“Dün, En belâlısından musallattır bu güne”

bitirdiğin yerde/n..

Bitirdiğin yerde/n
başlarım kanamaya..
Kızıl bir ağız
gelip, yutar şehri..
Dili pastır,
Dişi taş..

Emirgân,
kan altında kalır o saat,
canı çekilir erguvanların,
Usul bir yaş yürür ,
yaprağın damarında;
yaprak çürür..
damar çürür..
an çürür…

Oysa
daha denizin dibine inmemiştir bile
martıya fırlattığımız simit,
Bardakta yarım kalan çay
daha soğumamıştır..
Terimizin nemi
kurumamıştır çarşafta,
Duvarlar,
daha unutmamıştır sesimizi..
silinmemiştir kaçaklığımız,
sokak kayıtlarından..

Ama böyle birden,
pat diye
bir kızıl ağız gelip
yutuvermiştir şehri..
N’aparsın!
“N’aparsan yap şimdi” der,
o kızıl ağız..
“N’aparsan yap!”

Çekimsiz fiiller çekerim
gece Yenikapı’da attığım ağlardan..
Aklım ,
İki mastar arasında sıkışıp kalır :
“Olmak ya da ölmek”
ölmek, mesele değildir oysa
ya kepazeliği,
“olmadığım bir yeri
d/oldurmaya çalışmanın”

Kalkarım yerimden..
ben,
bir adım atarım..
beş el kahkaha atar birileri..
birileri ,
cesaretimi buruşturup atar..

Emirgân
kan altında kalır o saat..
“Bitti!” dersin..
Bitirdiğin yerde/n,
kanamaya başlarım

üryan -2010

Üryan Cümleler