– Kapıda tanrı olduğunu söyleyenbiri var, han’fendi! – İşte bir deli daha!Sayıları gün geçtikçe artıyor.Bir ekmek parasıveriver gitsin. – Sadaka istemiyor ki, efendim… – Bak işte bu kötü!Neymiş derdi peki? – Dün gece yatarkenyardıma çağırmışsınız onu.İsminizi söylüyor;aynı köydenmişsiniz. – Demek, tam tımarhaneden bu deli!O köyden öyle biri yok de, burada;üstelerse kapıcıya haber ver;o onun dilinden …
Kategori: Şiir
Şub 23
Birlikte
Bir akşambir kör bir sağır ve bir dilsizbirkaç saat içinbir bağda kürsülerdedoğru ve yalınfakat kahkahaylaOturmuşlardı.Kör sağır olanın gözüyle görüyorduSağır dilsizin kulaklarıyla işitiyorduDilsiz onların ağız ve dudaklarından anlıyorduÜçü de birlikte veAynı anda gül kokluyorlardı Şerko Bekes
Şub 23
Eyvah! yine hüzün
uyandım ki masamda duruyor kırmızı gülleronları kim koydu kırık dökük dizelerin,solgun harflerin arasına?harabeye çeviriyor gönlümü bitti desem de bitmiyor bendeki aşk hüznü..eskiden ne çok inanırdımgüllerin mucizelerine, geyiklerin bütün biryeryüzünü dolaşıp buğu içinde döndüğünekarlı kış gecelerine aşk bitti desem de hüznü kalıyoryılkıya bırakılmış bir at hüznübir serçe ölüsünün hüznüiçimdeki sıkıntısı, tortusu.. uyandım ki bu bendeki hüzne …
Şub 23
Bellek
sözün belleği yok kopardığı dalları bahçesine taşırkenunutuyor az önce terk ettiği ormanıkaybolduğu patikalarda döküp saçıyorözündeki anlamı -geri dönülmez artıkkorkmayalım kuşlardan- yolun belleği yok eksiliyor dil yolundayürekte döllenen dirimher şiirin bir ölüm oluşubelki de bundan -merhumu nasıl bilmezdinizaz mı su içmişti pınarınızdan- ölümün belleği yok adak değilsözcüklerin üzerine diktiğimtitrek alevli mumlarsarhoş geceyegünün yolunu gösteriyorlar -gecenin teni …
Şub 23
Üzüm
sıyrıldık yaz aşklarındanEylül’e döndü yüzünpuslu, hüzünlü, ıslakEylül’ün hüneri hasatve şaraba dönme umudu üzümün Aslı Durak
Şub 23
Kapalı Mekân
Ne kadar güzeldi, kirazların TürkçesiEkmek ören kadınlar, bahçenin sesi-Giderken görürdük kimi kızlarıEllerinde baharın şaşkın dalları! Bir gül düşün, gönülsüz açanOlan her şeyi solduran zaman;Çocuklardan önce yatan babalarGelmiş ve kalmış o yorgunluklar… Artık durmadan kırk yaşındayımCebimden çıkmıyor dünyanın eli,Nereye dokunsam eskiyor hemenGünler günleri örtmüyor şimdi. Kimsenin gücüne gitmesin diyeEzberledim yolları, sulardan önce-Bir kusur aradım, yalnızlığıma;Ağaçlar gövdesinden …
Şub 23
Gece Yalnız Geçilmez
Geceye heves et gündüz gözüyleçarşıya var tüccarda kelime çoktural kurtar kölelikten gönlün yettiğincekelimeyi azad et; şiir bir kafes,şiirle tükeneceğine boşlukla beslensin,kelime olacağına kuş olsun hattabülbül olacağına karga, ve geceninlacivert sayfalarını uçuşuyla doldursungeceye heves et, şiirden kurtulsun! Yola heves et önce kaderini sal yolave gittiğin yeri unutmadan yolculuğusakın anlatma, hâl böyle: çok yol alanmenzili unutmalı! Adını …
Şub 23
Her Gidenden Bir Gülümseme Kalır
zaman siler acılarıkinin biley taşı kırılır hüzün birikir elbetıssız sular şiire karışır yıllanmış bir ömürdür közden küle dönüşenateş söner kül savrulur kış bir kardelene yenik düşergök, uçan kuşun kanadına sen ey kalbim, titremez misinuzak bir hatıra gelip dayanınca kapılarına? Aslı Durak
Şub 23
Hiç
Gözyaşı tufanıyla taşıp gidiyor ovalar.“Nereye bu göç?” diye sesleniyorum kuşlara.Bakıp bakıp arada açan geçen güneşlere,Karım bana soruyor: ” Sana ne oldu? Neyin Var?”“Hiç” diye susuyorum. Ama bir hoşum, avara. Ahmet Muhip Dıranas
Şub 23
Sır
içimin Babil Kulesi yıkıldısır kapılarından geçtikalacakaranlığın şehirleriydigölgelerin yıldızı ışıktı, aşktı, yaşamdı keşke en büyük savaşrahmini öperek vedalaşıp teninle-ganimeti süt, sevgi, kucak ve şefkat-bilinmezliğin dünyasından nefes almak olsaydı anne ailem dedim o sararmış resimden baktım geçmişeikiniz yan yanasınız, kucağınızda kırılgan çocukluğumbabam genç bir gülüşle süslemiş yüzünüsen, ciddi duruşla bezgin bakış arasında med cezirbölünen evlilik, çatlayan evren, …