Kategori: Şiir

Bumerang

Ankara’yı bir geçsemKaraşın gurbetime doğru GeçtiydimErzurum’du25 yaşımdı esenKıştı kinini kustuhakiayaz tonunda“Beni bir avcı vurdu”tüfek çattı postumda İlk kez bir istasyonda yağmalandımBulutfirakSivas’tıDelik deşikti trenlerimAnladım kafebentmiş aşkinfilâk etmeden kalbimHüznüm birden boyumu aştı Eğri bir hançerdi Kızılırmakkeskin ağıtlarla bilenenSevdamın yorgun atlarıazgın sularla yarıştı Van’dı Iğdır’dı Artvin’di Kars’tıYakmıştı çubuğunu cümle serüvenAğrı’yla oturmadık diz dizeDemini almadı daha söyleşilerAras’ı ağlattılar günler …

Devamını oku

Guido Piva ‘nın ölümü üzerine

Şimdi düşerken karkefenin, toprağın, kalplerin üstüneve yaşamın boğulmuş sesidağılırken soğuk havada, sen, güzel çocuk, göçüp gidiyorsun;belki de solgun bulut karşılayacak senişuracıkta yalnızlıklarındaakşamın ve dağılıverecek senin gibi narin. Bizse ılık güneşlerdeyorgun bir arzu ruhları sardığında,çiçekler açtığında vedöndüğünde cam gözlü Proserpina, Bizse, seni düşüneceğiz, delikanlı,dönmeyecek olan seni. Gümüşsü ay ışığındanisanda geçecek gözümüzün önündensevdiğimiz hayalin bizi selamlayarak. Giosue …

Devamını oku

Sessiz Saat

Göç yollarında yanıldım hepsi buGölgemle dolaştım biteviyeKuşlarım topluca sonsuzu uçurduBağışladım kanatlarımı dost diye diye Dalgınlığımı çiğniyorum şu sıralarYenik askerlerle paylaşıyorum suyumuKelepir pazarlarda kırgın tezgahtarTop top hüzünler satmaktan yoruldu Uykusuzum uykusuzum uykusuzumÇanlarınızda uğuldayan bir kibirİçimin çatlaklarına sızıyor tadım tuzumÖlüyü ağlatma seanslarınız başlayabilir Sünepe bir ressamın elinde şimdiÜç günlük ömrümün son rötuşlarıBulutlar hışımla göğsüme indiSoluğum ürkütmüyor yokuşları …

Devamını oku

Bir sonbahar sabahı istasyonda

Ah bu sokak lambaları, nasıl da izliyor biribiriniağaçların ardından miskin miskin,yağmur damlatan dallar arasındanesneyip ışıklarını çamur üzerine yansıtarak. Acı dolu, keskin, tiz düdüğünü öttürüyoryakınlarda lokomotif. Kurşun renkligökyüzü, sonbahar sabahındaçepeçevre sarıyor bizi devasa bir hayalet gibi. (…) Sen de Lidia, dalgın dalgın uzatıyorsun bileti kesmesi için biletçiye,daralan zamana bırakıyorsungüzel yılları, mutlu anları, anıları. (…) Çarpılıp kapanan …

Devamını oku

Büyücüm

I Tanrıların isimlerini tekrarlamam, ölümü geciktirmiyor.Kemiklerimi, adak testimin yanında kıvrılmış buluyorum.Ve şekilsizliğimi unutmaya çalışıyorum.Nereden geldiğim biraz önemliOrada kalsaydım daha mı az titretecektim mermeri.Yüzünü tanıyorum büyücümYaşaması gerekmiyor ellerimin Yalnız gideceğim orayaTanrılara ağlayacağım bu defa–Tanrılar ağlanmaktan yorgundur oysa–Boşluklarının, olmayışlarının sıkıntısını anlatacağımSusacaklarSoluksuz nasıl yaşanır sırlarını fısıldayacaklarYaşanır mı büyücüm II Işığı yetmiyor gözlerininSadakatini anlatmayaYoksunYokluğun anlam bulmuyor yakarışındaÇocuksuz olmalısınKemiklerin yetiyor …

