Kategori: Şiir

Yosma Akşamıyım İstanbul’un

Yosma bir İstanbul akşamı gibiyim.Dudaklarımda kiraz tadı yaşamanınMavinin denize kestiği,tuza bulandığı yerden gözleriminuykusuz bir Ada vapuru geçmişBir martı geçmiş peşisıra gökyüzünü yırtıp,Kanatlarında ay rengi düşlemeler.. Yosma bir İstanbul akşamı gibiyim.Ellerim ceplerimde yürürümen eski Arnavut kaldırımını.Ne gün batar yüreğimde,ne gözüm yaşarır dosta, acıların ötesindeAyrı kıtaların kavakları el sallaşır,fenerler göz kırpar ya birbirine;öyle düşlerim iki insanı, engellemesiz.. …

Devamını oku

İstanbul Işık Işık

istanbul rüzgâr rüzgâr sevdiğimkâh bir lodos, denizlerden esenılık mı ılıkkâh ustura gibi deli bir poyrazbırak saçlarını rüzgârlarına istanbulunbu şehirde aşksız ve rüzgârsız yaşanmaz istanbul bulut bulut sevdiğimkimi beyaz mı beyazince, tül gibikimi katran misali karabulutları da insanlarına benzer istanbuluninanma sevdiğim, inanma bulutlara istanbul yağmur yağmur sevdiğimkah ince incekah bardaktan boşanırcasınahele bir yağmur yağmaya görsünölürcesine yaşanır …

Devamını oku

Ceviz Ağacı

Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda, Budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz. Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında. Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda. Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl. Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril, Koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil. Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim …

Devamını oku

Hayal Şehir

Git bu mevsimde, gurub vakti, Cihangir’den bak!Bir zaman kendini karşındaki rüyaya bırak! Başkadır çünkü bu akşam bütün akşamlardan;Güneşin vehmi saraylar yaratır camlardan; O ilah isteyip eğlence hayalhanesine,Çevirir camları birden peri kasanesine. Som ateşten bu saraylarla bütün karşı yakaBenzer üç bin sene evvelki mutantan sarka. Mestolup içtiği altın şarabın zevkindenElde bir kırmızı kaseyle ufuktan çekilen Nice …

Devamını oku

İstanbul Unutkan Yosma

baktımİstanbul gurbetteydiçok ışıklı gecelerigizliyordu sefaletini ben böyle soyluböyle sefil şehir görmedimÜsküdar’da katip yoktuBeyazıt’ta Neyzen hüzünlü bir manastırda erganun ahengiİstanbul hareli bir değirmideğirminin dışındaIslav kederi iki kez aynı posterİstanbul’un gerdanına takıldıçalmazdı mazurkakantocu Peruzlar sahiden yaşadı abisi İstanbul benden efkarlıAbdülhak Şinasi’yi sevdim diyeİstanbul bana yabancıHisarları kaygılı bana sultanlık yetmezbir ülke yetmezkasaba kılıklı şovalyeler bile unuttuen güzel dansını …

Devamını oku

İstanbul’a Kar Yağıyordu

Yetmişdokuzun kışıydıSertti, soğuktuİstanbul’a kar yağıyorduKömür yanıyordu sobalardaGeceleri polisler, bekçiler oluyorduBir de biz oluyordukÖlümüne üşüyorduk ha,Yalan yok, polisler de üşüyorduOnaltı yaşındaydımHerşeyi bükecek bileğim vardıOnaltı yaşındaydımAslan gibi ortadaydımGündüzleri, okulda coğrafya defterimin arkasınaSenin için şiirlerGeceleri duvarlara ülkemi kurtarmak içinKahrolsun yazacak kadar adamdımOnaltı yaşındaydımNe senin haberin oluyordu şiirlerimdenNe de birileri kahroluyorduMahalle duvarlarına çiziktirdiğim harflerimdenOnaltı yaşındaydımYalan yokBen yazmaya böyle başladımCoğrafya …

Devamını oku

İstanbul’dan

İşte kurşun kubbeler şehri İstanbul’dasınHavada kaçan bulutların hışırtısı Karaköy çarşısından geçen tramvayların camlarına yağmur yağıyor Yenicami Süleymaniye arkalarını kirli bir göğe vermişler Hiç kımıldamıyorlar Ayasofya elleriyle yüzünü kapamış bütün iştahıyla ağlıyor İnsanlar sokak sokak çarşı çarşı ev ev İnsanlar sırt sırta omuz omuza verip durmuşlar Boyunları bükük Yorgun asabi kederli kindar Yığın yığın olmuşlar hepsi …

Devamını oku

İstanbul Vakti

İnsan kendini pek ödeyemiyorSen dur bende var* Beni anlasa anlasa Istanbul anlarseni uzun sevdiğim için bak ağustos ayındayızsen sevdiğin için günlerden cumartesi bak, cuma değilçarşı uzunu çift kapılı canlı sinema caddelergidip geleceğim gidip geleceğim ben pazar olacakherkes herkesi anlamaz Istanbul herkesi anlarben buraya Üsküdar’dan geldim, orda herkes Üsküdarlamaorda balıkların denize, evlerin camilere bakması üpÜsküdarEloğlu’nun denizleri …

Devamını oku

İstanbul

Şimdi Çemberlitaş’ta bir evMiniminnacık öyle dururPenceresinde küçük bir kızSaadeti yüzünden okunur. Ötede kalabalık caddeDurmuş insanlar bakınırNe derseniz deyin işteHerkesin bir derdi vardır. İnsanı sıkar kalabalıkHele kızların bir tuhaf gülmesi!İçinizde bir şeyler uyanırGariplik yahut sevgi. Veya Köprü üstünde bir günGider dururken yolunuzaHiç görmediğiniz bir tazeGirivermiş kolunuza. Diyeceğim bir sıcak kadınDeli divane etmişse yakışanıİyice anlarsınız ondan sonraİstanbul’u, …

Devamını oku

Hoh’ladığım camda

Hoh’ladığım camdane kadar kalır;yazılı adım? İhsan Üren