Kategori: Şiir

Mezar Taşları

Sevmeliyiz mezartaşlarını biz,Çünkü yalnız onlar bizi yâd eder.Şüphesiz onlardır en saf ve temiz,Ardımızdan varsa duyanlar keder. Her sevginin artık çözüldüğü gün,Alınlarda matem, yüzlerde hüzün,Bizi yalnız onlar tanır gündüzün,Geceleyin onlar kalır beraber.. Bütün derdimizi alıp bağrına,Bizden yalnız onlar kalır yarına,Ay ışığı düşse omuzlarına Ahmet Kutsi Tecer

Mezar

“İhtiyarlıyoruz!” demez miydim sana?“Yüz göz buruşur, sevişenler ayrılır!”Demez miydim? Al işte geldi o günler!İşte ağardı saçlarımız, kocadık.Nerde ağzının o eski güzelliği!Hani türlü diller döken aşıkların?Bir mezar gibisin sen artık, bakmadanGeçip gidiyoruz kibirlim, önünden. Rufinus

Masal

Doğuda bir baba vardıBatı gelmeden önce Onun oğulları batıya vardı Birinci oğul batı kapılarında Büyük törenlerle karşılandı Sonra onuruna büyük şölen verdiler Söylevler söylediler babanın onuruna Gece olup kuştüyü yastıklar arasında Oğul masmavi şafağin rüyasında Bir karaltı yavaşça tüy gibi daldı içeri Öldürdüler onu ve gömdüler kimsenin bilmediği bir yere Baba bunu havanın ansızın kabaran …

Devamını oku

KEŞKE,

her şey, olduğu gibi, kalsaydı. Fal, açıldı. Söz, bozuldu. Yağmur taşı!Yağmur taşı!Yağmur taşı! Taşı . . .Taşı . . .Taşı . . . Seyhan Erözçelik

Rüzgârda Kayıp

Düşen yapraklar gibirüzgârla savruldum.Vedans ettim meltemle.Sessizlikteyapraktan yaprağa savruldumçimlerin yanına ekilibaşaklarla dans ettim.Kuşlar karnavallarınadavet ettiler beni.Yollarda yürüdüm,bulutlarla uçtumve düştümgelinciklerin yanı başınamezarlıkta. Behruz Kianeşideler / şiirden yayıncılıkTürkçeleştiren : Volkan Hacıoğlu

Kırmızı Bahçe

Üzümler halen dallarda,ulaşılamayacak kadar yüksekte.Kaybettikbahçedeki müziği.Kendimizi arıyoruz fakatbulamıyoruz ruhumuzu.Güneş batmak üzere.Gece ilk defa inecek.Bütün sokak lambaları çalınmış.Karanlıktabahçe gökyüzünden sarkanbir ipte asılı. Bulutsuz, karsız gökyüzü.Bahçeye geri döndük.Belkisabah geri dönecek.Hırsızlar sokak lambalarını geri getirdilergece bir daha asla gelmeyecek.Kapı açıktı,bahçeye girdik,birer üzüm kopardık.Ellerimiz kırmızı.Gençliğimiz bahçeyi ebediyen terk etti. Behruz KiaÇeviri: Volkan Hacıoğlu

Başka Bir Kıyı

Ayrılığın iki kıyısındanBirbirimizi çağırdık.Ellerimiz ayrılıyor,ruhlarımız,derin bir bezginlik icinde.Kuşlar, birbirini geçerek dudaklarımızdan uçtu.Kelimelerin, rüyalarıma yağmur gibi yağdı.Ufukta oturduğunu gördüm. Behruz Kia

Soyunma Odası’nda,

çıplaktık ikimiz de…Benini gördüm. Sendeki beni.Sende beni gördün.Yıllar sonra, birbirimizi gördüğümüzde,birbirimizi gördük.Ben, sendeki beni hatırladım hep.Unutmadım.Gözlerin, gözlerimden gitmedi.Gözlerim, gözlerinden. Seyhan Erözçelik

Eyyûb’un Gözyaşları, Tesbih Olabilir mi?

Yağdım Allah!Yağdım Allah! Kandım Allah!Kandım Allah! Çektim Allah! Çektim Allah! Yandım Allah! Sen benimsin, ben senin, gördüm Allah!Gördüm Allah! Damladın, kördün, seni çektim Allah! Çektim Allah! Çektim Allah! Ağdım Allah!Ağladım Allah! Eyyûb’um, kaldım,sende kaldım. Kaldım Allah!Kaldım Allah! Seyhan Erözçelik

Yatılı = Şair

Kusa kusa, kusmamayı öğrendim. Seyhan Erözcelik