Ben iyiyimOdadan odaya yaşıyorum buradaBahar falan geliyor dışarıdaki otlaraBirden hafifliyor havalar pencereden doluncaGözlerini kısmış bir yalnızlıkta köpüren çaylarAdımın terkisinde dul kalmış aşklarİyiyim, bi şeyim yok Öyle büyük kelimelere de ihtiyaç duymuyorumGülümsüyorum halime herkes uyuyuncaTopuğu çıkmış bir kadının elinden tutuyorum düşlerimdeBirbirimizi anlamaya yetiyor buHem kimse bir şey getirmeyecek banaBendeki neyse onu yaşayacağız onunla daBöyle iyiyim, bi …
Kategori: Şiir
Şub 23
Kuru Ayaza Bıraktın Beni
Beyaz çarşafların üzerinde,Sağıma dönemez’im.Soluma dönemez’im. Münker duvar,Nekir pencere.Dilim, cenin dili. Rahim’den aldın,İnce yağan kar altındaKuru ağaca döndürdünKuru ayaza bıraktın beni. Takık dişlerimi aldınBeyaz bıyığımı incelttinKara boşluğa yumdun ağzımı,Kımıldayan er kolumuDemirlere bağladın. Tüm Kitap, çekildi hücrelerimden.Cümle kılcal zaman, iplik gibi çekildi.Doksan dokuz adın, döküldü sofradan bir bir.Kaldın usumda, savrulan bir edat gibi ey nehir. Mehmet Taner …
Şub 23
Beni Hayata Geri Verdiğin Sırada
Beni hayataGeri verdiğin sırada,Orada olamam.Yapraksız bir dal gibi;Bir ırmak yatağı gibi, kurumuş. Teşekkürler gene deBu ışık damlası içinAramızda. Acı-Bilinç için,Ki kendisineDeğerKatlanmaya. Yeşerecek olanO uzak yaprağın bilinci,Körpe ağaçlarda.KalsınTitreşim, Lütfunla,Baharlar boyuKırık boynumunOkluğunda, Yarı söz, yarı karanlık kara. Mehmet Taner
Şub 23
Şen olasın Halep Şehri
İşte geldim gidiyorumŞen olasın Halep ŞehriÇok ekmeğin, tuzun yedimHelal eyle Halep Şehri Sana derler ArabistanDört tarafın bağ u bostanHaber geldi nazlı dosttanDurmak olmaz Halep Şehri Aşık Garip düştü yolaHızır yardımcısı olaGöründü gözüme sılaSen kal burda Halep Şehri Aşık Garip
Şub 23
Şen Olasın Halep Şehri
Hiç kimse senin kadaryakıştıramamıştır hüznü kendineHüzünler ki aşkın ve şiirinyıllanmış sarabıdırdamıtılmıştır acıların imbiğindenHüzünler ki şairlerin yüreğiden uçuşansararmış çiçek tozlarıdırBiraz da şairlere özgüdür hüzün Bozkırın yalımına direnensolgun bir gül gibi yüzünAcının, sabrın ve yalnızlığınsessizliği sararıyoryorgun güzünde alnınınVe artık bir bir şey bırakamıyorsunbekleyişlerden başka kendineBiraz da şairlere özgüdür bekleyiş Hiç kimse senin kadaralışkın değildir ayrılıklaraAyrılıklar ki nişanlısıdır …
Şub 23
Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri – 18 Ekim 1945
Kale kapısıdan çıkarken ölümle buluşmak üzre,son defa dönüp baktığımızda şehre,sevgilim, şu sözleri söyleyebileceğiz :“- Pek de öyle güldürmedinse de yüzümüzü, çalıştık gücümüzün yettiği kadar seni bahtiyar …
Şub 23
Otobiyografi
1902’de doğdumdoğduğum şehre dönmedim bir dahageriye dönmeyi sevmemüç yaşımda Halep’te paşa torunluğu ettimon dokuzumda Moskova’da komünist Üniversite öğrenciliğikırk dokuzumda yine Moskova’da Tseka-Parti konukluğuve on dördümden beri şairlik ederim kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilirben ayrılıklarınkimi insan ezbere sayar yıldızların adınıben hasretlerin hapislerde de yattım büyük otellerde deaçlık çektim açlık grevi de içinde ve …
Şub 23
Senden bilirim yok bana bir fâide ey gül
Senden bilirim yok bana bir fâide ey gülGül yağını eller sürünür çatlasa bülbülEtsem de abesdir sitem-i hâre tahammülGül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül Ellerle o zevk etdi ben âteşlere yandımÇektim o kadar cevr ü cefâsın ki usandımDerlerdi kabûl etmez idim, şimdi inandım:Gül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül! Senden güzelim çare bana kat’-ı emeldirEtsen dahi ülfet …
Şub 23
İkinci Kişi
Bazı karşıma çıkıyorsun,Tanıyacak gibiyim seni.-Gel biraz konuşalım, diyorum.Cevap vermiyorsun. -Ellerin titrer miydi eskiden?Dumanlı mı görüyordu gözlerin?Padişahlar gibi hayal mi kurardın?De bana, diyorum, susuyorsun. -Kitap okumayı severdin,Kırlarda dolaşmayı, bahçelerBilmediğin kadınlar gibi miydi?Söyle, diyorum,duruyorsun. -Atlarla, insanlardan daha çokYoldaş mıydın çocukluğunda?Neyledin hepsinin yokluğunda?Diyorum, ağız dil vermiyorsun. -Nasıldı ilk gurbete çıkışın?Kıyısına ilk vardığın deniz?Koynuna ilk girdiğin kadın?Ağzına ilk sürdüğün …
Şub 23
O Eski Bir Güvercindi
O eski bir güvercindi gittikçe hatırlanan,O eski bir güvercindi, uçması da iyiydi bana kalırsaO eski bir güvercindi, çünkü tenhaydı şehirler,Benim saçlarıma saklanırdı, benim saçlarım çalılara;Onu görürdüm göllere girdiğimde, bıldırcın avladığımda akşama,Gelir ateşime sokulurdu, o eski bir güvercindi,Başka kimsecikler de yoktu galiba. Bir başıma sevişen adam mıydım, ben neydim?Silâhlarımı da severdim, güvercini de,İnsanları da severdim, hiç …
