı dalgalandırır Kurşunlanmış gibi sancılanır cânBu bir iç kırılış, bu bir iç buhran Herşey, su üstüne yazılan yazıHüzün ruhumuzun gizli niyazı Âteş ırmağıdır nefsin yunağıBoşalır ansızın his sağanağı Yakar düşünceni âfet bir …

Devamını oku

Sûfîler Sûfîsi

Kelâm tarif edemez bu mücerret âyiniYeşil kubbe altında sonsuzluk şehrâyini Ruhumun semâsında ney şöleni bir dönüşUyanıyor içimde Selçuklu’dan kalma düş Revaklar, soylu vavlar, çağa resmeder biziTöremize icazet verir Şems-i Tebrizî Bir buhurdan içinde tütsülenen bileşikMerhamet dilediğim, sığındığım son-eşik Âşkın kutlu âteşi düştü cân ummanımaEy sûfîler sûfîsi, al beni de yanına Kaynar kaynar azalır, yoklaşır, uçar …

Devamını oku

Aykırı Çiçek

Bu şehrin sokaklarındaTaşlarında eskidi gençliğimKaldırımlar arasındaAykırı açan çiçektim Geçtim bazen hüzzam makamındanGeçtim dokuz sekiz ağır romanŞimdi sade kahve kıvamındaHerşey eksik herşey tamam Kim bilebilir kimin haliniDil söylemez yüreğin harbiniİç hisseder hakikat sırrınıAğırdan al yargını yar aman Sesimi suya bıraktımNefesimi semayaİçine herşeyi kattımŞarkılar benzer duaya Geçtim bazen hüzzam makamındanGeçtim dokuz sekiz ağır romanŞimdi sade kahve kıvamındaHerşey …

Devamını oku

İtiraf

Bir defa, bir defacık, sevimli, tatlı kadın,          Zarif kolunuz kolumaDayandı (ve ucunda o ruh karanlığımın          Bu anı solmadı asla); Vakit geçti; tıpkı bir yeni madalyon gibi          Bir ay kenti yıkıyordu,Ve Paris üzerinde gecenin alayişi,          Nehir gibi akıyordu. Evden eve …

Devamını oku

Okuyucuya

Bönlükler, yanılgılar, günahlar, cimrilikler,İşleyip tenimize, kaplar ruhlarımızı,Ve besleriz sevimli pişmanlıklarımızı,Kendi bitini nasıl beslerse dilenciler. Günahlarımız katı, pişmanlığımız gevşek;Sık sık ceza öderiz itiraflarımıza,Ve sevinçle döneriz o çamurlu yollara,İğrenç gözyaşlarıyla kirim çıkar diyerek. Bu Kocaman Şeytan’dır kötülük yastığındaEsrimiş ruhumuzu uzun uzun sallayan,Ve görkemli madeni irademizin o anBir buhar olup uçar bu bilgiç kimyacıyla. Hep o Şeytan’dır bizim …

Devamını oku

Hep sarhoş olmalı

Hep sarhoş olmalı. Her şey bunda; tek sorun bu. Omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken Zamanın korkunç ağırlığını duymamak için durmamacasına sarhoş olmalısınız. Ama neyle? Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz. Ama sarhoş olun. Ve bazı bazı, bir sarayın basamakları, bir hendeğin yeşil otları üstünde, odanızın donuk yalnızlığı içinde, sarhoşluğunuz azalmış ya da büsbütün …

Devamını oku

Cehennemlik Kadınlar

Delphine ile Hippolyte Hippolyte, lambaların solgun ışığı vuran,İçine koku sinmiş minderler üzerinde,Düşlüyordu kızlığın perdesini kaldıranGüçlü okşayışları, saf bir duygu içinde. Fırtına bulanığı bir gözle arıyordu,Uzaklaşmış göğünü günahsız yaşamanın,Sanırsın ki başını mavi bir ufka doğruÇeviren bir gezgindir, ötesinde sabahın. O yorgun gözlerinin ağırlaşan yaşları,Kırgın, uyuşuk hali, hazları kasvet veren,Hurdaya çıkmış silah gibi, mağlup kolları,Yansıtıyordu narin güzelliğini …

Devamını oku

Şu Geniş Dünyaya Sığmayan Gönül

Şu geniş dünyaya sığmayan gönülŞimdi bir odaya kapandı kaldıBir dakka bir yerde duramaz ikenOturduğu yerden kalkamaz oldu Hani o gençlikte çağlayan gönülGâhi gülüp gâhi ağlayan gönülGüzeller köşkünde yaylıyan gönülGönül yaşar amma ümitler öldü Elveda gençlikte geçen günümeEzirâil el atıyor canımaYanarım gençlikte, o zamanımaAcı tatlı günler hep hayâl oldu Nerde gençlikteki geçen çağlarımSustu bülbül gazel döktü …

Devamını oku

Anadolu

Beşikler vermişim Nuh’aSalıncaklar, hamaklar,Havva Ana’n dünkü çocuk sayılır,Anadoluyum ben,Tanıyor musun ? Utanırım,Utanırım fıkaralıktan,Ele, güne karşı çıplak…Üşür fidelerim,Harmanım kesat.Kardeşliğin, çalışmanın,Beraberliğin,Atom güllerinin katmer açtığı,Şairlerin, bilginlerin dünyalarında, Kalmışım bir başıma,Bir başıma ve uzak.Biliyor musun ? Binlerce yıl sağılmışım,Korkunç atlılarıyla parçalamışlarNazlı, seher-sabah uykularımıHükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,Haraç salmışlar üstüme.Ne İskender takmışım,Ne şah ne sultanGöçüp gitmişler, gölgesiz!Selam etmişim dostumaVe dayatmışım…Görüyor musun ? …

Devamını oku