Kategori: Şiir

Yalnızlık Hülyaları

ISen çocuktun ve o şehir küçüktü. Vişne dallarında arzularımız, Alnımıza konan bir öpücüktü. Rüyasını bile göremediğim Bahçelerin yıkık duvarlarından Eğildiğin sular, köpük köpüktü. II Bilmem böyle mahzun düşündüğüm ne? Gurbet akşamları kirpiklerime Bulutlar dokunup geçiyor gibi. O zümrüt masalı unutmuşum ben. Gözlerinin garip güzelliğinden Sular çalıvermiş güzelliğini. III Bu tenha yolların beklediği kim? Bir şeyler …

Devamını oku

İstanbul Bildiğin Gibi

‘Sevilen daima düşünülür.’ I İstanbul bildiğin gibi, ‘Boğaz’ maviliğine mavi, Dalgalar hürlüğüne hür… Kıyılar yorgun amma, Sular gene hovarda. Gene bahçeli kahvede Bizim plaklar çalınır. ‘Aznif’ oynayan çocuklar, Her nağmeden efkarlanır. Her nağme hüzün taşır. Her nağme hasret dolu. Her nağmedeki hasret Kırar kanadı-kolu. Taşlar unutulur elde Ve bir şarkı dillerde: ‘Turna gelmez diyardan. Haber …

Devamını oku

Ayrılış

Adım koptu benden,sığ yerinden ırmağın geçti öteye,geçti güz rüzgârındanakıntıya kapılmış yapraklar arasındanbirbirimizi ancak duyabilecek uzaklıktayız artık görüyorum bir an onunbeni süzdüğünükarşı kıyıdansuçlu ve alaycı bir gülümsemeyle küçülüyorum gitgidealnıma değiyor bükülmüş dizlerimdölyatağında Güz’ün Maria BanuşKemal Özer / Ergin Koparan

Adada Gece

Bütün gece seninle yattımdenizin yakınında, adada. Yabanıl ve uysaldın sevinçle uyku arasında, ateşle su arasında. Belki çok geç birleşti düşlerimiz dorukta ya da dipte, aynı rüzgârla kımıldayan dallar gibi yukarıda, birbirine dokunan kızıl kökler gibi aşağıda. Belki ayrıldı düşün benimkinden ve aradı beni önce olduğu gibi karanlık denizde, sen henüz kendin değilken, ben farkında değilken …

Devamını oku

ithaka

ithaka’ya doğru yola çıktığın zaman,dile ki uzun sürsün yolculuğun, serüven dolu, bilgi dolu olsun. ne lestrigonlardan kork, ne kikloplardan, ne de öfkeli poseidon’dan. bunlardan hiçbiri çıkmaz karşına, düşlerin yüceyse, gövdeni ve ruhunu ince bir heyecan sarmışsa eğer. ne lestrigonlara rastlarsın, ne kikloplara, ne azgın poseidon’a, onları sen kendi ruhunda taşımadıkça, kendi ruhun onları dikmedikçe karşına. …

Devamını oku

Büsbütün yitirdi onu

Büsbütün yitirdi onu. Şimdi arıyorher yeni sevgilinin dudaklarındasevdiğinin dudaklarını, kucaklarkenbir başkasını aldansın istiyoraynı çocuğa kendini hep ona veriyor sansın. Büsbütün yitirdi onu, sanki hiç olmamış gibiçünkü kurtulmak-öyle demişti o- kurtulmak istiyorduhasta tensel eğlencelerin lekesindenlekesinden tendeki utancınvakit var daha diyordu- vakit var kurtulmaya. Büsbütün yitirdi onu, sanki hiç olmamış gibi.düşlerinde, sanrılarındabaşkalarını dudaklarında hep onun dudaklarıyanıyor, yeniden …

Devamını oku

Çoğunu ezbere bildiğim kızlar

Çoğunu ezbere bildiğim kızlarsevdalar geçit vermez gözbebekleriakşam bir esmerliğe doğru yol alırkenpencere pervazlarına otururlar Çoğunu ezbere bildiğim kızlarniteliksiz bir hüznün ortasındayerli yerine oturmamış bir gece vaktikurutulup saklanan bir acı kuşanırlar Çoğunu ezbere bildiğim kızlarçıkmaz bir sokakta yürekleritahta bir merdivene benzer kiher basamağı ayrı sesle gıcırdar İhsan Fikret Biçici

Dutluk

Dutluğa doğru gel Evlerin uzağına  Sana susmayı öğreteceğim  Dalların kaygısını da  Azaldığın yerden öpeceğim  Azaldığı yerden doğanın  Ovayı geç  Dutluğa doğru gel  Arasına otların  Sana fırtınayı dinleteceğim  Theşub’un çığlığını  Bir suyun ardında seni  Neden sonra yine bekleyeceğim  Tarlayı geç  Daha gel daha  Dut kokusuna  Sana karıncaları göstereceğim  Gonca Özmen

Sen ve Başkaları

Bir sen yürürsün sokakta, yürürken;Oturursun koltuğa, oturunca.Su, bir senin bardağında en çok su.Bir senin kolların bileziklidir .Bir senin ağzın dudaklı ve sıcak.Bir sen memelisin, ince bellisin Başkaları gitmiş olur, gidince;Bir sen yakınsın, uzakta kalınca Oktay Rifat

Son

Bu sözcükleri kanımla yarattım,Evet, acılarımla yarattım bu sözcükleri!Anlıyorum sizi dostlar, her şeyi anlıyorum.Benim olmayan sözcükler girdi araya,Anlıyorum sizi dostlar!Havalanmak istiyormuşum gibiKuşların kanatları, bütün kanatlarİmdadıma yetişti,İşte benim olmayan bu sözcüklerRuhumun bu karanlık esrikliğini kurtarmaya geldi.Şafak,Sıkıntı düğümlerini boğazımda hiçBu kadar sıkmadı sanki.Yine deKanımla yarattım, evet, acılarımlaBu sözcükleri. Yarattım onları!Neşe için sözcükler yarattımAlev alev bir taçken yüreğim;Çivileyen acının …

Devamını oku