Kategori: Şiir

Hallaca

Durdum dükkânının sırrıyla önündeHallacımSevgilimO kadar girmiş ki içim birbirineTift beni. Ahmet İnam

Melankoli

Yaşananın hakkını teslim etmiş bir gülümsemedir bende melankoli.Sızıyla gelen, sızıyla ölen bir insanın açtığı çiçektir bende melankoli.Sevip de diyememenin, deyip de yaşayamamanın, yaşayıp da doyamamanın adıdır bende melankoli.Melankoli yârimdir. Bana “ölme emi” demiştir. Neden ölmediğimdir bende melankoli.Sabah gözlerinde bir çağlayanla uçurumlarıma boşalan bir sevgili bakışıdır bende melankoli.Dokunup da çaresiz yaşamımı sevince dönüştüren mahzun bir ney …

Devamını oku

Bir Şiirin İzini Sürmek

Ustaca başlamıştık aşkaBir yanımızda genç ağaçlarBir yanımızda alkış kokan elleriyle insanlarBiraz daha arasaydık Kendi başına üşüyen o ağustosu da bulurduk Senin fal kandırmayan avuçların varSenin kırmızı şaraba alışkın dudaklarınVe kapılardan önce vardığın insanlar Benimse üşüyen ellerin için sadece cebim Seni birgün sokak lambaları ürkek toplanınca necatibey’eKapı aralığı gözlere sahip insanlar olsa da yanındaHaritalara sığmadığı için …

Devamını oku

Ona Doğru Koşmak İçin

Sana ufku anlatmak istiyorum Yüreğini Avuçlarında bir güvercinin Yüreğiyle yatıştıran çocuğun Bileklerinde çözüp Doldurduğu şeyi Sana anlatmalıyım… Binlerce insan dökülmüş duraklara Asfalttan, yapılardan, seslerden; Binlerce saattir oradalar Ve kudurgan bir beyin Ve kıpırtısız bir yürekle Düşmanca bir şeyler biriktiriyorlar karşılıklı Ve herkes birbirine benziyor Ve herkes yabancı birbirine üstelik. Sana ufku anlatmak istiyorum… Yalınayak Ve …

Devamını oku

Dönüş

Nihayet İşte mağlûbum  Ey aşk Şimdi beni bir muzaffer gibi karşıla Beni bağışla  Beni kabul et  Bana sükûnetini ver Ahmet Şirin

Güvercin Gerdanlığı’nın Avlusuna Yuva Yapan Güvercinler

Beyaz ipek gibi yağdı karBir kız kardan hafif yüreğiyleGeçip gitti güvercinleri anımsatarak. Ataol Behramoğlu Sen elimden tutuncaBir mavilik çökerdi gözlerimeSonra tüm denizler çekilirBir orman uğultularla sarsılırBir güvercin sürüsü havalanırdıKış bürümüş yüreğimden Tuğrul Tanyol onu vurdular gözümle gördüm onubir güvercin havalandı. Behçet Aysan başını menekşeye koydu, uyudubir güvercin çalılığın orada Edip Cansever Güvercinlere emanet ederdim yüzümüAç …

Devamını oku

Göz

Kuzeye doğru Gidiyor şiirim  Ateştir ve gidiyor  Hüzündür ve gidiyor Ta Van üzerinde duruyor ve bükülüyor Şafağın turuncu penceresi üzerine yağıyor  Ve Dersim’in gözlerinde eriyor.  Şiirimin gözleri  Annemin gözleri  Dersim’in gözleri  Aydınlığın ırmaklarıdırlar  Onların kaynakları karın yüreğindedirler  Kar da ebedi bir aşk  Ve hiç sonu gelmiyor! Şerko Bekes

Fısıltı

Akşamdı.Boyacı çocuk MehmetŞam’daBüyük Meydan’ın bir köşesindeyorgun başını büküpincecik gövdesini hızlı hızlı sallıyorduelindeki fırçayla beraber.Akşamın küçük Mehmet’ikendi kendine fısıldıyordu:Sen, öğretmen, kolunu indir!Sen, bezirgan, kolunu indir!Polis… Casus… Asker… Cellad.İyi insanlar… piç insanlarsiz, hepinizsırayla indirin kollarınızı.Kimse kalmadıyalnızca Allah…İnanıyorum kiöbür dünyada daAllah ayakkabılarını boyatmak içinbir Kürdü çağıracak.Kim” O Kürt ben değilim!” diyebilir kiAh anneciğim!Sence Allah’ın ayakkabıları kaç numaradır?Ne kadar …

Devamını oku

Taşralı Uzak Akraba

– Kapıda tanrı olduğunu söyleyenbiri var, han’fendi! – İşte bir deli daha!Sayıları gün geçtikçe artıyor.Bir ekmek parasıveriver gitsin. – Sadaka istemiyor ki, efendim… – Bak işte bu kötü!Neymiş derdi peki? – Dün gece yatarkenyardıma çağırmışsınız onu.İsminizi söylüyor;aynı köydenmişsiniz. – Demek, tam tımarhaneden bu deli!O köyden öyle biri yok de, burada;üstelerse kapıcıya haber ver;o onun dilinden …

Devamını oku

Birlikte

Bir akşambir kör bir sağır ve bir dilsizbirkaç saat içinbir bağda kürsülerdedoğru ve yalınfakat kahkahaylaOturmuşlardı.Kör sağır olanın gözüyle görüyorduSağır dilsizin kulaklarıyla işitiyorduDilsiz onların ağız ve dudaklarından anlıyorduÜçü de birlikte veAynı anda gül kokluyorlardı Şerko Bekes