Devamını oku

Sorular Kitabı

Neler daha ağırdır sırtımızdaacılarımız ya da anılarımız mı? Söyle bana, gül, çırılçıplak mısınhep böyle mi giyinirsin yoksa? Neden çocuklarıyla gezmeyegitmez dev uçaklar? Neden öğretmiyoruz helikopterleregüneşten bal süzmeyi? Öldüğümde farkına varmadankime sorarım sonra zamanı? Nereden aldı Fransa’da baharbu kadar çok yaprağını? Neden saklıyor dersin ağaçlarbütün görkemini köklerinin? Yağmurun altında duran bir trendenhüzünlü daha ne var ki …

Devamını oku

Bulutlanma Sonnet Si

söylesem hüzün olur, söylemesem de hüzün; zaten sözler de bezgin… kime anlatılsın? âh, dil’den ürker olduk; kimse dil’in bir düğün olduğunu bilmiyor; bir kenara atılsın diye bekliyor şiir… yılışık ve savurgan çok boyalı bir gülün yükselişi… ne hâzin!.. giderek kendimize sığınacak korugan bile bulamayarak… –ve elbette magazin bir yalnızlık edinip, n’olacaksa olacak diye yollara vurmak… …

Devamını oku

Evet Madam Gözleriniz

başı boş tomurcuk sağanağı ile başlamıştııhlamur uykulara uzandığım yazmaviye dönüşürken gök – denizevet madam gözlerinizbir darbesi ile kesip içimdeki düğümleri-aşk deyip de alıp başımı gittiğim-yaza hakim renk gözlerinizve kırlangıç fırtınası kirpiklerinizsür atını demişlerdisür sevda dağlarınakaç aşka sığar ki bir ömür mine çiçeklerine sığındığım anlardıgöğsümdeki durağan ağrılardanyaz ökselerle doluydu/ geceler de…siz de öyleydinizevet madam öyleydinizkirpiklerinizin çevikliği …

Devamını oku

Aşk Adresini Yitirmiş de

ISözden öteye geçebildim mi?Gidebildim mi sözcüklerinönü sıraVarabildim mi gönlüne,Ateşini yakabildim mi?-Hayır! Bilmem ki ne desem sana?dili yok benim de yüreğimin,Ben de lâl…Bilebilsen, ahh…Ne kadar umarsızımAhhh! bilebilsen… Sevgilim!Kör karanlıklarında yittiğimiz bir kuyuDeğil,Aşk. IIParmakların parmaklarımla buluşuncaYakınlaştıkça yitirilen bir kenteDönüşürdün, keşfedilmezim, günahkâr mevsimim Parmakların parmaklarımla buluşuncaYüreğim sevincin akıntılarına takılırCoşkunun pınarlarına girerdiAnımsadın mı Parmakların parmaklarımla buluşuncaRengini bulurdu gözlerimde gökDenizler …

Devamını oku

İçerde

Dışarıyı dinleme, içerdeyimKımıldayan perdenin şimdi az berisinde.İnsan kimi geceler niçin uğrar dışarı?Bir gerçeğin içinde kendini dinlediyse. Yaşlanmak, o her şeyin biraz biraz yettiği..Anılar yerini tutuyor.Ben bu oyunu küçükken de görmüştüm:Çoklarını kovalıyor, birini tutuyor. Yaşlanmak, bir korkunun hep uzağa ittiği..İçerdeyim.Yangın duvarlarının yıkıldığı gecelerAma nasıl geleyim? İnsan kimi gemileri ne de çabuk unutuyorBinmiştik sözde,Bir çocukluk yatıyorBattığı yerde. …

Devamını oku