Kategori: Şiir

Bir liman gibi ihtiyarlamışım

Aynasına bakıyorum ömrümün Bir nice yüz ki ben miyim şu, o mu benBir liman gibi ihtiyarlamışımBir düdük sesi kaldı her gemidenNe icinde yolcu, ne anbarında yükNe işaret, ne kampana, ne düdük Bir limansız gemide boş gemiyim. İlhami Bekir

Yaz Kuşlarının sisine gömdüm acılarımı

Yaz Kuşlarının sisine gömdüm acılarımıSevdiğim kadınlarda kaldı yıllar ve yıllarımYıllar ve yıllarım kış mahsulü hüzünlergüz kokulu kederlerim – Ne mi anlatır şimdi kuş kanadında sûretim? Refik Durbaş İki Sevda Arasında KarasevdaÜmit Yayıncılık – 1994

Deniz

Şimdi her uyanık limandan uzak,Derinlerde engin bizi sarıyor.Güverteden korsan gibi aşarakNe arıyor sular, kimi arıyor? Yolcular yolcular deniz çağrıyor,Çağrıyor kükreyen suların sesi.Kükreyen, çıldıran sular bağrıyor,Bağrıyor toplamak için herkesi. O yandan bir vapur, bu yandan yelken,Kimi dün kalkmıştır, kimi bu sabah.Kimbilir nereye doğru giderkenOnları burada topluyor Allah. Ey şimdi hepsinin, ardımda kalanYüzleri dağılmış, solgun birer iz.Hemşirem …

Devamını oku

Ne zaman yüzün düşse yâdıma

Ne zaman yüzün düşse yâdımabir fotoğrafta el ele tutuşmuş gibi ellerimiz – Bu gece de yine hasretin için ağladım Refik Durbaş

Hal

Bir tencere kaynar ocakta,Et mi kaynar, dert mi kaynar Bilinmez. Bir adam gezer sokaklardaİşi var mı, gücü var mı Sorulmaz. Ekmek umar, aş umar evdekiBulunsa da, bulunmasa da Darılmaz. Çağırırlar, çağırırlar da dostKarlı dağlar ara yerde Varılmaz. Mehmed Kemal / 1954

Yaşadım ve yaşlandım İstanbul’da

Yaşı, sonbaharın yaşında sevdalarla Yaşadım ve yaşlandım İstanbul’da Bu hicran, kimden armağan sanıyorsun? Refik Durbaş

Yalnız alnıma değsin ellerin

Sabahın güneşi sabaha kalsınakşamın güneşi akşama… Günlerin gündüzlerin güneşiAlnımaYalnız alnıma değsin ellerin Ol karasevdalar hatırası içinsevdin de, sevmedim mi seni? Refik Durbaş İki Sevda Arasında KarasevdaÜmit Yayıncılık – 1994

Bir Cemal Bir Canan Birdir İkisi

Sen benim incelticimsinBana Cemal’in yadigârı Sen doğmadan sevmişim seniÖlüm bahanesiyle kapanmadan kalbim Ki ölülerin papatyasıdır kasımpatılarHadi gel kırlara gidelim Ben bulutlarımı sundum sanaSen yeşillerini uzattın dallarının Kuşlar sığınacak bir yer buldu amaSözcükler yitip gitti ağaçlar kaldı ortada Sığındık pul çiçeğine mühür çiçeğineYıpranmış mektuplar gibi iki gözü iki çeşme Birine sen ağladın birine benBu senin gözyaşın …

Devamını oku

Üzülmek İçin Gerekli Malzemeler

Yaratılmışım demek sudan ve bahanedenAma kurumuyor bir türlü günlerin ıslattığıBu değil sadece beni derinden üzenBulanıyor gökyüzü taş atınca bir kuşa Bir mümin gibi kapanmış dünyaKendi aşkının ayaklarınaBen de şayet aşkıma bir ırmaktan yağacaksamBu ırmağı yağdırandan razı olsun mu AllahSöyleyin yağmura beni görmeye gelsinÜstüme yağsın ve anlasın kiKusursuz olmak yakışmıyor insana. Sessiz olmalıyız bir bıçak gibiÇünkü …

Devamını oku

Biyografi Şiir ve Kader

Önce insanlara anlatır hayatını ozan;sonra insanlar uyuyunca, kuşlara;daha sonra uçup gidince kuşlar, ağaçlara anlatır…Rüzgâr eser sonra dallarda bir hışırtı.Şöyle de anlatılabilir bu:insanlara anlattığım gururla doludur;kuşlara anlattığım müzikle;ağlayışla, ağaçlara anlattığım.Ve bir türküdür bunların tümü, Rüzgâr için ezgilenmişbirkaç kelimesini anımsayabileceği ancakbu tek ve belleksiz dinleyicisinin.Hiçbir zaman unutmadıklarıdır ama anımsadığı bukelimeler taşların.Sonsuzlukla doludur ozanın taşlara anlattığı.Ve kaderin türküsüdür, …

Devamını oku