Kızım ince ve hafif sesini Gezdiriyor İçeriye boşalan ayışığında Baba, diyor, öp beni Öp beni sesimde bir ağrı var İpin üstünde cambaz bembeyaz Çoğaltıyor annemin yüzündeki geceyi Çocukların gülüşlerine öykünen yaz Baba, neden her şey sağlam ve böylesine yeni Kızım saatin en ucunda Saçlarında mavi bir akış Baba, diyor, bir melek miyim ben Avuçlarımda uyuyor …
Kategori: Şiir
Şub 23
Melankoli
halksız şehirler değil kris, şehirsiz halklarçok halklar, çok şehirsizler, çok moral bozucuson günlerde çok kelimesini çok kullanıyorum her yıl yeni modelleri çıkıyor melankolininiçimden bir ses gelmiyor, hayır bazen geliyoriçimden bir ses, sesin dışarıdan geldiğini söylüyor-iki saray odası alana bir saray odası bedavao montu almam iyi oldu, çok iyi oldu, çok evetkırışıklıkların geçer, beni seviyorsundur, ama …
Şub 23
mesela işte…
bazen şöyle hayaller de kurmuyor değilim… sakıncası yoksa… mesela…fatih camiinin avlusuna kedileri ziyarete gidiyoruz ali ve ömerle. bir tas su ve bir tas yemek elimizde. kuşları da unutmuyoruz, güvercinlerin en çok sevdiklerinden avuçlarımıza ceplerimize dolduruyoruz. önce kedilerin yanına gidiyoruz,ali ve ömer elleriyle bir yavru kediyi besliyor. mesela işte… o yavru kedi de bizimle birlikte güvercinlere …
Şub 23
5555. Paylaşım
Ölümün Yaşı Yaşlı bir adamı gömmüştükUzundu, zordu, bulanık ve tenhaÖldükten sonra da babamdı… Görünmez zamanı gördük bir günYıldızları gecesinden çaresizBir kasaba yalnızlığıydı erkenBiz büyüdükçe, vadesiz muratsız yaşı. Şükrü Erbaş
Şub 23
Bundan ötesi değil nümâyân
Buldu bu mahalde kıssa pâyânBundan ötesi değil nümâyân Sad şükr ola Hayy ü Lâ-yemût’aKim erdi söz âlem-i sükûta Şeyh Gâlip
Şub 23
Parıltı
Âteş gibi bir nehir akıyordu Rûhumla o ruhun arasından Bahsetti derinden ona halim Aşkın bu unutulmaz yarasından. Vurdukça bu nehrin ona aksi Kaçtım o bakıştan, o dudaktan Baktım ona sessizce uzaktan Vurdukça bu aşkın ona aksi… Ahmet Haşim
Şub 23
vâveylâm
kekre bir kapının önündeyim işte böyle çok zamanâh! üvey heveslerin peşinde muhâcirderin yamaçlarda seferi bir halkın öksüzüyümçıbanlarıma ilişecek gücü bulmak içinyol boyunca izler bıraktımçarpık çentikler attım sağ kalan yanlarımatoprakta bir kaç damla erken kan..yine de kimseye anlatmadım, ilksiniz:düğümüm karardı da her seferindemecbur kaldım öldürdüğümü sevmeye kekre bir kapının önündeyim işte böyle çok yazelbet ben de …
Şub 23
Uğultu
O uğultuişittiğin-benim bekleyişimve senin gelişin. Benim bekleyişim:Yapışkan neminbirikişi-cırcırböceklerikomşu sesleri-bir durgunluk,ölgün,gelmiş:beniboğacak çullanarak. Senin gelişin:Yapışkan neminyitişi-cırcırböceklerikomşu seslerikesilecek-bir esinti,serin,gelecek:banadokunacakışıldayarak. Bu uğultuişittiğin-senin gelişinve benim bekleyişim. Oruç Aruoba
Şub 23
D e n i z d e
Aldanmaoradayağmur bekliyor seni:şimşek, yıldırım, fırtınasoğuk. Buradaılık güneş, dingin deniz, serin rüzgaraldatmasın seni:Tufanbekliyor orada seni. Aldatma kendini:olmayacak Nuh’un gemisikurtaracak seni –uçacak güvercinigetirecek yaprağıolmayacak. Sular akacakçağlayacak, kabaracakdolduracak her yerinisürükleyipgötürecekseni Aldanmaoradayıkım bekliyor senigürültü, çöküntü, göçükdeprem. Buradasakin ses, sıcak taş, sağlam duvaraldatmasın seni:Ölümbekliyor orada seni. Aldatma kendini:olmayacak İbrahim’in koçukurtaracak seni –indirtecek bıçağınısağaltacak yüreğiniolmayacak. Acılar akacakçağlayacak, kabaracakdolduracak her yerinisürükleyipgötürecekseni Aldanmaaldatma …
Şub 23
Bağrı yanık bir mermi*
*Tüm adam olamayanlara… Yine bir gün böyle yaşıyoruz, ya da sanıyoruz yaşadığımızıNeyi tutsam elimde kalıyorEllerin hariçNe çok benziyoruz birbirimize, hiçbir şeyimiz yok Hepimizin deBundan büyük trajedi aramam, bundan büyük farkıBir refüjün ortasında kalmış türbe Ve çocuk parkı Neresinden tutarsan tutSabır dediler …