Kategori: Şiir

Ünlem

akşamları ne düşünsem anlamı çiğdem ve gizem bu yolculuk benim mülküm öteki bütün yolculuklar gibi üzerimde acıların çiyleri hâlâ duruyor ve aşkların usulca geçtiği bir vâdi miyim?…belki … şimdi bir çığ koptu       k        o         p        a          c   …

Devamını oku

Gizem

hem aldanan hem aldatanolduğu zamandildendilin güzüdür üşürsözün yazına karşıkuşlar kuşlarla örtüşürbir yaprak bir yaprağadoğru uğuldar: ve der ki onu yaşasan dayaşatsan da birdağlar çoktan dağlara göçmüştüro altın gözlü ankahangi derin dağdadır şimdi?bir acı, telörgünün ardındabir acıyla görüşür: ve der ki dilden kopanbal örgüsü sözhem söyleyen hem söyletenolduğu zamanbana ben o’yum dedirtennedir? ustam der ki sen, …

Devamını oku

Doğunun Kadınları

iz batan güne sahip çıktığımızda ay, bitliste sarı tütün ya da bir akarsu imgesi gibi yiğit ve bütün bir ağıttır     kadınlarımızda onlar hüznü bir çeyiz çileyi ince bir nergis ve gülerken bir dağ silsilesi taşırlar ve birer acıdan ibarettirler     kayıtlarımızda kadınlar ki alınlarımızda doğuyu mavi bir nokta ve yazgıları çok uzakta …

Devamını oku

Doğunun Ölümleri

ölüm bir aşirettir doğuda ayışığı gülden hoyrat gölleri güzelden talandır ve asi, durak bilmez ağıtlarıyla uçsuz bucaksız turnalarını kat kat gurbete dürmüş evvelbaharla sevdası göçer olandır ve bu nasıl bir serencâmdır satılır umudu beye hasreti bir meta gibi       ve alınandır ve tuzdan, bozkırdan ninnilerini bir çığlık gibi mengeneden mengeneye sokup çürüten rüzgârdır …

Devamını oku

bulutlu yazılar

bulutlu yazılar! siz benimsizi yazmamı bekliyordunuzDil’in gurbetindeydiniz………………ve Söz’e tutsakne zaman okusak akşamdınız sizne zaman kurtarsak şimdi……………… ve bugündili geçmiş sevdalar………………anlatıyordunuz bulutlu yazılar! sevdalarıacılara kırdırtmayınız …………………onlar bir gülünalacakaranlığındanteninizin şafağına uzananbir yaz gecesiydiler. .. şenlik………………ve düğünve siz onlara ne kadar, ne kadar………………da çok benziyordunuz bulutlu yazılar! kapalıydınızve anlaşılmıyordunuz …birinden ötekine geçit vermeyeniki Söz arasındahem dağdınız siz, hem …

Devamını oku

Bahçenin Fethi

BaşımızınÜstünden uçan Ve giren serseri bir bulutun karışık düşüncelerine Ve sesi kisa bir mızrak gibi geçen, ufku baştanbaşa O karga Kente götürecek bizim haberimizi Herkes biliyor Herkes biliyor Sen ve ben o soğuk asık yüzlü delikten Bahçeyi gördük Ve kopardık elmayı 0 oynaşan ve uzak daldan Herkes korkuyor Herkes korkuyor ama sen ve ben Ulaştık …

Devamını oku

Giderek daha uzak

Giderek daha uzak, giderek daha ıssız bir yerden Ve yalnızca düşlerde görebilirim seni. Sana yazsam, hava yakar mektuplarımı. Karşılamaya gelsem seni, atım tökezler. Yol boyunca aldığım yaralardan Başka bir şey değilim, sana ulaştığımda. Gözlerinde yansıyan, bölünen ve bozulan Kendimden son ayrılıştan başka bir şey değilim. Yolun iki yanında, gerideki dağları işaret eden, Yüzleri beyaza boyanmış …

Devamını oku

Pire

Bak şimdi şu pireye; bak da gör işte, Benden esirgediğin ne denli küçük bir şey. Benim kanımı emmiş, sıra gelmiş seninkine; İki kan karışmış bile şu anda bu pirede. Sence de, ne günah sayılır bu, ne ayıp, değil mi; Ne de kızlığın elden gitti yani şimdi? Oysa şu pire, kur falan yapmadan alıyor alacağını, Şişiyor …

Devamını oku

Viyanalı Ermiş’in İtirafları

694.1 Kaburgalarımdan birini çıkarıp Kendime bir eş yaratmayı düşünmüştüm. (ki, muhtemelen tıpa tıp bana benzeyecekti, bu); ama bu sanatın, şiir yeryüzüne indirilirken felsefeyi başına sarmış bulunanlara yasaklandığını söylediler bana, Ben de, kaburgalarımı tensel iğvaların talanına bırakıp, kaval kemiğimden bir klarnet yarattım, Schubert’in, arınmanın gökçe kaynaklarından iniyora benzeyen naiv liedleriyle, Bach’ın uhrevi füglerini felsefi düşüncenin kodlarına …

Devamını oku

Çımacı

Ben bu iskelenin süryanisiyimgiden giderbana kalır güneşin kızıllığıherkesi uğurlayan o uğurlanmaz hüzünayırmaz kıyısından içimdeki korsanı Yalamadır rotasıipi kopuk bir kavminsuyu görünce yekten hain hain gülümserçünkü karda iz tutan bir yüzü yoktur suyungöç denen çingeneden aşinalığı siler İki alem arasıbu zalim arasattanbahar denilen savruk melek de geçen bazanterli avuçlarında tuttuğu şu uyruksuzağır gülü unutur gider dalgınlığından …

Devamını oku