Durdum dükkânının sırrıyla önündeHallacımSevgilimO kadar girmiş ki içim birbirineTift beni. Ahmet İnam
Kategori: Şiir
Şub 23
Melankoli
Yaşananın hakkını teslim etmiş bir gülümsemedir bende melankoli.Sızıyla gelen, sızıyla ölen bir insanın açtığı çiçektir bende melankoli.Sevip de diyememenin, deyip de yaşayamamanın, yaşayıp da doyamamanın adıdır bende melankoli.Melankoli yârimdir. Bana “ölme emi” demiştir. Neden ölmediğimdir bende melankoli.Sabah gözlerinde bir çağlayanla uçurumlarıma boşalan bir sevgili bakışıdır bende melankoli.Dokunup da çaresiz yaşamımı sevince dönüştüren mahzun bir ney …
Şub 23
Bir Şiirin İzini Sürmek
Ustaca başlamıştık aşkaBir yanımızda genç ağaçlarBir yanımızda alkış kokan elleriyle insanlarBiraz daha arasaydık Kendi başına üşüyen o ağustosu da bulurduk Senin fal kandırmayan avuçların varSenin kırmızı şaraba alışkın dudaklarınVe kapılardan önce vardığın insanlar Benimse üşüyen ellerin için sadece cebim Seni birgün sokak lambaları ürkek toplanınca necatibey’eKapı aralığı gözlere sahip insanlar olsa da yanındaHaritalara sığmadığı için …
Şub 23
Ona Doğru Koşmak İçin
Sana ufku anlatmak istiyorum Yüreğini Avuçlarında bir güvercinin Yüreğiyle yatıştıran çocuğun Bileklerinde çözüp Doldurduğu şeyi Sana anlatmalıyım… Binlerce insan dökülmüş duraklara Asfalttan, yapılardan, seslerden; Binlerce saattir oradalar Ve kudurgan bir beyin Ve kıpırtısız bir yürekle Düşmanca bir şeyler biriktiriyorlar karşılıklı Ve herkes birbirine benziyor Ve herkes yabancı birbirine üstelik. Sana ufku anlatmak istiyorum… Yalınayak Ve …
Şub 23
Dönüş
Nihayet İşte mağlûbum Ey aşk Şimdi beni bir muzaffer gibi karşıla Beni bağışla Beni kabul et Bana sükûnetini ver Ahmet Şirin
Şub 23
Güvercin Gerdanlığı’nın Avlusuna Yuva Yapan Güvercinler
Beyaz ipek gibi yağdı karBir kız kardan hafif yüreğiyleGeçip gitti güvercinleri anımsatarak. Ataol Behramoğlu Sen elimden tutuncaBir mavilik çökerdi gözlerimeSonra tüm denizler çekilirBir orman uğultularla sarsılırBir güvercin sürüsü havalanırdıKış bürümüş yüreğimden Tuğrul Tanyol onu vurdular gözümle gördüm onubir güvercin havalandı. Behçet Aysan başını menekşeye koydu, uyudubir güvercin çalılığın orada Edip Cansever Güvercinlere emanet ederdim yüzümüAç …
Şub 23
Göz
Kuzeye doğru Gidiyor şiirim Ateştir ve gidiyor Hüzündür ve gidiyor Ta Van üzerinde duruyor ve bükülüyor Şafağın turuncu penceresi üzerine yağıyor Ve Dersim’in gözlerinde eriyor. Şiirimin gözleri Annemin gözleri Dersim’in gözleri Aydınlığın ırmaklarıdırlar Onların kaynakları karın yüreğindedirler Kar da ebedi bir aşk Ve hiç sonu gelmiyor! Şerko Bekes
Şub 23
Fısıltı
Akşamdı.Boyacı çocuk MehmetŞam’daBüyük Meydan’ın bir köşesindeyorgun başını büküpincecik gövdesini hızlı hızlı sallıyorduelindeki fırçayla beraber.Akşamın küçük Mehmet’ikendi kendine fısıldıyordu:Sen, öğretmen, kolunu indir!Sen, bezirgan, kolunu indir!Polis… Casus… Asker… Cellad.İyi insanlar… piç insanlarsiz, hepinizsırayla indirin kollarınızı.Kimse kalmadıyalnızca Allah…İnanıyorum kiöbür dünyada daAllah ayakkabılarını boyatmak içinbir Kürdü çağıracak.Kim” O Kürt ben değilim!” diyebilir kiAh anneciğim!Sence Allah’ın ayakkabıları kaç numaradır?Ne kadar …
Şub 23
Taşralı Uzak Akraba
– Kapıda tanrı olduğunu söyleyenbiri var, han’fendi! – İşte bir deli daha!Sayıları gün geçtikçe artıyor.Bir ekmek parasıveriver gitsin. – Sadaka istemiyor ki, efendim… – Bak işte bu kötü!Neymiş derdi peki? – Dün gece yatarkenyardıma çağırmışsınız onu.İsminizi söylüyor;aynı köydenmişsiniz. – Demek, tam tımarhaneden bu deli!O köyden öyle biri yok de, burada;üstelerse kapıcıya haber ver;o onun dilinden …
Şub 23
Birlikte
Bir akşambir kör bir sağır ve bir dilsizbirkaç saat içinbir bağda kürsülerdedoğru ve yalınfakat kahkahaylaOturmuşlardı.Kör sağır olanın gözüyle görüyorduSağır dilsizin kulaklarıyla işitiyorduDilsiz onların ağız ve dudaklarından anlıyorduÜçü de birlikte veAynı anda gül kokluyorlardı Şerko Bekes