Durmadan avuçlarım terliyor,İnildiyor ardımdan Girdiğim çıktığım kapılar. Trenim gecikmeli, yüreğim bungun, Bir bir uzaklaşıyor sevdiğim insanlar. Ne zaman bir dosta gitsem, Evde yoklar. Dolanıp duruyorum ortalıkta. Kedim hımbıl, yaprak döküyor çiçeğim, Rakım bir türlü beyazlaşmıyor. Anahtarım güç dönüyor kilidinde, Nemli aldığım sigaralar. Ne zaman bir dosta gitsem Evde yoklar. Kimi zaman çocuğum, Bir müzik kutusu …
Kategori: Şiir
Şub 23
Kış Buluşması
I. Öyle bekledim ki bu kışı başka hiçbir kış beklenmemiştir o denli başka kimselerce, hepsinin mutlulukla buluşma sözleri vardı: bense yalnız seni bekliyordum, karanlık saat. Eski kışlara mı, benzer bu, ana babayla, kömürün ateşiyle ve at kişnemesiyle sokakta? Gelecek yılın kışına mı benzer, Yokluğun ve tam soğuğun kışı mı ve doğa bilmez mi göçüp gittiğimizi? …
Şub 23
Guillermina acaba nerde?
Guillermina acaba nerde? Ablam çağırmıştı onu, gidip kapıyı ben açtım, güneş girdi içeri, yıldızlar girdi; iki buğday başağı girdi, iki göz girdi, dipdiri. On dördüme basmıştım , hoşuma gidiyordu ağırbaşlı görünmek, inceciktim, çeviktim, ama bir yandan kaşlarımı çatıyordum boyuna. Örümcekler arasında yaşıyordum, her karışını biliyordum ıslak ormanın, beni tanıyordu böcekler, üç renkli arılar tanıyordu beni. …
Şub 23
Acı Çekmedim
Fakat acı çektim mi? Acı çekmedim. Sadece halkımınacı çekmesinden ötürü acı çekiyorum. Yaşıyorum içinde, yaşıyorum anayurdumda, bir hücre gibi o sonsuz ve alazlı kanda. Zamanım yok kendi acılarıma. Kimse acı çekmemi sağlayamaz bana temiz güvenlerini veren bu hayatlar olmadan, ve bir hain gibi bıraktı ölü mağaranın dibine vursun diye, ne ki geri döneceğiz oradan ve …
Şub 23
Dökül Yürek
Dökül ey yürek, zaman ağacından, dökülün yapraklar, kim bilir ne zaman güneşin kucakladığı, soğumuş dallardan, dökülün, büyüyen gözlerden dökülen yaşlar gibi! Uçuşmakta daha saçlar günboyu rüzgarda güneş yanığı alnında toprak tanrısının, gömleğin altında bir yumruk bastırılmıştır daha şimdiden açılmış yaraya. Onun için yumuşamamalısın, önünde bir kez daha eğildiklerinde bulutlar incecik boyunlarıyla, ve önemsememelisin Hymettos’u, senin …
Şub 23
Sürekli Randevu
Daha büyük bir rüzgâra karşı yazıyorum ve kızmasınlar Sadece şişirilmiş yelken olanlar Bu rüzgâr daha güçlü eser ve daha kırmızıdır kor Tarih ve aşkım hep aynı adımlarla yol alıyor Daha büyük bir rüzgâra karşı yazıyorum hem ne gerek bana Okumayanlardan buğdayların kumrallığında Geleceğin ekmeğini ve bana ne gülenlerden benim için her kapı Senin geçidin olsun …
Şub 23
Sevginin Yalnızlığı
Yalnızlık gider bir yere. Bir yerden gelir çaresizliğim. Bizi mesafeler ayırdı çocuk! Ben de mesafeler gibiyim. İstesen kalkıp gelemem, Uzaklık başka güzel. Sen hayal gibisin çocuk! Gelebilirsen, kalk gel! Nurettin Özdemir
Şub 23
Korkunç Korkular Yaşıyorum
Korkunç korkular yaşıyorum Yazdığı o üç satır yüzünden Eldivenleri masanın üzerinde Bir karakedi yolumdan geçen Kuş, yıldız ya da merdiven Her şey buz gibi kötü bir işaret bana İnsana korku veren bir dille Ondan söz eder bütün bir dünya Cumanın bana bıraktığı bu Cumartesi Onunla ne yapacak kimbilir Çekinirim bir sözcük Onu incitir diye Söylenen …
Şub 23
kün
kalu belada duydum sesini ben o gündür seni ararımo gündür seni ararım ayaklanmaların ilk kargışlarındabir eskimiş saat bekler çıkmaz sokaklarda, ıssız bulvarlardasana ne söyleyeyim karakara odalarda içim buruk bile değilbilmem uyuyakalır mısın yaz akşamları tahta iskemleler toplanırkenbilmem, istemem bilmeyi ellerinin yumuşaklığını aklının mavi rengini kan oturmuş uzuvlarım var gözlerim var görülmedik sen bilmezsinkırık kalmış selamlarım, …