ISözden öteye geçebildim mi?Gidebildim mi sözcüklerinönü sıraVarabildim mi gönlüne,Ateşini yakabildim mi?-Hayır! Bilmem ki ne desem sana?dili yok benim de yüreğimin,Ben de lâl…Bilebilsen, ahh…Ne kadar umarsızımAhhh! bilebilsen… Sevgilim!Kör karanlıklarında yittiğimiz bir kuyuDeğil,Aşk. IIParmakların parmaklarımla buluşuncaYakınlaştıkça yitirilen bir kenteDönüşürdün, keşfedilmezim, günahkâr mevsimim Parmakların parmaklarımla buluşuncaYüreğim sevincin akıntılarına takılırCoşkunun pınarlarına girerdiAnımsadın mı Parmakların parmaklarımla buluşuncaRengini bulurdu gözlerimde gökDenizler …
Kategori: Şiir
Şub 23
İçerde
Dışarıyı dinleme, içerdeyimKımıldayan perdenin şimdi az berisinde.İnsan kimi geceler niçin uğrar dışarı?Bir gerçeğin içinde kendini dinlediyse. Yaşlanmak, o her şeyin biraz biraz yettiği..Anılar yerini tutuyor.Ben bu oyunu küçükken de görmüştüm:Çoklarını kovalıyor, birini tutuyor. Yaşlanmak, bir korkunun hep uzağa ittiği..İçerdeyim.Yangın duvarlarının yıkıldığı gecelerAma nasıl geleyim? İnsan kimi gemileri ne de çabuk unutuyorBinmiştik sözde,Bir çocukluk yatıyorBattığı yerde. …
Şub 23
Evvel Zaman Şairleri
NECATİGİL Sokaktan eve taşırdıİncecik kırgın bir aşkı EDİP CANSEVERMendilinde kan sesleriDe bıraktı Edip Abi TURGUT UYAREn güzel ona uyardıBüyük Saat, erken durduKayayı Delen İncir’inYurduydu onun da yurdu CEMAL SÜREYYAÇiçek dolu şapkasıylaHep güvertede oturduÖlümünden sonra bileCıgarası yandı durdu CAHİT KÜLEBİMavi bir türkü söylediBergüzâr oldu Külebi NÂZIMYeryüzüne bir kez gelirAdı Nâzım olan şiir Ahmet Uysal
Şub 23
Ben İki Kişiydim O Yaz/ Göl Mevsiminde
ben iki kişiydim o yaz/ göl mevsimindetek tek ve bütünbirisi sendin kesiniçimdeki boşluğu aşarakyerinde kullanılan onurlu bir sözcük gibikuruluyordun cümlelerimeimgeler değildi artık hamağımı sallayanincelten zamanıve büyüten geceyi geceden öteyegeceden ötesinar çiçeği sabahlara taşınantetiği çekilmiş yaşamdı ben iki kişiydim o yaz/ göl mevsimindebirisi sendin kesinbirisi sıyrılmıştı kendisinden çırılçıplak-çıplaklık gelişimizde ve gidişimizde vardıölmeye başlardı her şey daha …
Şub 23
Öte
inadı tuttu, astı suratını yüzü büyük ormana dönük gitti çitlerin dibine oturdu hayat oralı olmadım gölgeye çektim ben de masamı kıyısına iliştim, eski çalılıklara baktım o sırada çaldı telefon yerli malı haftası’nda şiir okuyan çocuk anlattı durdu söylemedim ona yüzünü unuttuğumu sesin mandalina kokuyor da demedim dedim ki kirlenmiş bir yakayla dolaşma ortalıkta sonra ağzı …
Şub 23
Akşam Mûsıkîsi
Kandilli’de, eski bahçelerde, Akşam kapanınca perde perde, Bir hâtıra zevki var kederde. Artık ne gelen, ne beklenen var; Tenha yolun ortasında rüzgâr Teşrin yapraklarıyle oynar. Gittikçe derinleşir saatler, Rikkatle ve yavaş yavaş ve yer yer Sessizlik daimâ ilerler. Ürperme verir hayâle sık sık Her bir kapıdan giren karanlık Çok belli ayak sesinden artık. Gözlerden uzaklaşınca …
Şub 23
Dudağında Yangın Varmış Dediler
Dudağında yangın varmış dediler,Tâ ezelden yayan koşarak geldim.Alev yanaklara sarmış dediler,Sevda seli oldum, taşarak geldim. Kapılmışım aşk oduna bir kere,Katlanırım her bir cefaya, cevreUğraya uğraya devirden devreBütün kâinatı aşarak geldim. Yapmak, yıkmak senin bu gamlı ömrü,Ben gönlümü sana verdim götürü.Sana meftûn olduğumdan ötürüSarhoş oldum Neyzen, coşarak geldim. 1937 Neyzen Tevfik
Şub 23
Irmak-Boyu Tacirinin Karısı: Bir Mektup
Saçlarım daha alnımın üstünde dümdüz kesiliykenÖn kapının orda oynardım, çiçek koparırdım.Sen atçılık oynayarak bambu değneklerinde gelirdin,Çevremde gezinirdin, mavi eriklerle oynayarak.Böylece yaşar giderdik Chokan köyünde:İki küçük insan, tasasız, kuşkusuz. On dördümde, Efendim, evlendim seninle.Hiç gülmedim, utangaçtım çünkü.Başımı öne eğip duvara baktım.Bin kere çağırıldım da hiç ardıma bakmadım. On beşimde, somurtmayı bıraktım artık,Toprağım seninkiyle karışsın istedimHer zaman …