Aydınlık bir ölüm arayıp dururİçimde alevden pençeli bir parsGündüzün sesiyle göğsü kudurur.Geceler onunçün kevserden bir tasDurmadan arıyor yüreği üzgün,Sesinden dağlara kaçan gazalı.Durmadan rüzgârla koşuyor ölgün,Gözleri dumanlı, kalbi yaralı.Bir mavi kuş olur, düşer sulara,İpekten kanadı okşar enginikalbinden akşama açılan yara,Geceyle yükselir, aşar bendini.Boşluğu seyreder bakışı durgunVe uçar ruhunun çılgın azabı;Dökülür kalbine mavi bir sükûn,Durulur gözünün dönen …
Kategori: Şiir
Şub 23
Basit Bir Yalnızlık da Yeterdi
Basit bir kareli defter de yeterdiSamatya istasyonunu anlatmak içinakşamı beklerkenbeklerken parçalanmış umutlarıbiraz önce yağmur yağmış o istasyonhüzün dağıtırkenuzaktan bakanlara bilekıyı yolundan geçenlereve yolculara ki hüznün kendisidirbiraz şairdir akşama doğruanlayışla bakar istasyon şefihafif gülümseyerekve aldırmaz bileve birden gün geçeraldırmaztirenlerle yolcularla yüklerlebiletlerle pasolarla geçer günve Egemen Berköz evine dönerKupkuru yüreği hüzündenhatboyu kırık dökük ev içlerinden akşama doğrubir …
Şub 23
Pablo Neruda’dan Çeviriler Yaparken
Biliyor musun Pablo, bazen ağlıyorum şiirlerini çevirirken. Ağlatıyorsun beni sonsuz imgelerinle. O geniş şiir galaksinde bir zerre gibi hissediyorum kendimi. Yılmıyorum ama, dolanıp duruyorum şiirlerinin çevresinde. Şiir evreninin güneşisin sen Pablo. Işığının dokunduğu her yer dönüşür şiire. Betimlediğin Amazon gibi coşkunlaştırıyor yüreğimi bazen dizelerin. En çok o haklı öfkeni anlıyorum senin. Şiirlerinde gümbürdeyen talebini, halk …
Şub 23
Semender
Ve Douve’sun işte sen şimdi son odasında yazın.Bir semender duvarda kaçıp gitmede. O güzelinsan başı yaymada yaz ölümünü. “Yok olmak isterim sende, dar yaşayış” diye haykırıyor Douve.Boş şimşek dudaklarıma koş, içime işle! “Bak bana, bak bana, koştum ben!” Yanındayım senin, Douve, ısıtıyorum seni.Aramızda yalnız bu çakıldan lamba var, budinmiş biraz gölge, ellerimiz ki gölge bekleyip …
Şub 23
Serenad
Sen benim derimden daha çok benimsin. Seni araken İçimde damarlarımda, kanımda ışıkla örülmüş Gizemli dokularımda sendin bulduğum. Sanki kandın sen Taştın azıktın. Bense dışında kaldım aklın, çılgınlığın, giysilerin Eski bir karanlık ve ormanlar soyundan geliyorum. Ama tıpkı bir kuyudaymış gibi iki büklüm Kör bir adam gibi el yordamıyla Yolumu bulmaya çalışırken topraklarımda Adımlarıma yön verecek …
Şub 23
Sünbülzâde Vehbi Efendi
Bezm-u hamam edelim, sürtüştürem ben sana,Kese ile sabunu, rahat etsin cism-u can. Lal-u şarap içürem ve ıslatıp geçirem,Parmağına yüzüğü, hatem-i zer drahsan. Eğil eğil sokayım, iki tutam az mıdır ?Lale ile sümbülü kakulene nevcivan. Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam,Bir gümüş ibrik ile destine ab-ı revan. Salınarak giderken arkandan ben sokayım,Ard eteğin beline, olmasın çamur …
Şub 23
Sonbahar
Yolların son güzelliklerini topluyorum….Bir melek bana ölüm giysisi dikiyor-Kendimde farklı dünyalar taşıyorum. Ebedi yaşam-‘onda’ aşkın varlığı söylenirHer şeyi ayaklandırır insanda aşkSonra nefret başlar, meşale alevlerine benzer. Aşka dair çok şey söylemek istiyorumGüçlü fırtınalar estiği zaman,Girdaplarda savrulurken ağaçlar,Kalbimde onların ağırlığı var. Acılar yaşadım….Dolunaylar sorularını yanıtlar.Günlere nasıl tutunduğumu ay görüyordu,Parmaklarımın üstüne basarak geçtiğim korkular. Else Lasker-Schüler
Şub 23
Veda Mektubum
Ernest’e Artık gözlerimi açamamGördüklerim zamanla birlikte yok oldular. Sildi renklerini günbatımlarıAltın ışıltıların güzelliğinden yoksunlar.-Akşamın yıldızları çınlıyorErnest—— Ellerini sıkıca tutuyorum-Senin ve benimİkimizin yetişkin içtenliğiyle. Otların arasındaki mandalin ağacındaYuvadaki kuş şarkı söylüyorArtık kızarmaktan utanmadığımıHüzünlerimin acısından da.Ernest… Bir kez ‘seni seviyorum’ de!Dudakların eğerDört yapraklı yoncaya değerse-Çiçek tarhlarında düş gülleri açarIşıldar bedenim, Ernest. Beni yükselen sulara bırakİçinde yarınların uyuduğuTerkedilmiş …
Şub 23
Irak Akşamlarda
Iraksın bendenAkşamlarda arkadaşlarının arasında;Karanlık üstümüze ışıltılarla kapanır…Ve ben tüm hıyanetlere katlanırım.Bulut saçaklarında ışıklar kızarırkenHer şey yalnızlığımızda kalır. Ve bazen yumuşak bir hava gelirVe boyar senin ve benim yanaklarımıVe bu senin sesindir, beni çağırırSalondaki tüm seslerden daha akıcı-Ve beni kollarına alırken gökyüzünü çınlatır. Oysa gözlerinde rahatı bulamıyorumSözlerin güç vermiyor avunmak için-Aşka düşüyorum ve aşk bana ağır …
Şub 23
Solmuş Çiçekler
Nesi var sanki şu dehrin eleminden başkaNesi var kahr u azâb ü siteminden başka Yâri cânım diye pür-rahm ü vefâ sandığımınGörmedim lûtfunu va’d-i kereminden başka Rû-nümâ olmadı âyîne-i pür jeng-i hayâtBana bahtım ile te’sîr-i gamından başka Neşve-dâr olmadı gönlüm feleğin bezmindeKalmadı çekmediğim câm-ı Ceminden başka Dilberimle şu cihân bağını gördüm geçtimSevmedim bir çiçeği gonce feminden …